İmam Şâzilî’nin Hizbü’n-Nasr Duası

12 dua; Arapça metin, Türkçe okunuş ve meal.

1.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَانِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla
2.
اَللّٰهُمَّ بِسَطْوَةِ جَبَرُوتِ قَهْرِكَ، وَبِسُرْعَةِ إِغَاثَةِ نَصْرِكَ، وَبِغَيْرَتِكَ لِانْتِهَاكِ حُرْمَتِكَ، وَبِحِمَايَـتِكَ لِمَنِ احْتَمَى بِأٰيَاتِكَ، نَسْأَلُكَ يَا اَللّٰهُ يَا سَمِيعُ يَا قَرِيبُ يَا مُجِيبُ يَا سَـرِيعُ يَا مُنْـتَـقِمُ، يَا شَـدِيدَ الْبَطْشِ، يَا جَـبَّارُ، يَا قَـهَّارُ، يَـا مَنْ لَا يُعْجِزُهُ قَهْرُ الْجَبَابِـرَةِ، وَلَا يَعْظُمُ عَلَيْهِ هَلَاكُ الْمُتَمَرِّدَةِ، مِـنَ الْمُلُوكِ الْأَكَاسِـرَةِ، وَالْأَعْدَاءِ الْفَاجِرَةِ، أَنْ تَجْعَلَ كَـيْـدَ مَنْ كَادَنَا فِي نَحْرِه۪، وَمَكْرَ مَنْ مَكَرَ بِنَا عَائِدًا إِلَـيْـهِ، وَحُفْرَةَ مَنْ حَفَرَ لَـنَا وَاقِعًا هُوَ فِيهَا، وَمَنْ نَصَبَ لَـنَا شَبَكَةَ الْخِدَاعِ، اِجْعَلْهُ يَا سَـيِّدَنَا مَسُوقًا إِلَيْهَا وَمُصَادًا فِيهَا وَأَسِيرًا لَدَيْهَا ❁
Allahım! Senin kahreden güç ve kuvvetine, süratle yetişen yardım ve nusretine, çizdiğin sınırların aşılması karşısındaki mukaddes gayretine ve talep edenleri içine aldığın himayene sığınıyoruz. Allahım! Her şeyi işiten, her nidaya icabet eden, her şeye her şeyden daha yakın olan, fermanlarını süratle gerçekleştiren, intikam ve kahrı şiddetli, derdest edip yakalaması çabuk ve güçlü olan yalnız Sensin. Zorbaların kaba kuvvetleri Senin takdirini asla engelleyemez ve ister kral, ister kisra, isterse zulme saplanmış başka herhangi bir zorba olsun, o mütemerritlerden hiçbirinin helaki Sana katiyen ağır gelmez. Rabbimiz! Bize tuzak hazırlayanları, arkamızdan düzen kuran komplocuları, bize çukur kazmak ya da başka bir yolla bizi aldatmak isteyen art niyetli insanları Sana havale ediyoruz. Tuzaklarını kendi başlarına dola, onları kazdıkları çukurlara düşür ve attıkları ağlara kendi ayaklarını bağla.
3.
اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ ﴿كۤهٰيٰعۤصۤ﴾ اِكْفِنَا هَمَّ الْعِدَى، وَلَـقِّهِمُ الرَّدَى، وَاجْعَلْهُمْ لِكُلِّ حَبِيبٍ فِدَا، وَسَـلِّطْ عَلَيْهِمْ عَاجِلَ النِّـقْمَةِ فِي الْيَوْمِ وَالْغَدَا ❁
Allahım! “Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd” hakkı için, düşmanlık besleyenlerin art niyetlerinden bizi muhafaza buyur. Onları gerisin geriye döndür. Hepsi Senin sevdiklerine feda olsun. Gazabını acilen onlara musallat eyle.
4.
اَللّٰهُمَّ بَدِّدْ شَمْلَهُمْ ❁ اَللّٰهُمَّ فَرِّقْ جَمْعَهُمْ ❁ اَللّٰهُمَّ فُلَّ حَدَّهُمْ، وَقَلِّلْ عَدَّهُمْ ❁ اَللّٰهُمَّ اجْـعَـلِ الدَّائِـرَةَ عَلَيْهِمْ ❁ اَللّٰهُمَّ أَرْسِـلِ الْعَذَابَ إِلَيْهِمْ ❁ اَللّٰهُمَّ أَخْرِجْهُمْ عَنْ دَائِـرَةِ الْحِلْمِ وَاللُّطْفِ، وَاسْـلُبْهُمْ مُـدَدَ الْإِمْهَالِ، وَغُلَّ أَيْـدِيَـهُمْ إِلَى أَعْنَاقِهِمْ، وَارْبِطْ عَلَى قُلُوبِهِمْ، وَلَا تُـبَلِّغْهُمُ الْأٰمَالَ فِينَا ❁
Allahım! Birliklerini boz. Allahım! Topluluklarını parça parça et. Allahım! Kılıçlarını körelt (mühimmatlarını kullanılamaz hâle getir) ve sayılarını azalt. Allahım! Başlarına musibet yağdır. Allahım! Üzerlerine azabını gönder. Allahım! Onları hilm ve lütuf sahandan çıkar, onlara verdiğin süreyi sonlandır, ellerini boyunlarına bağla ve kalplerine rapteyle. Bizim için planladıkları kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme.
5.
اَللّٰهُمَّ مَزِّقْهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ كَمَا مَزَّقْـتَهُمُ انْتِصَارًا لِأَوْلِيَائِكَ وَأَنْبِيَائِكَ وَرُسُلِكَ ❁ اَللّٰهُمَّ انْـتَصِرْ لَـنَـا انْـتِـصَارَكَ لِأَحِبَّائِـكَ عَلَى أَعْدَائِـكَ ❁ اَللّٰهُمَّ لَا تُـمَكِّنِ الْأَعْـدَاءَ فِينَا وَلَا مِنَّا، وَلَا تُسَلِّطْهُمْ عَلَيْـنَا بِذُنُوبِنَا ﴿حٰمۤ﴾، ﴿حٰمۤ﴾، ﴿حٰمۤ﴾، ﴿حٰمۤ﴾،
Allahım! Geçmiş dönemlerde peygamberlerine ve diğer dostlarına yardım ederken yaptığın gibi, bugün de bize yardım et ve bu çaresiz kullarına düşmanlık besleyenleri paramparça eyle. Sana düşmanlık edenlere karşı sevdiklerini tutup kaldırdığın gibi bizi de tutup kaldır. Allahım! Düşmanca tavır sergileyenlere, Senin kapının kıtmirlerine zarar verebilecekleri güç ve kuvveti verme ve onları o konumlara getirme. Günahlarımızdan dolayı onları bize musallat etme Allahım!
6.
﴿حٰمۤ﴾، ﴿حٰمۤ﴾، ﴿حٰمۤ﴾، حُمَّ الْأَمْرُ وَجَاءَ النَّصْرُ فَعَلَيْنَا لَا يُـنْصَرُونَ، ﴿حٰمۤ ❁ عۤسۤقۤ﴾ حِمَايَـتُـنَا مِمَّا نَخَافُ ❁
“Hâ Mîm” İş tamam olmuş ve Hakk’ın nusreti gelip bizi bulmuştur. Daha bize hiçbir şey yapamazlar. “Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf” bizi korktuklarımızdan masûn ve mahfuz eyler.
7.
اَللّٰهُمَّ قِـنَا شَرَّ الْأَسْوَاءِ، وَلَا تَجْعَلْنَا مَحَلًّا لِلْبَلْوَى ❁ اَللّٰهُمَّ أَعْطِنَا أَمَلَ الرَّجَاءِ وَفَوْقَ الْأَمَلِ، [يَا هُوَ (٣)]، يَا مَنْ بِفَضْلِه۪ لِفَضْلِه۪ نَسْأَلُ، نَسْأَلُكَ إِلٰهَنَا [اَلْعَجَلَ! (٣)] إِلٰهِي، [اَلْإِجَابَةَ! (٣)] يَا مَنْ أَجَابَ نُوحًا فِي قَوْمِه۪، يَا مَنْ نَصَرَ إِبْرَاهِيمَ عَلَى أَعْدَائِه۪، يَا مَنْ رَدَّ يُوسُفَ إِلَى يَعْقُوبَ، يَا مَنْ كَشَفَ الضُّرَّ عَنْ أَيُّوبَ، يَا مَنْ أَجَابَ دَعْوَةَ زَكَرِيَّا، يَا مَنْ تَـقَـبَّلَ تَسْبِيحَ يُونُسَ بْنِ مَتَّى، نَسْأَلُكَ اللّٰهُمَّ بِأَسْرَارِ أَصْحَابِ هٰذِهِ الدَّعَوَاتِ الْمُسْتَجَابَاتِ، أَنْ تَـقَـبَّلَ مِنَّا مَا بِه۪ دَعَوْنَاكَ، وَأَنْ تُعْطِيَـنَا مَا بِه۪ سَأَلْنَاكَ، وَأَنْ تُـنْجِزَ لَـنَا وَعْدَكَ الَّذِي وَعَدْتَهُ لِعِبَادِكَ الْمُؤْمِنِينَ ﴿لَۤا إِلٰهَ إِلَّۤا أَنْتَ سُبْحَانَكَ۠ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ﴾ ❁ اِنْـقَطَعَتْ أٰمَالُـنَـا وَعِـزَّتِـكَ إِلَّا مِنْـكَ، وَخَـابَ رَجَاؤُنَـا وَحَـقِّـكَ إِلَّا فِـيـكَ،
Allahım! Bizi kötülüklerden ve belalara dûçâr olmaktan sıyanet buyur. Reca duygularımızı dirilt ve umduklarımızın üstünde sürprizlerinle bizi sevindir. “Ya Hû! (3 defa)” İmdadımıza âcilen, âcilen, âcilen yetiş ya Rabbî! Dileklerimize icabet buyur, icabet buyur, icabet buyur ya Rabbî! Ey Nuh’un (aleyhisselâm), kavmi hakkındaki duasına icabet eden, düşmanlarına karşı İbrahim’e (aleyhisselâm) yardımda bulunan, Hazreti Yusuf’u babası Yakub Peygamber’e kavuşturan, Hazreti Eyyûb’a dokunan zararı kaldıran, Zekeriya’nın (aleyhisselâm) duasına kabul mührü vuran, Yunus ibn Metta’ın (aleyhisselâm) tesbihini makbul sayan Rabbim! Dualarına icabet ettiğin bu peygamberân-ı izam hürmetine bizim dualarımızı da kabul eyle. İstediklerimizi bize lütfet. Mümin kullarına yapmış olduğun vaad-i Sübhanîyi bizim için de gerçekleştir. “Ya Rabbî! Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah. Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin. Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim!” Sonsuz izzetine yemin olsun ki Allahım, sen gerçekleştirmezsen hiçbir emelimiz gerçekleşmez ve yüce hakkın için ya Rab, sen nasip etmezsen, biz recalarımızda hep haybet yaşarız.
8.
إِنْ أَبْطَأَتْ غَارَةُ الْأَرْحَامِ وَابْتَعَدَتْ فَأَقْرَبُ السَّيْرِ مِنَّا غَارَةُ اللّٰهِ يَا غَارَةَ اللّٰهِ حُثِّي السَّيْرَ مُسْرِعَةً..! فِي حَلِّ عُقْدَتِنَا يَا غَارَةَ اللّٰهِ!.
Eğer yakınlarımızın gayret ve yardımı yavaş ve uzak olursa, Biliriz ki, Allah’ın gayreti ve bize olan yardımı hızlı ve çok yakındır; Ey Rabbimin gayreti, ey gayretullah, çabuk yetiş imdadımıza, Ey Rabbimin gayreti, yetiş ki çözülsün ukdeler bir bir.
9.
عَدَا الْعَادُونَ وَجَارُوا وَرَجَوْنَا اللّٰهَ مُجِيرًا [ ﴿وَكَفَى بِاللّٰهِ وَلِيًّا وَكَفَى بِاللّٰهِ نَصِيرًا﴾ (١٠)] [ ﴿حَسْـبُـنَا اللّٰهُ وَنِـعْـمَ الْوَكِـيـلُ﴾ (١٠)] [وَلَا حَـوْلَ وَلَا قُـوَّةَ إِلَّا بِـاللّٰهِ الْـعَـلِـيِّ الْعَظِيمِ (٣)] ﴿سَلَامٌ عَلَى نُوحٍ فِي الْعَالَمِينَ﴾ ، اِسْتَجِبْ لَـنَـا [أٰمِينَ (٣)] يَا مُعِينُ، وَصَلِّ عَلَى سَـيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِي الْمُرْسَـلِينَ، وَعَلَى أٰلِــه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَعِينَ❁
Düşmanlar saldırganlaştı, cevr ü cefaları arttıkça arttı; biz de koruyup kollayan Rabbimize sığındık. “Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter. (10 defa)” “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir! (7 defa)” “Gerçek güç ve kuvvet sahibi sadece Allah’tır. (3 defa)” “Bütün milletler içinden Nûh’a selâm olsun!” Allahım! Dileklerimize icabet buyur. Amîn! Amîn! Amîn, ey sevdiği kullarını yardımsız bırakmayan Muîn! Nebîler Serveri Efendimiz’e ve bütün âl ü ashâbına salât eyle ve o salavât hürmetine dualarımıza kabul mührü vur.
10.
اَللّٰهُمَّ أَنْتَ تَعْلَمُ أَعْدَاءَنَا عَدَدًا، فَـبَدِّدْ شَمْلَهُمْ بَدَدًا، وَلَا تُـبْقِ مِنْهُمْ أَحَدًا، إِنَّكَ أَنْتَ الْبَاقِي سَرْمَدًا ﴿وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ ❁ فَانْظُرْ كَـيْـفَ كَانَ عَاقِـبَـةُ مَكْرِهِمْۙ أَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ أَجْمَعِينَ ❁ فَتِلْكَ بُـيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۘ﴾، ﴿تُدَمِّرُ كُلَّ شَيْءٍ بِأَمْرِ رَبِّهَا فَأَصْبَحُوا لَا يُرَۤى إِلَّا مَسَاكِنُهُمْۘ﴾، ﴿فَهَلْ تَرَى لَهُمْ مِنْ بَاقِـيَـةٍ﴾، ﴿وَهِيَ خَاوِيَـةٌ عَلَى عُرُوشِهَا﴾، ﴿فَقُطِعَ دَابِـرُ الْقَوْمِ الَّذِينَ ظَلَمُواۘ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ﴾ وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَـيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى أٰلِـهِ الطَّـيِّـبِـينَ الطَّاهِرِينَ وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ، وَعَلَى جَمِيعِ الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ، وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ❁
Allahım! Düşmanlık yapanların sayılarını en iyi Sen bilirsin. Onların birliklerini boz ve hiçbirini yeryüzünde bırakma. Bâkî ve sermedî olan yalnız Sensin. “Onlar bir tuzak kurdular, ama tuzaklarına karşı Biz de tuzak kurduk, kendileri farkında olmadan onların tuzaklarını bozduk, onların planlarını altüst ettik. Bak işte onların tuzaklarının âkıbeti nasıl oldu! Biz onları da kendilerine uyan toplumlarını da imha ettik! İşte onların, zulümleri sebebiyle ıssız kalmış, çökmüş evleri...” “Rabbinin izniyle her şeyi devirip yerle bir eden bir kasırgadır. Derken hepsi helâk olup sadece meskenleri kaldı.” “Şimdi onlardan geri kalan bir şey görebilir misin?” “Şehrin altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu.” “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun ki böylece, zulmedip duran o gürûhun arkası kesildi.” Salât ü selâm Efendimiz Hazreti Muhammed’in, tertemiz ehl-i beytinin, kerem sahibi ashâbının ve bütün enbiya ve mürselînin üzerine olsun. Hamd sadece ve sadece Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
11.
عَلَيْكَ مُعَوَّلِي يَا ذَا الْجَلَالِ وَتَعْلَمُ مَقْصَدِي مَعَ ضِيقِ حَالِي فَخَيِّبْ قَصْدَهُمْ فِي كُلِّ أَمْرٍ وَعَجِّلْ أَخْذَهُمْ فِي شَرِّ حَالِ بِجَاهِ الْقُطْبِ وَالْأَبْدَالِ طُرًّا وَبِالسُّورِ الْمَصُونِ لَدَى الرِّجَالِ وَبِالْأَسْمَاءِ ذَاتِ الْقَهْرِ عَجِّلْ بِمَا قَدْ رُمْتُهُ يَا ذَا الْجَلَالِ
Güven ve itimadım Sanadır ey celâl sahibi, Hâl-i pürmelâlimi ve maksudumu Sen bilirsin; O şer düşünenleri her işlerinde hüsrana uğrat, Sen dilersen onları bir an önce mahvedersin. Kutup ve bütün ebdâl kulların hürmetine, Ricâlü’l-gayb yanındaki korunan sur, Ve kahreden isimlerin hürmetine, Rabbim, Sen de silleni bu zalimlere vur.
12.
لِحِزْبِ النَّصْرِ أَسْرَارٌ سَنِـيَّـةٌ وَلِلرَّحْمٰنِ أَلْطَافٌ خَـفِـيَّـةٌ وَإِنَّا بِالْإِجَابَةِ قَدْ وُعِدْنَا وَتَرْكُ سُؤَالِ مَوْلَانَا خَطِـيَّـةٌ
Bu Hizbü’n-Nasr’ın nice üstün sırları vardır, Rahman’ın nice gizli lütufları olduğu gibi; Mevlâmız, bizim dualarımıza icabet vaad etmiştir, Öyleyse, Rabb-i Rahîm’den istememek de ne ki!

İmam Şâzilî’nin Hizbü’n-Nasr Duası 12 duadan oluşur. Üstteki çubuktan Arapça, okunuş ve meal katmanlarını açıp kapatabilir, yazıyı büyütebilir ve seti favorilerinize ekleyebilirsiniz. Diğer setler için Dualar.

Duaları uygulamada da okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir