Hucurât (Hucurât Suresi 13-18. Ayetler)
Arapça metin, Türkçe okunuş ve Diyanet meali.
یَٓا اَیُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواؕ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰیكُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖیمٌ خَبٖیرٌ
Yâ eyyuhâ-nnâsu innâ ḣalaknâkum min żekerin ve unśâ ve ce’alnâkum şu’ûben ve kabâ-ile lite’ârafû(c) inne ekramekum ‘inda(A)llâhi etkâkum(c) inna(A)llâhe ‘alîmun ḣabîr(un)
Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.
قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاؕ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا یَدْخُلِ الْاٖیمَانُ فٖی قُلُوبِكُمْؕ وَاِنْ تُطٖیعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا یَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَیْـًٔاؕ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖیمٌ
Kâleti-l-a’râbu âmennâ(s) kul lem tu/minû ve lâkin kûlû eslemnâ velemmâ yedḣuli-l-îmânu fî kulûbikum(s) ve-in tutî’û(A)llâhe verasûlehu lâ yelitkum min a’mâlikum şey-â(en)(c) inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)
Bedevîler "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. (Öyle ise, "iman ettik" demeyin.) "Fakat boyun eğdik" deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah'a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذٖینَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ ثُمَّ لَمْ یَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ فٖی سَبٖیلِ اللّٰهِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ
İnnemâ-lmu/minûne-lleżîne âmenû bi(A)llâhi ve rasûlihi śümme lem yertâbû ve câhedû bi-emvâlihim ve enfusihim fî sebîli(A)llâh(i)(c) ulâ-ike humu-ssâdikûn(e)
İman edenler ancak, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِدٖینِكُمْ وَاللّٰهُ یَعْلَمُ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلٖیمٌ
Kul etu’allimûna(A)llâhe bidînikum va(A)llâhu ya’lemu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(c) va(A)llâhu bikulli şey-in ‘alîm(un)
(Ey Muhammed!) De ki: "Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir."
یَمُنُّونَ عَلَیْكَ اَنْ اَسْلَمُواؕ قُلْ لَا تَمُنُّوا عَلَیَّ اِسْلَامَكُمْۚ بَلِ اللّٰهُ یَمُنُّ عَلَیْكُمْ اَنْ هَدٰیكُمْ لِلْاٖیمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ
Yemunnûne ‘aleyke en eslemû(s) kul lâ temunnû ‘aleyye islâmekum(s) beli(A)llâhu yemunnu ‘aleykum en hedâkum lil-îmâni in kuntum sâdikîn(e)
Müslüman olmalarını bir lütufta bulunmuş gibi sana hatırlatıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı bir lütuf gibi bana hatırlatıp durmayın. Tam tersine eğer doğru kimselerseniz sizi imana erdirmesinden dolayı Allah size lütufta bulunmuş oluyor."
اِنَّ اللّٰهَ یَعْلَمُ غَیْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ وَاللّٰهُ بَصٖیرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
İnna(A)llâhe ya’lemu ġaybe-ssemâvâti vel-ard(i)(c) va(A)llâhu basîrun bimâ ta’melûn(e)
Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Hucurât, Hucurât Suresi'nin 13-18. ayetlerinden oluşan aşr-ı şeriftir. Yukarıda ayetlerin Arapça metni, okunuşu ve meali; "Dinle" ile 19 hafızdan tilavetini takip edebilirsiniz. Tüm aşırlar: Aşr-ı Şerifler.
Aşırları uygulamada dinleyin ve ezberleyin
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir