Peygamber Efendimizin Duaları

29 dua; Arapça metin, Türkçe okunuş ve meal.

1.
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ.
Allâhümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve enâ abduke, ve enâ alâ ahdike ve va'dike me'steta'tu, eûzu bike min şerri mâ sana'tu, ebûu leke bini'metike aleyye, ve ebûu leke bizenbî fağfir lî fe-innehû lâ yağfiru'z-zunûbe illâ ente.
Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve vaad üzerindeyim. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf ediyorum; günahımı da itiraf ediyorum. Beni bağışla, çünkü günahları Senden başkası bağışlayamaz.
2.
اللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا، وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ.
Allâhümme innî zalemtu nefsî zulmen kesîran, ve lâ yağfiru'z-zunûbe illâ ente, fağfir lî mağfireten min indike verhamnî inneke ente'l-ğafûru'r-rahîm.
Allah'ım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak Sen bağışlarsın. Katından bir mağfiret ile beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz Sen, Gafûr'sun, Rahîm'sin.
3.
رَبِّ اغْفِرْ لِي خَطِيئَتِي وَجَهْلِي وَإِسْرَافِي فِي أَمْرِي كُلِّهِ وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي خَطَايَايَ وَعَمْدِي وَجَهْلِي وَهَزْلِي، وَكُلُّ ذَلِكَ عِنْدِي، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ الْمُقَدِّمُ وَأَنْتَ الْمُؤَخِّرُ وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ.
Rabbiğfir lî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî emrî küllihî ve mâ ente a'lemu bihî minnî. Allâhümmeğfir lî hatâyâye ve amdî ve cehlî ve hezlî, ve küllu zâlike indî. Allâhümmeğfir lî mâ kaddemtu ve mâ ahhartu ve mâ esrartu ve mâ a'lentu. Ente'l-mukaddimu ve ente'l-muahhiru ve ente alâ külli şey'in kadîr.
Rabbim! Hatamı, cahilliğimi, her işimdeki israfımı ve benden daha iyi bildiğin her şeyi bağışla. Allah'ım! Hatalarımı, kasten yaptıklarımı, cahilliklerimi ve ciddiyetsiz hallerimi bağışla. Bunların hepsi bende vardır. Allah'ım! Geçmişte ve gelecekte yaptıklarımı, gizlediğim ve açığa vurduğum şeyleri bağışla. Öne geçiren de Sensin, geriye bırakan da Sensin. Ve Sen her şeye kadirsin.
4.
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي كُلَّهُ، دِقَّهُ، وَجِلَّهُ، وَأَوَّلَهُ، وَآخِرَهُ، وَعَلَانِيَتَهُ، وَسِرَّهُ.
Allâhümmeğfir lî zenbî küllehû, dikkahû ve cillehû, ve evvelehû ve âhirehû, ve alâniyetehû ve sirrah.
Allah'ım! Günahımın tamamını; küçüğünü, büyüğünü, ilkini, sonunu, açığını ve gizlisini bağışla.
5.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ وَالْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ.
Allâhümme innî eûzu bike mine'l-hemmi ve'l-hazeni ve'l-aczi ve'l-keseli ve'l-cubni ve'l-buhli ve dalai'd-deyni ve ğalebeti'r-ricâl.
Allah'ım! Kederden, hüzünden, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borç yükünden ve insanların (bana) galip gelmesinden Sana sığınırım.
6.
اللَّهُمَّ إنِِّي أَعُوذُ بكَِ مِنَ الْبُخْلِ، وَأَعُوذُ بكَِ مِنَ الْجُبْنِ، وَأَعُوذُ بكَِ أَنْ أُرَدَّ إلَِى أَرْذَلِ الْعُمُرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ.
Allâhümme innî eûzu bike mine'l-buhli, ve eûzu bike mine'l-cubni, ve eûzu bike en uradde ilâ erzeli'l-umuri, ve eûzu bike min fitneti'd-dunyâ, ve eûzu bike min azâbi'l-kabr.
Allah'ım! Cimrilikten Sana sığınırım. Korkaklıktan Sana sığınırım. Ömrün en düşkün çağına döndürülmekten Sana sığınırım. Dünya fitnesinden Sana sığınırım ve kabir azabından Sana sığınırım.
7.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ، وَمِنْ فِتْنَةِ النَّارِ وَعَذَابِ النَّارِ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْفَقْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ، اللَّهُمَّ اغْسِلْ عَنِّي خَطَايَايَ بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ، وَنَقِّ قَلْبِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ، وَبَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ.
Allâhümme innî eûzu bike mine'l-keseli ve'l-heremi ve'l-me'semi ve'l-mağrami, ve min fitneti'l-kabri ve azâbi'l-kabri, ve min fitneti'n-nâri ve azâbi'n-nâri, ve min şerri fitneti'l-ğınâ, ve eûzu bike min fitneti'l-fakri, ve eûzu bike min fitneti'l-mesîhi'd-deccâl. Allâhümmeğsil annî hatâyâye bimâi's-selci ve'l-beradi, ve nakki kalbî mine'l-hatâyâ kemâ nakkayte's-sevbe'l-ebyada mine'd-denesi, ve bâid beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beyne'l-meşrikı ve'l-mağrib.
Allah'ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, günahtan ve borçtan Sana sığınırım. Kabir fitnesinden ve kabir azabından, cehennem fitnesinden ve cehennem azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden Sana sığınırım. Fakirlik fitnesinden Sana sığınırım. Mesih Deccal'in fitnesinden Sana sığınırım. Allah'ım! Günahlarımı kar ve dolu suyuyla yıka. Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi kalbimi günahlardan temizle. Doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi, benimle günahlarımın arasını da uzaklaştır.
8.
اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَوَاتِ وَرَبَّ الْأَرْضِ وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، رَبَّنَا وَرَبَّ كُلِّ شَيْءٍ، فَالِقَ الْحَبِّ وَالنَّوَى وَمُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ وَالْفُرْقَانِ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ شَيْءٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهِ، اللَّهُمَّ أَنْتَ الْأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَيْءٌ، اقْضِ عَنَّا الدَّيْنَ وَأَغْنِنَا مِنَ الْفَقْرِ.
Allâhümme rabbe's-semâvâti ve rabbe'l-ardı ve rabbe'l-arşi'l-azîm. Rabbenâ ve rabbe külli şey'in, fâlika'l-habbi ve'n-nevâ ve münzile't-tevrâti ve'l-incîli ve'l-furkân. Eûzu bike min şerri külli şey'in ente âhızun binâsiyetih. Allâhümme ente'l-evvelü feleyse kableke şey'un, ve ente'l-âhiru feleyse ba'deke şey'un, ve ente'z-zâhiru feleyse fevkake şey'un, ve ente'l-bâtınu feleyse dûneke şey'un. İkdı annâ'd-deyne ve ağninâ mine'l-fakr.
Allah'ım! Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve Yüce Arş'ın Rabbi! Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Taneyi ve çekirdeği çatlatıp yaran! Tevrat'ı, İncil'i ve Furkan'ı indiren! Perçeminden yakaladığın (kontrolün altındaki) her şeyin şerrinden Sana sığınırım. Allah'ım! Sen Evvel'sin, Senden önce hiçbir şey yoktur. Sen Ahir'sin, Senden sonra hiçbir şey yoktur. Sen Zahir'sin, Senden üstün hiçbir şey yoktur. Sen Batın'sın, Senden öte hiçbir şey yoktur. Borcumuzu öde ve bizi fakirlikten kurtararak zenginleştir.
9.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَمِلْتُ وَمِنْ شَرِّ مَا لَمْ أَعْمَلْ.
Allâhümme innî eûzu bike min şerri mâ amiltu ve min şerri mâ lem a'mel.
Allah'ım! Yaptığım şeylerin şerrinden ve yapmadığım şeylerin şerrinden Sana sığınırım.
10.
اللَّهُمَّ أَصْلِحْ لِي دِينِي الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أَمْرِي، وَأَصْلِحْ لِي دُنْيَايَ الَّتِي فِيهَا مَعَاشِي، وَأَصْلِحْ لِي آخِرَتِي الَّتِي فِيهَا مَعَادِي وَاجْعَلِ الْحَيَاةَ زِيَادَةً لِي فِي كُلِّ خَيْرٍ، وَاجْعَلِ الْمَوْتَ رَاحَةً لِي مِنْ كُلِّ شَرٍّ.
Allâhümme aslih lî dînillezî hüve ısmetu emrî, ve aslih lî dunyâyelletî fîhâ meâşî, ve aslih lî âhiretilletî fîhâ meâdî, vec'ali'l-hayâte ziyâdeten lî fî külli hayrin, vec'ali'l-mevte râhaten lî min külli şerr.
Allah'ım! İşlerimin koruyucusu olan dinimi benim için ıslah et. Geçim kaynağım olan dünyamı benim için ıslah et. Dönüş yerim olan ahiretimi benim için ıslah et. Hayatı benim için her hayırda artış vesilesi kıl ve ölümü benim için her şerden kurtuluş vesilesi kıl.
11.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى.
Allâhümme innî es'eluke'l-hudâ ve't-tukâ ve'l-afâfe ve'l-ğınâ.
Allah'ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isterim.
12.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ، وَالْهَرَمِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ، اللَّهُمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا، أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلَاهَا، اللَّهُمَّ إنِِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ، وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتَجَابُ لَهَا.
Allâhümme innî eûzu bike mine'l-aczi ve'l-keseli, ve'l-cubni ve'l-buhli, ve'l-heremi ve azâbi'l-kabr. Allâhümme âti nefsî takvâhâ ve zekkihâ ente hayru men zekkâhâ, ente veliyyühâ ve mevlâhâ. Allâhümme innî eûzu bike min ilmin lâ yenfeu, ve min kalbin lâ yahşeu, ve min nefsin lâ teşbeu, ve min da'vetin lâ yustecâbu lehâ.
Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, ihtiyarlıktan ve kabir azabından Sana sığınırım. Allah'ım! Nefsime takvasını ver ve onu temizle. Onu en iyi temizleyen Sensin. Sen onun velisi ve mevlasısın. Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden, huşu duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan Sana sığınırım.
13.
اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ، وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ وَبِكَ خَاصَمْتُ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِعِزَّتِكَ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ أَنْ تُضِلَّنِي، أَنْتَ الْحَيُّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَالْجِنُّ وَالْإِنْسُ يَمُوتُونَ.
Allâhümme leke eslemtu ve bike âmentu, ve aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hâsamtu. Allâhümme innî eûzu bi-izzetike lâ ilâhe illâ ente en tudillenî, ente'l-hayyullezî lâ yemûtu ve'l-cinnu ve'l-insu yemûtûn.
Allah'ım! Sana teslim oldum, Sana iman ettim, Sana tevekkül ettim, Sana yöneldim ve Senin uğrunda mücadele ettim. Allah'ım! Beni saptırmandan Senin izzetine sığınırım. Senden başka ilah yoktur. Sen ölmeyen dirisin, cinler ve insanlar ise ölürler.
14.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ وَفُجَاءَةِ نِقْمَتِكَ وَجَمِيعِ سَخَطِكَ.
Allâhümme innî eûzu bike min zevâli ni'metike ve tehavvuli âfiyetike ve fucâeti nıkmetike ve cemîı sehatık.
Allah'ım! Nimetinin zevalinden (yok olmasından), afiyetinin değişmesinden, azabının ansızın gelmesinden ve gazabının tamamından Sana sığınırım.
15.
اللَّهُمَّ مُصَرِّفَ الْقُلُوبِ صَرِّفْ قُلُوبَنَا عَلَى طَاعَتِكَ.
Allâhümme musarrife'l-kulûbi sarrif kulûbenâ alâ tâatik.
Ey kalpleri halden hale çeviren Allah'ım! Kalplerimizi itaatin üzere sabit kıl.
16.
اللَّهُمَّ رَبَّ جَبْرَائِيلَ وَمِيكَائِيلَ وَإِسْرَافِيلَ، فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ، عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ، اهْدِنِي لِمَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِكَ، إِنَّكَ تَهْدِي مَنْ تَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ.
Allâhümme rabbe cebrâîle ve mîkâîle ve isrâfîle, fâtıra's-semâvâti ve'l-ardı, âlime'l-ğaybi ve'ş-şehâdeti, ente tahkumu beyne ibâdike fîmâ kânû fîhi yahtelifûn. İhdinî limâ'htu-life fîhi mine'l-hakkı biiznike, inneke tehdî men teşâu ilâ sırâtın müstakîm.
Cebrail, Mikail ve İsrafil'in Rabbi, gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve şehadeti bilen Allah'ım! Kullarının arasında ihtilaf ettikleri konularda Sen hükmedersin. İhtilaf edilen gerçeğe izninle beni ulaştır. Şüphesiz Sen dilediğini dosdoğru yola iletirsin.
17.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ، وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ، لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ، أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ.
Allâhümme innî eûzu birıdâke min sehatıke, ve bimuâfâtike min ukûbetike, ve eûzu bike minke, lâ uhsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsik.
Allah'ım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden yine Sana sığınırım. Seni layıkıyla övemem. Sen kendini övdüğün gibisin.
18.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ وَدَرَكِ الشَّقَاءِ وَسُوءِ الْقَضَاءِ وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ.
Allâhümme innî eûzu bike min cehdi'l-belâi ve deraki'ş-şekâi ve sûi'l-kadâi ve şemâteti'l-a'dâ.
Allah'ım! Belanın zorluğundan, bedbahtlığın yetişmesinden, kötü kazadan ve düşmanların şamatasından (sevinmesinden) Sana sığınırım.
19.
اللَّهُمَّ اجْعَلْ لِي فِي قَلْبِي نُورًا، وَفِي لِسَانِي نُورًا، وَفِي سَمْعِي نُورًا، وَفِي بَصَرِي نُورًا، وَمِنْ فَوْقِي نُورًا، وَمِنْ تَحْتِي نُورًا، وَعَنْ يَمِينِي نُورًا، وَعَنْ شِمَالِي نُورًا، وَمِنْ بَيْنِ يَدَيَّ نُورًا، وَمِنْ خَلْفِي نُورًا، وَاجْعَلْ فِي نَفْسِي نُورًا، وَأَعْظِمْ لِي نُورًا.
Allâhümmec'al lî fî kalbî nûran, ve fî lisânî nûran, ve fî sem'î nûran, ve fî basarî nûran, ve min fevkî nûran, ve min tahtî nûran, ve an yemînî nûran, ve an şimâlî nûran, ve min beyni yedeyye nûran, ve min halfî nûran, vec'al fî nefsî nûran, ve a'zım lî nûran.
Allah'ım! Kalbime bir nur, dilime bir nur, kulağıma bir nur, gözüme bir nur, üstüme bir nur, altıma bir nur, sağıma bir nur, soluma bir nur, önüme bir nur, arkama bir nur kıl. Nefsimde benim için bir nur kıl ve nurumu büyüt.
20.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّرِّ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ عَبْدُكَ وَنَبِيُّكَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا عَاذَ بِهِ عَبْدُكَ وَنَبِيُّكَ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ وَأَسْأَلُكَ أَنْ تَجْعَلَ كُلَّ قَضَاءٍ قَضَيْتَهُ لِي خَيْرًا.
Allâhümme innî es'eluke mine'l-hayri küllihî âcilihî ve âcilihî mâ alimtu minhu ve mâ lem a'lem, ve eûzu bike mine'ş-şerri küllihî âcilihî ve âcilihî mâ alimtu minhu ve mâ lem a'lem. Allâhümme innî es'eluke min hayri mâ se'eleke abduke ve nebiyyuke, ve eûzu bike min şerri mâ âze bihî abduke ve nebiyyuke. Allâhümme innî es'eluke'l-cennete ve mâ karrabe ileyhâ min kavlin ev amelin, ve eûzu bike mine'n-nâri ve mâ karrabe ileyhâ min kavlin ev amelin, ve es'eluke en tec'ale külle kadâin kadaytehû lî hayran.
Allah'ım! Bildiğim ve bilmediğim, acil ve gecikmiş hayrın tamamını Senden isterim. Bildiğim ve bilmediğim, acil ve gecikmiş şerrin tamamından Sana sığınırım. Allah'ım! Kulun ve Peygamberinin Senden istediği hayrı Senden isterim. Kulun ve Peygamberinin sığındığı şerden Sana sığınırım. Allah'ım! Senden cenneti ve ona yaklaştıran söz veya ameli isterim. Cehennemden ve ona yaklaştıran söz veya amelden Sana sığınırım. Benim için hükmettiğin her kazayı hayırlı kılmanı dilerim.
21.
اللَّهُمَّ بِعِلْمِكَ الْغَيْبَ وَقُدْرَتِكَ عَلَى الْخَلْقِ أَحْيِنِي مَا عَلِمْتَ الْحَيَاةَ خَيْرًا لِي، وَتَوَفَّنِي إِذَا عَلِمْتَ الْوَفَاةَ خَيْرًا لِي، اللَّهُمَّ وَأَسْأَلُكَ خَشْيَتَكَ فِي الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، وَأَسْأَلُكَ كَلِمَةَ الْحَقِّ فِي الرِّضَا وَالْغَضَبِ، وَأَسْأَلُكَ الْقَصْدَ فِي الْفَقْرِ وَالْغِنَى، وَأَسْأَلُكَ نَعِيمًا لَا يَنْفَدُ، وَأَسْأَلُكَ قُرَّةَ عَيْنٍ لَا تَنْقَطِعُ، وَأَسْأَلُكَ الرِّضَاءَ بَعْدَ الْقَضَاءِ، وَأَسْأَلُكَ بَرْدَ الْعَيْشِ بَعْدَ الْمَوْتِ، وَأَسْأَلُكَ لَذَّةَ النَّظَرِ إِلَى وَجْهِكَ وَالشَّوْقَ إِلَى لِقَائِكَ فِي غَيْرِ ضَرَّاءَ مُضِرَّةٍ وَلَا فِتْنَةٍ مُضِلَّةٍ، اللَّهُمَّ زَيِّنَّا بِزِينَةِ الْإِيمَانِ، وَاجْعَلْنَا هُدَاةً مُهْتَدِينَ.
Allâhümme biilmike'l-ğaybe ve kudretike ale'l-halkı ahyinî mâ alimte'l-hayâte hayran lî, ve teveffenî izâ alimte'l-vefâte hayran lî. Allâhümme ve es'eluke haşyeteke fi'l-ğaybi ve'ş-şehâdeti, ve es'eluke kelimete'l-hakkı fi'r-rıdâ ve'l-ğadabi, ve es'eluke'l-kasda fi'l-fakri ve'l-ğınâ, ve es'eluke naîmen lâ yenfedu, ve es'eluke kurrate aynin lâ tenkatıu, ve es'eluke'r-rıdâe ba'de'l-kadâi, ve es'eluke berde'l-ayşi ba'de'l-mevti, ve es'eluke lezzete'n-nazari ilâ vechike ve'ş-şevka ilâ likâike fî ğayri darrâe mudırratin ve lâ fitnetin mudilletin. Allâhümme zeyyinnâ bizîneti'l-îmâni, vec'alnâ hudâten muhtedîn.
Allah'ım! Gayb ilminle ve yaratma kudretinle, hayatın benim için hayırlı olduğunu bildiğin sürece beni yaşat. Ölümün benim için hayırlı olduğunu bildiğinde canımı al. Allah'ım! Gizlide ve açıkta Senden korkmayı dilerim. Rıza ve öfke anında hak söz söylemeyi dilerim. Fakirlikte ve zenginlikte itidalli olmayı dilerim. Tükenmeyen bir nimet ve kesilmeyen bir göz aydınlığı dilerim. Kazadan sonra rızayı dilerim. Ölümden sonra hayatın serinliğini dilerim. Yüzüne bakmanın lezzetini ve Sana kavuşmanın şevkini, zarar verici bir sıkıntı ve saptırıcı bir fitne olmaksızın dilerim. Allah'ım! Bizi iman süsüyle süsle ve bizi hidayete ermiş yol göstericiler kıl.
22.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ العَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ فِي دِينِي وَدُنْيَايَ وَأَهْلِي وَمَالِي، اللَّهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتِي وَآمِنْ رَوْعَاتِي، وَاحْفَظْنِي مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ وَمِنْ خَلْفِي وَعَنْ يَمِينِي وَعَنْ شِمَالِي وَمِنْ فَوْقِي، وَأَعُوذُ بِعَظَمَتِكَ أَنْ أُغْتَالَ مِنْ تَحْتِي.
Allâhümme innî es'eluke'l-afve ve'l-âfiyete fi'd-dunyâ ve'l-âhireh. Allâhümme innî es'eluke'l-afve ve'l-âfiyete fî dînî ve dunyâye ve ehlî ve mâlî. Allâhümmestur avrâtî ve âmin rav'âtî, vahfaznî min beyni yedeyye ve min halfî ve an yemînî ve an şimâlî ve min fevkî, ve eûzu biazametike en uğtâle min tahtî.
Allah'ım! Senden dünya ve ahirette af ve afiyet dilerim. Allah'ım! Dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda Senden af ve afiyet dilerim. Allah'ım! Ayıplarımı ört ve korkularımı güvene çevir. Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden koru. Altımdan (yerin dibine geçirilerek) helak edilmekten Senin azametine sığınırım.
23.
اللَّهُمَّ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ، فَاطِرَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي وَشَرِّ الشَّيْطَانِ وَشِرْكِهِ.
Allâhümme âlime'l-ğaybi ve'ş-şehâdeti, fâtıra's-semâvâti ve'l-ardı, rabbe külli şey'in ve melîkehû, eşhedu en lâ ilâhe illâ ente, eûzu bike min şerri nefsî ve şerri'ş-şeytâni ve şirkih.
Gaybı ve şehadeti bilen, gökleri ve yeri yaratan, her şeyin Rabbi ve Sahibi olan Allah'ım! Senden başka ilah olmadığına şahitlik ederim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve şirkinden Sana sığınırım.
24.
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الأَمْرِ، وَالْعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ، وَأَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ، وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ قَلْبًا سَلِيمًا، وَلِسَانًا صَادِقًا، وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا تَعْلَمُ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا تَعْلَمُ، إِنَّكَ أَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ.
Allâhümme innî es'eluke's-sebâte fi'l-emri, ve'l-azîmete ale'r-ruşdi, ve es'eluke mûcibâti rahmetike, ve azâime mağfiretike, ve es'eluke şükra ni'metike, ve husne ibâdetike, ve es'eluke kalben selîmen, ve lisânen sâdıkan, ve es'eluke min hayri mâ ta'lemu, ve eûzu bike min şerri mâ ta'lemu, ve estağfiruke limâ ta'lemu, inneke ente allâmu'l-ğuyûb.
Allah'ım! Senden dinde sebat, doğrulukta kararlılık isterim. Rahmetini gerektiren şeyleri ve mağfiretinin vesilelerini isterim. Nimetine şükretmeyi ve Sana güzelce ibadet etmeyi isterim. Senden selim bir kalp ve doğru bir dil isterim. Bildiğin hayırları Senden isterim, bildiğin şerlerden Sana sığınırım. Bildiğin günahlar için Senden bağışlanma dilerim. Şüphesiz Sen, gaybları en iyi bilensin.
25.
اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ.
Allâhümmekfinî bihelâlike an harâmike ve ağninî bifadlike ammen sivâk.
Allah'ım! Helal kıldıklarınla beni haramlarından koru ve fazlınla beni Senden başkasına muhtaç etme.
26.
اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَدَنِي، اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي سَمْعِي، اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَصَرِي، لَا إلَِهَ إلَِّا أَنْتَ، اللَّهُمَّ إنِِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ، اللَّهُمَّ إنِِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ.
Allâhümme âfinî fî bedenî. Allâhümme âfinî fî sem'î. Allâhümme âfinî fî basarî. Lâ ilâhe illâ ente. Allâhümme innî eûzu bike mine'l-kufri ve'l-fakri. Allâhümme innî eûzu bike min azâbi'l-kabri. Lâ ilâhe illâ ente.
Allah'ım! Bedenime afiyet ver. Allah'ım! Kulağıma afiyet ver. Allah'ım! Gözüme afiyet ver. Senden başka ilah yoktur. Allah'ım! Küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım. Allah'ım! Kabir azabından Sana sığınırım. Senden başka ilah yoktur.
27.
رَبِّ أَعِنِّي وَلَا تُعِنْ عَلَيَّ، وَانْصُرْنِي وَلَا تَنْصُرْ عَلَيَّ، وَامْكُرْ لِي وَل َاتَمْكُرْ عَلَيَّ، وَاهْدِنِي وَيَسِّرِ الْهُدَى لِي، وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ بَغَى عَلَيَّ، رَبِّ اجْعَلْنِي لَكَ شَكَّارًا، لَكَ ذَكَّارًا، لَكَ رَهَّابًا، لَكَ مِطْوَاعًا، لَكَ مُخْبِتًا إِلَيْكَ أَوَّاهًا مُنِيبًا، رَبِّ تَقَبَّلْ تَوْبَتِي وَاغْسِلْ حَوْبَتِي وَأَجِبْ دَعْوَتِي وَثَبِّتْ حُجَّتِي وَسَدِّدْ لِسَانِي وَاهْدِ قَلْبِي وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ صَدْرِي.
Rabbi einnî ve lâ tuin aleyye, vensurnî ve lâ tensur aleyye, vemkur lî ve lâ temkur aleyye, vehdinî ve yessiri'l-hudâ lî, vensurnî alâ men beğâ aleyye. Rabbic'alnî leke şekkâran, leke zekkâran, leke rahhâben, leke mitvâan, leke muhbiten, ileyke evvâhen munîben. Rabbi tekabbel tevbetî vağsil havbetî ve ecib da'vetî ve sebbit huccetî ve seddid lisânî vehdi kalbî veslul sehîmete sadrî.
Rabbim! Bana yardım et, aleyhime yardım etme. Bana zafer ver, aleyhime zafer verme. Lehime düzen kur, aleyhime düzen kurma. Beni doğru yola ilet ve hidayeti bana kolaylaştır. Bana zulmedenlere karşı bana yardım et. Rabbim! Beni Sana çok şükreden, Seni çok zikreden, Senden çok korkan, Sana çok itaat eden, Sana saygı duyan, Sana yönelen ve tövbe eden biri kıl. Rabbim! Tövbemi kabul et, günahımı temizle, duama icabet et, delilimi sağlamlaştır, dilimi doğrult, kalbimi hidayet et ve göğsümün kinini gider.
28.
اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ كُلُّهُ، اللَّهُمَّ لَا قَابِضَ لِمَا بَسَطْتَ، وَلَا بَاسِطَ لِمَا قَبَضْتَ، وَلَا هَادِيَ لِمَا أَضْلَلْت، وَلَا مُضِلَّ لِمَنْ هَدَيْتَ، وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ، وَلَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلَا مُقَرِّبَ لِمَا بَاعَدْتَ، وَلَا مُبَاعِدَ لِمَا قَرَّبْتَ، اللَّهُمَّ ابْسُطْ عَلَيْنَا مِنْ بَرَكَاتِكَ وَرَحْمَتِكَ وَفَضْلِكَ وَرِزْقِكَ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ النَّعِيمَ الْمُقِيمَ الَّذِي لَا يَحُولُ وَلَا يَزُولُ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ النَّعِيمَ يَوْمَ الْعَيْلَةِ، وَالْأَمْنَ يَوْمَ الْخَوْفِ، اللَّهُمَّ إنِِّي عَائذٌِ بكَِ مِنْ شَرِّ مَا أَعْطَيْتَنَا وَشَرِّ مَا مَنَعْتَ، اللَّهُمَّ حَبِّبْ إلَِيْنَا الْإِيمَانَ وَزَيِّنْهُ فيِ قُلُوبِنَا، وَكَرِّهْ إِلَيْنَا الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَ، وَاجْعَلْنَا مِنَ الرَّاشِدِينَ، اللَّهُمَّ تَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ، وَأَحْيِنَا مُسْلِمِينَ، وَأَلْحِقْنَا بِالصَّالِحِينَ غَيْرَ خَزَايَا وَلَا مَفْتُونِينَ، اللَّهُمَّ قَاتِلْ الْكَفَرَةَ الَّذِينَ يُكَذِّبُونَ رُسُلَكَ، وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِكَ، وَاجْعَلْ عَلَيْهِمْ رِجْزَكَ وَعَذَابَكَ، اللَّهُمَّ قَاتِلْ الْكَفَرَةَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَهَ الْحَقِّ.
Allâhümme leke'l-hamdu külluh. Allâhümme lâ kâbıda limâ besatte, ve lâ bâsıta limâ kabadte, ve lâ hâdiye limâ adlelte, ve lâ mudille limen hedeyte, ve lâ mu'tıye limâ mana'te, ve lâ mânia limâ a'tayte, ve lâ mukarribe limâ bâadte, ve lâ mubâide limâ karrabte. Allâhümmebsut aleynâ min berekâtike ve rahmetike ve fadlike ve rızkık. Allâhümme innî es'eluke'n-neîme'l-mukîmellezî lâ yehûlu ve lâ yezûl. Allâhümme innî es'eluke'n-neîme yevme'l-ayleti, ve'l-emne yevme'l-havfi. Allâhümme innî âizun bike min şerri mâ a'taytenâ ve şerri mâ mana'te. Allâhümme habbib ileyne'l-îmâne ve zeyyinhu fî kulûbinâ, ve kerrih ileyne'l-kufra ve'l-fusûka ve'l-ısyâne, vec'alnâ mine'r-râşidîn. Allâhümme teveffenâ muslimîne, ve ahyinâ muslimîne, ve elhıknâ bi's-sâlihîne ğayra hazâyâ ve lâ meftûnîn. Allâhümme kâtili'l-keferate'llezîne yükezzibûne rusuleke, ve yesuddûne an sebîlike, vec'al aleyhim riczeke ve azâbeke. Allâhümme kâtili'l-keferate'llezîne ûtû'l-kitâbe ilâhe'l-hakk.
Allah'ım! Hamdın tamamı Sana aittir. Allah'ım! Senin genişlettiğini daraltacak yoktur, Senin daralttığını genişletecek yoktur. Senin saptırdığına hidayet edecek yoktur, Senin hidayet ettiğini saptıracak yoktur. Senin vermediğini verecek yoktur, Senin verdiğine engel olacak yoktur. Senin uzaklaştırdığını yaklaştıracak yoktur, Senin yaklaştırdığını uzaklaştıracak yoktur. Allah'ım! Bereketlerinden, rahmetinden, fazlından ve rızkından üzerimize bolca ver. Allah'ım! Senden, değişmeyen ve yok olmayan kalıcı nimetler isterim. Allah'ım! Senden yokluk gününde nimet, korku gününde güven isterim. Allah'ım! Bize verdiklerinin şerrinden ve vermediklerinin şerrinden Sana sığınırım. Allah'ım! İmanı bize sevdir ve onu kalplerimizde süsle. Küfrü, fıskı ve isyanı bize çirkin göster ve bizi doğru yolda olanlardan eyle. Allah'ım! Canımızı Müslüman olarak al, bizi Müslüman olarak yaşat ve bizi rezil olmadan ve fitneye uğramadan salihlere ilhak et. Allah'ım! Peygamberlerini yalanlayan ve Senin yolundan alıkoyan kâfirleri kahret. Onlara azabını ve cezanı ver. Allah'ım! Kendilerine kitap verilen kâfirleri kahret, ey Hakk İlah!
29.
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، اللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
Allâhümme salli alâ muhammedin ve alâ âli muhammedin kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîm, inneke hamîdun mecîd. Allâhümme bârik alâ muhammedin ve alâ âli muhammedin kemâ bârakte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîm, inneke hamîdun mecîd.
Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in âline salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de salât et. Şüphesiz Sen Hamîd'sin, Mecîd'sin. Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in âline bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de bereket ver. Şüphesiz Sen Hamîd'sin, Mecîd'sin.

Peygamber Efendimizin Duaları 29 duadan oluşur. Üstteki çubuktan Arapça, okunuş ve meal katmanlarını açıp kapatabilir, yazıyı büyütebilir ve seti favorilerinize ekleyebilirsiniz. Diğer setler için Dualar.

Duaları uygulamada da okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir