Rızık ve Bereket Duaları

19 dua; Arapça metin, Türkçe okunuş ve meal.

1.
Allah'ım! Borç altında ezilmekten, tembellikten, acizlikten ve düşmanların galip gelmesinden Sana sığınırım. Bana helal rızık nasip eyle ve beni Senden başkasına muhtaç etme.
2.
Geçim darlığı çeken kimse; Vakıa suresini her gece okumaya devam etmeli ve sabahları 100 defa 'Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim' zikrini çekmelidir.
3.
“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım; zulmetmekten ve zulme uğramaktan da sana sığınırım.” (Buhârî, Deavât 40)
4.
“Allah’ım! Harama bulaşmaktansa, helalinle yetineyim. Beni lütfunla (zengin kılarak) Senden başkasına muhtaç etme.” (Tirmizî, Deavât 110)
5.
Peygamberimiz (sav): 'Allah'ım, kederden, mahzunluktan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve borç altında ezilmekten Sana sığınırım.' derdi. [Buhari]
6.
Peygamberimiz (sav) buyurdu: 'Kim 'La havle vela kuvvete illa billah' derse bu ona doksan dokuz derde devadır, en hafifi de kederdir.' [Hakim]
7.
Peygamberimiz (sav): 'Allah'ım, küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım. Kabir azabından Sana sığınırım.' derdi. [Nesai]
8.
Allah'ım, rızkımızı genişlet, evimizi bereketlendir ve bizi kimseye muhtaç etme. (Hadislerde geçen manalar üzerine kurulu dua).
9.
Kâinatın her yerinde Allah Teâlâ’nın kanunları geçerlidir. Bir Müslüman, dünyada çalışmadan kazanılamayacağını bildiği gibi Cenâb-ı Hakk’ın emir ve yasaklarını tatbik etmeden de cennete girilemeyeceğini bilerek kulluk vazifesini yerine getirmeli ve O’na tevekkül etmelidir. Peki rızık sıkıntısı çekmemek; rızkın artması, bereketlenmesi ve genişlemesi için neler yapılmalı? Allah’a Şükretmek Rızkı Artırır Allah’a Şükretmek Rızkı Artırır Ayet-i kerimede buyruldu: “…Eğer şükrederseniz, size olan nîmetlerimi artırırım…” (İbrâhîm, 7) Allâh Resûlü şöyle buyurdu: “Sizden biri, mal ve yaratılışça kendisinden üstün olana bakınca, nazarını bir de kendisinden aşağıda olana çevirsin! Böyle yapmak, Allâh’ın, üzerinizdeki nîmetini küçük görmemeniz için gereklidir.” (Buhârî, Rikâk 30; Müslim, Zühd, 8; Tirmizî, Kıyâmet, 59) İstiğfarı Çoğaltmak Rızkı Artırır İstiğfarı Çoğaltmak Rızkı Artırır Câfer-i Sâdık Hazretleri şöyle dedi: “Kimin rızkı daraldıysa, hemen istiğfârı çoğaltsın!..” Vakıa Sûresi’ni Okumak Rızkı Artır Vakıa Sûresi’ni Okumak Rızkı Artır “Her gece Vâkıâ sûresini tilâvet eden kimsseye ebediyyen fakirlik ve sıkıntı isâbet etmez; yani darlık görmez.” (Beyhakî, Şuab, II, 492) Akrabaya İyilik Rızkı Artırır Akrabaya İyilik Rızkı Artırır Peygamber Efenendimi buyurdu: “Rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isteyen kimse, akrabasını kollayıp gözetsin!” (Buhârî, Edeb 12, Büyûʻ 13; Müslim, Birr 20, 21) Allah’a Yönelmek Rızkı Artır Allah’a Yönelmek Rızkı Artır Resûlullah Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ, Âdemoğlunun rızıkları ile vazîfeli olan meleklere şöyle buyurur: Herhangi bir kulu, bütün tasa ve düşüncesini tek bir şeye (yani Rabbine) teksîf etmiş bir hâlde bulursanız, ona göklerin ve yerin rızkını garanti edin! Herhangi bir kulu da adâletle (istikâmetten ayrılmayarak) rızık ararken bulursanız, ona iyi davranın ve (yolunu) kolaylaştırın!..” (75 Kudsî Hadîs’in Tercüme ve Şerhi, Ebû Hüreyre) Tevekkül ve Teslimiyet Rızkı Artırır Hadis-i şerifte buyruldu: “Eğer siz Allâh’a gereği gibi güvenseydiniz, (Allah), kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları hâlde akşam doymuş olarak dönerler.” (Tirmizî, Zühd, 33) Borçtan Kurtulmak için Okunacak Dualar Okunuşu: "Allâhümme fâlikal- ısbâhı ve câ ılelleyli sekenen veş-şemse vel-kamera husbânen ıkdı anniddeyne ve ağninî minel-fakri ve emtiğnî bi-sem î ve besarî ve kuvvetî fî sebîlik." Anlamı: “Sabahın aydınlığını var eden, geceyi dinlenme vakti yapan, güneşi ve ayı hesap vasıtası yapan Allah’ım! Bana borçlarımı ödemeyi ihsan eyle, benden fakirliği gider, kulağımı, gözümü ve kuvvetimi Senin yolunda kullanmayı nasip eyle.” (Malik, Dua, No: 495) Borçtan Kurtulma Duası Okunuşu: “Allahumme ekfini bi-halalike an haramike ve eğnini bi fadlike ammen sivake.” Anlamı: “Allahım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan koru! Lutfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Daavât 111) “Sana bir duâ öğreteyim mi ki, onunla duâ edersen dağ kadar borcun olsa Allah onu ödemeye muvaffak kılar. De ki ey Muâz: Okunuşu: (Allahümme Malikel’mülki tu’til’mülke men teşaü ve tenziul’mülke mimmen teşaü ve tüizzü men teşaü ve tüzillü men teşaü bi’yedikel’hayr, inneke ala külli şey’in kadir.) Rahmened’dünya vel’ahireti tuğdihe men teşeü ve temneuhe men teşeü irhamnî rahmeten tuğninî bihe an rahmti men sivek. Anlamı: (“Ey mülkün mâliki olan Allahım! Sen mülkü dilediğine verirsin, mülkü dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini azîz kılarsın, dilediğini zelîl kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen herşeye kadirsin.” Al-i İmran sûresi, 26) “Ey dünyâ ve âhiretin Rahmanı! Sen onları dilediğine verirsin, dilediğine vermezsin. Beni, senden başkasının acımasından müstağnî kılacak bir rahmet ile bana rahmet eyle.” (Heysemî, X, 186) Borçlu olan kişi sabah namazından sonra 300 defa: Okunuşu: Rabbenaf’teh beynena ve beyne kavmina bilhakki ve ente hayru’l-fatihin. Anlamı: “…Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adâletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” (el-A’râf, 89) âyetini duâ niyetiyle okumalı ve her yüz defanın sonunda: Okunuşu: “Allahümme yâ müfettihal ebvâb. İftah lenâ hayral bâb. Anlamı: “Ey kapıları açan Allah’ım! Bize en hayırlı kapıyı aç!” diye duâ etmelidir. Böylece inayet-i ilâhiyyeye nail olması umulur. Rızkın Artması ve Geçim Sıkıntısından Kurtulmak için Okunacak Dualar Okunuşu: “Allahumme kanni’ni bima razekteni ve barikli fihi ve ahlif ‘aleyye kulli ğaibetin-li bihayr.” Anlamı: “Allah’ım! Bana verdiğin rızık konusunda beni kanaat sahibi yap ve o rızkımı bereketli kıl. Zayi olan her nimetin daha hayırlısını bana ihsan eyle.” (Hâkim, De’avât, No:1878) Okunuşu: “Allahummeğfirli verhamni vehdini ve ‘âfini verzukni.” Anlamı: “Allahım, beni bağışla, bana merhamet et, rızânı kazandıracak işler yaptır, bana âfiyet ve hayırlı rızık ver.” (Müslim, Zikir 35) Geçim Darlığından Kurtulmak için Okunacak Dua “Maîşet tedâriki zorluğuna düşen bir kimseyi evinden çıkdığı zaman şöyle demekten men edecek hiç bir şey yoktur: Okunuşu: "Bismillâhi alâ nefsi ve mâlî ve dînî. Allahümme raddınî bi-kadâike ve bârik lî fîmâ kuddire lî, hattâ lâ uhibbe ta'cîle mâ ühhiret vela te'hira mâ ûccilet." Anlamı: “Canıma, malıma ve dînime bismillah. Ey Rabbim! Beni kazana razı kıl. Bana takdîr olunanı benim için bereketlendir, o hâle geleyim ki te’hir olunanın ta’cilini, ta’cil olunanın da te’hirini istemeyeyim.” (Ali el-Müttâkî, no: 9323)
10.
En hayırlı kazanç alın teri ile kazanılan helal kazançtır. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de buyurmuştur: “Doğrusu, insan için kendi çalışmasından (gayretinin neticesinden) başka bir şey yoktur.”(Necm, 53/39) Helalinden çalışıp Allah'a (c.c) tevekkül ettikten sonra rızkın artması, bereketlenmesi için tavsiyeler ve dualarda (Bereket Duaları) vardır. Tavsiyelerin hemen altında bereket ve bolluk için okunacak bereket dualarına erişebilirsiniz. Rızkın Genişlemesi ve Bereketlenmesi için Bazı Tavsiyeler ve Dualar Nimeti veren Allah'ı unutmayıp sürekli şükür halinde olmak. İsraf etmemek. Namazı tadili erkan, huşu ile kılmak. Zekat, sadaka vermek, Allah yolunda infak etmek. “Sabah uykusu rızka manidir.” (Beyhaki, Şuabu’l-İman, 6/401) Erken kalkıp yola koyulmak. Vakıa Suresi'ni okumaya devam etmek. “Kim ki vakıa süresini her gece okursa ona ebediyyen sefalet isabet etmez, kim ki bu sureyi her sabah okursa ona ebediyyen fakirlik yaklaşmaz.” (Havassul Kur'an, İmamı Ya’fi) Rızka haram karıştırmamaya dikkat etmek. Akrabaları ziyaret etmek. Misafir davet etmek, misafir kabul etmek. Bolluk ve Bereket için Okunacak Dualar - Bereket Duası Rızkın artması ve bereketlenmesi için okunması tavsiye edilen bereket dualar. Helal Rızık ve Bereket Duası Peygamber Efendimizin Hz. Ali'ye öğrettiği duâ: Türkçe Okunuşu: "Allâhümmekfinî bi helâlike an harâmike, veğninî bi fadlike ammen sivâke." (Tirmizi, Daavât 121) Anlamı: “Allah’ım! Bana helâl rızık nasip ederek beni haramlardan koru! Lûtfunla beni Sen’den başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Deavât, 110/3563; Ahmed, I, 153) Karınca Duası - Bereket Duası Karınca duasının Türkçesi, anlamı ve okumanın fazileti nedir? Karınca duasının Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı. Karınca duası, halk arasında Hz. Süleyman (a.s.) döneminde yaşanan kuraklık sırasında bir karıncanın yağmur yağması amacıyla yaptığı dua olduğu söylenmektedi.r. Halk arasında yaygın olan bu duanın içeriği, Esmâ-i Hüsna’nın bir bölümü, Allah Teala’ya yönelik bazı hitaplar ve bereket talebinden ibarettir. İçeriğinde dine aykırı bir yön bulunmayan söz konusu duayı okumakta sakınca görülmemiştir fakat bu dua kaynaklarda geçmediği için Hz. Peygamberimizin (s.a.v) rivayet ettiğini söylemek uygun değildir. Karınca (Bereket) Duası Arapça: Karınca (Bereket) Duası Türkçe Okunuşu: “Allahümme ya Rabbi Cebrâîle ve Mîkâile ve İsrâfile ve Azrâile ve İbrahime ve İsmaile ve İshaka ve Yakube ve münzilel berakâti vet Tevrâti vez-Zebûri vel İncili vel Furkan. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim. Lâ ilâhe illallahül melikül hakkul mübin. Muhammedü-Resülüllahi sadikul va’dil emin. Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Hayyu, Ya Kayyum, Ya zel Celali vel İkram. Es’elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben birahmetike ya erhamer Rahimin. Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernüş, Debernüş, Şazenüş, Kefeştatayyuş, Kıtmîr.” Karınca (Bereket) Duası Anlamı: “Ey Cebrailin, Mikailin, İsrafilin, Azrailin, İbrahimin İsmailin, İshak ve Yakubun  Rabbi Allahım, ey bereketleri indiren, Tevrat, Zebur, İncil ve Kuranı indiren Rabbim. Güç ve kudret yalnızca büyük ve yüce olan Allaha aittir. Apaçık Hak ve yegâne Malik olan Allahtan başka hiçbir ilah yoktur. Sözünde sadık ve Emin olan Hz Muhammed Allah’ın Elçisidir. Ey Rabbim, Ey Rabbim, Ey diri ve Kaim olan, Ey celal ve ikram sahibi! Ey büyük (azim) olan arşın  sahibi, senden beni helal ve hoş bir rızk ile  rızıklandırmanı istiyorum, senin rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi! Debernuş, Şazenuş, Kefeştetayyuş, Kıtmir, Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş (Ashabı Kehfin isimleri).” Rızkın Artması ve Borçtan Kurtulmak için Okunacak Dualar Rızkın artması ve borçtan kurtulmak için okunacak dualar. Okunuşu: "Allâhümme fâlikal- ısbâhı ve câ ılelleyli sekenen veş-şemse vel-kamere husbânen ıkdı anniddeyne ve ağninî minel-fakri ve emtiğnî bi-sem î ve besarî ve kuvvetî fî sebîlik." Anlamı: “Sabahın aydınlığını var eden, geceyi dinlenme vakti yapan, güneşi ve ayı hesap vasıtası yapan Allah’ım! Bana borçlarımı ödemeyi ihsan eyle, benden fakirliği gider, kulağımı, gözümü ve kuvvetimi Senin yolunda kullanmayı nasip eyle.” (Malik, Dua, No: 495) Borçtan kurtulmak için okunacak duâlar. Okunuşu: “Allahumme ekfini bi-halalike an haramike ve eğnini bi fadlike ammen sivake.” Anlamı: “Allahım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan koru! Lutfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Daavât 111) “Sana bir duâ öğreteyim mi ki, onunla duâ edersen dağ kadar borcun olsa Allah onu ödemeye muvaffak kılar. De ki ey Muâz: Okunuşu: (Allahümme Malikel’mülki tu’til’mülke men teşaü ve tenziul’mülke mimmen teşaü ve tüizzü men teşaü ve tüzillü men teşaü bi’yedikel’hayr, inneke ala külli şey’in kadir.) Rahmened’dünya vel’ahireti  tuğdihe men teşeü ve temneuhe men teşeü irhamnî rahmeten tuğninî bihe an rahmeti men sivek. Anlamı: (“Ey mülkün mâliki olan Allahım! Sen mülkü dilediğine verirsin, mülkü dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini azîz kılarsın, dilediğini zelîl kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen herşeye kadirsin.” Al-i İmran sûresi, 26) “Ey dünyâ ve âhiretin Rahmanı! Sen onları dilediğine verirsin, dilediğine vermezsin. Beni, senden başkasının acımasından müstağnî kılacak bir rahmet ile bana rahmet eyle.” (Heysemî, X, 186) Sabah Namazından Sonra Okunacak Dua Borçlu olan kişi sabah namazından sonra 300 defa: Okunuşu: Rabbenaf’teh beynena ve beyne kavmina bilhakki ve ente hayru’l-fatihin. Anlamı: “…Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adâletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” (el-A’râf, 89) âyetini duâ niyetiyle okumalı ve her yüz defanın sonunda: Okunuşu: “Allahümme yâ müfettihal ebvâb. İftah lenâ hayral bâb, Anlamı: “Ey kapıları açan Allah’ım! Bize en hayırlı kapıyı aç!” diye duâ etmelidir. Böylece inayet-i ilâhiyyeye nail olması umulur. Bereketli ve Bol Rızık için Okunacak Dualar Okunuşu: “Allahumme kanni’ni bima razekteni ve barikli fihi ve ahlif ‘aleyye kulli ğaibetin-li bihayr.” Anlamı: “Allah’ım! Bana verdiğin rızık konusunda beni kanaat sahibi yap ve o rızkımı bereketli kıl. Zayi olan her nimetin daha hayırlısını bana ihsan eyle.”  (Hâkim, De’avât, No:1878) Okunuşu: “Allahummeğfirli verhamni vehdini ve ‘âfini verzukni.” Anlamı: “Allahım, beni bağışla, bana merhamet et, rızânı kazandıracak işler yaptır, bana âfiyet ve hayırlı rızık ver.”  (Müslim, Zikir 35) Maişet Darlığında Okunacak Dua Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, duâlar ve zikirler kitabında, maişet darlığından kurtulmak için okunacak duaları şöyle açıklıyor. “Maîşet tedâriki zorluğuna düşen bir kimseyi evinden çıkdığı zaman şöyle demekten men edecek hiç bir şey yoktur: Okunuşu: "Bismillâhi alâ nefsi ve mâlî ve dînî. Allahümme raddınî bi-kadâike ve bârik lî fîmâ kuddire lî, hattâ lâ uhibbe ta'cîle mâ ühhiret vela te'hira mâ ûccilet." Anlamı: “Canıma, malıma ve dînime bismillah. Ey Rabbim! Beni kazana razı kıl. Bana takdîr olunanı benim için bereketlendir, o hâle geleyim ki te’hir olunanın ta’cilini, ta’cil olunanın da te’hirini istemeyeyim.” (Ali el-Müttâkî, no: 9323) Fakirlikten Kurtulmak için Okunacak Dua “Kim ki vakıa süresini her gece okursa ona ebediyyen sefalet isabet etmez, kim ki bu sureyi her sabah okursa ona ebediyyen fakirlik yaklaşmaz.” (Havassul Kur'an, İmamı Ya’fi)
11.
Halk arasında Hz. Süleyman (a.s.) döneminde yaşanan kuraklık sırasında bir karıncanın yağmur yağması amacıyla yaptığı dua olduğuna inanılan ve bu sebeple “karınca duası” denilen dua, güvenilir hadis kaynaklarında yer almamaktadır. Halk arasında yaygın olan bu duanın içeriği, Esmâ-i Hüsna’nın bir bölümü, Allah Teala’ya yönelik bazı hitaplar ve bereket talebinden ibarettir. İçeriğinde dine aykırı bir yön bulunmayan söz konusu duayı okumakta sakınca görülmemiştir fakat bu dua kaynaklarda geçmediği için Hz. Peygamber'in rivayet ettiğini söylemek uygun değildir. Karınca (bereket) Duası Arapça KARINCA (BEREKET) DUASININ TÜRKÇESİ - Karınca duası okunuşu “Allahümme ya Rabbi Cebrâîle ve Mîkâile ve İsrâfile ve Azrâile ve İbrahime ve İsmaile ve İshaka ve Yakube ve münzilel berakâti vet Tevrâti vez-Zebûri vel İncili vel Furkan. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim. Lâ ilâhe illallahül melikül hakkul mübin. Muhammedü-Resülüllahi sadikul va’dil emin. Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Hayyu, Ya Kayyum, Ya zel Celali vel İkram. Es’elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben birahmetike ya erhamer Rahimin. Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernüş, Debernüş, Şazenüş, Kefetatayyuş, Kıtmîr.” Karınca (bereket) Duası Anlamı “Ey Cebrailin, Mikailin, İsrafilin, Azrailin, İbrahimin İsmailin, İshak ve Yakubun  Rabbi Allahım, ey bereketleri indiren, Tevrat, Zebur, İncil ve Kuranı indiren Rabbim. Güç ve kudret yalnızca büyük ve yüce olan Allaha aittir. Apaçık Hak ve yegâne Malik olan Allahtan başka hiçbir ilah yoktur. Sözünde sadık ve Emin olan Hz Muhammed Allah’ın Elçisidir. Ey Rabbim, Ey Rabbim, Ey diri ve Kaim olan, Ey celal ve ikram sahibi! Ey büyük (azim) olan arşın  sahibi, senden beni helal ve hoş bir rızk ile  rızıklandırmanı istiyorum, senin rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi! Debernuş, Şazenuş, Kefeştetayyuş, Kıtmir, Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş (Ashabı Kehfin isimleri).”
12.
“Ey Allah’ım! Helâl kıldıklarını bana kâfi kılarak haram kıldıklarından beni muhafaza et, beni fazlınla Senden başkalarından müstağni kıl!” (Tirmizî, Duâ, 110) Peygamberimiz'in (s.a.v.) Rahmet Duası “Sana bir duâ öğreteyim mi ki, onunla duâ edersen dağ kadar borcun olsa Allah onu ödemeye muvaffak kılar. De ki ey Muâz: Türkçe Okunuşu: Allahümme Malikel’mülki tu’til’mülke men teşau ve tenziul’mülke mimmen teşaü ve tüizzü men teşaü ve tüzilu men teşau bi’yedikel’hayru, inneke ala külli şey’in kadir. Rahmened’dünya vel’ahireti tugdiha men teşau ve'temneuhe men teşeu irhamnî rahmeten tuğninî biha an rahmeti men sivak. Türkçe Anlamı: “Ey mülkün mâliki olan Allahım! Sen mülkü dilediğine verirsin, mülkü dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini azîz kılarsın, dilediğini zelîl kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen her şeye kadirsin.” (Al-i İmran sûresi, 26) “Ey dünyâ ve âhiretin Rahmanı! Sen onları dilediğine verirsin, dilediğine vermezsin. Beni, senden başkasının acımasından müstağnî kılacak bir rahmet ile bana rahmet eyle.” (Heysemî, X, 186) Sabah Namazından Sonra Üç Yüz Defa Okunacak Dua Borçlu olan kişi sabah namazından sonra 300 defa: “…Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adâletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” (el-A’râf, 89) âyetini duâ niyetiyle okumalı ve her yüz defanın sonunda: “Ey kapıları açan Allah’ım! Bize en hayırlı kapıyı aç!” diye duâ etmelidir. Böylece inayet-i ilâhiyyeye nail olması umulur.
13.
Borçları ödemede kolaylık ve fakirlikten kurtulmak için okunacak duanın Arapça görseli, Türkçe okunuşu ve anlamı... Türkçe Okunuşu: “Allâhümme fâlikal-‘ısbâhı ve câ’ılelleyli sekenen veş-şemse vel-kamera husbânen ‘ıkdı ‘annid deyne ve ağninî minel-fakri ve emti’nî bi-sem’î ve besarî ve kuvvetî fî sebîlike.” “Sabahın aydınlığını var eden, geceyi dinlenme vakti yapan, güneşi ve ayı hesap vasıtası yapan Allah’ım! Bana borçlarımı ödemeyi ihsan eyle, benden fakirliği gider, kulağımı, gözümü ve kuvvetimi Senin yolunda kullanmayı nasip eyle.” (Malik, Dua)
14.
Bir kimse Osman bin Affân radıyallahu anh’ın yanına bir ihtiyacı için sık sık gidiyor, fakat Hz. Osman radıyallahu anh ona iltifat etmiyor, ihtiyacını görmüyordu. Bu kimse Osman bin Huneyf radıyallahu anh ile karşılaştı ve durumu ona şikâyet etti. İhtiyaç için Okunacak Dua Osman bin Huneyf radıyallahu anh ona şu tavsiyede bulundu: “–Su kabını getirip abdest al, sonra da mescide giderek iki rekât namaz kıl! Namazın sonunda: «Allâh’ım, Rahmet Peygamberi olan Nebiyy-i Ekrem’in Muhammed (s.a.s.) hürmetine Sen’den istiyor ve Sana yöneliyorum. Ey Muhammed! Şu ihtiyacımın karşılanması için, Sen’i vesîle edinerek Rabbime yöneliyorum. Allâh’ım, O’nu benim için şefâatçi kıl!» diye duâ et ve peşinden ihtiyacını söyle!” O zât gitti ve kendisine söylenenleri yaptı. Ardından da Osman bin Affân radıyallahu anh’ın kapısına vardı. Kapıcı onun elinden tuttu, Hz. Osman radıyallahu anh’ın yanına götürüp oradaki mindere oturttu. Hz. Osman radıyallahu anh: “–İhtiyacın nedir?” diye sordu. O da söyledi. Hz. Osman radıyallahu anh isteğini derhâl yerine getirdi ve: “–Şimdiye kadar bir ihtiyacının olabileceği hiç hatırıma gelmemişti. Bundan sonra bir ihtiyacın olursa hemen bize gel!” dedi. Murâdına nâil olan zât, Halîfe’nin huzûrundan ayrıldıktan sonra doğruca Osman bin Huneyf’e giderek: “–Allah seni hayırla mükâfatlandırsın, sen benim için Halîfe ile konuşuncaya kadar o benim ihtiyacımı görmüyor ve bana iltifat etmiyordu.” dedi. Bu söze şaşıran Osman bin Huneyf radıyallahu anh şöyle dedi: “–Vallâhi ben Halîfe ile konuşmadım. Lâkin şöyle bir hâdiseye şâhit olmuştum: Bir âmâ, Re­sû­lullah Efendimiz’e ge­le­rek: «–Yâ Resû­lâllah! Allâh’a yal­var da gö­züm­de­ki has­ta­lı­ğı gi­der­sin! Gö­zü­mün kör ol­ma­sı ba­na çok zor ge­li­yor!» de­di. Hacet (ihtiyaç) Duası Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efen­di­miz: «–Di­ler­sen sab­ret, bu se­nin için da­ha ha­yır­lı­dır.» bu­yur­dular. Âmâ ise: «–Yâ Resû­lâllah! Be­ni elim­den tu­tup gö­tü­re­cek kim­sem yok. Bu hâl ba­na çok me­şak­kat ve­ri­yor. Lüt­fen göz­le­ri­min açıl­ma­sı için duâ edi­niz!» de­yin­ce Pey­gam­ber sallallahu aleyhi ve sellem Efen­di­miz: «–Su kabını getir ve ab­dest al! Son­ra iki rekât na­maz kıl! Ar­dın­dan da: İhtiyaç Duası Arapça: اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ وَأَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِنَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ يَا مُحَمَّدُ إِنِّي تَوَجَّهْتُ بِكَ إِلَى رَبِّي فِي حَاجَتِي هٰذِهِ لِتُقْضَى لِيَ اَللّٰهُمَّ فَشَفِّعْهُ فِيَّ İhtiyaç Duası Türkçe Okunuşu: "Allahümme innî es'elüke ve eteveccehü ileyke bi-Nebiyyike Muhammedin Nebiyyirrahme, yâ Muhammed innî teveccehtü bike ilâ Rabbî fî hâcetî-hâzihî, li tûkde liye Allahümme fe şeffi'hü fiyye" İhtiyaç Duası Anlamı: “Allâh’ım! Rah­met pey­gam­be­ri olan Ne­biyy-i Ekrem’in Mu­ham­med (s.a.s) ile (O’nun hür­me­ti­ne) Sen’in zâ­tın­dan di­li­yor ve Sa­na yö­ne­li­yo­rum... Yâ Mu­ham­med! İh­ti­ya­cı­mın karşılanması için Se­n’i vesîle edinerek Rab­bi­me yö­ne­li­yo­rum!.. Allâh’ım! O’nu ba­na, şefâat­çi kıl!..” diye duâ et!» buyurdular. Vallâhi biz henüz ayrılmamıştık, aramızdaki konuşma uzamıştı. Derken o âmâ zât, Efendimiz’in yanına geldi. Sanki onda daha önce hiçbir rahatsızlık yokmuş gibiydi, tamamen iyileşmişti.”[1] Biz bu duâyı okuyacağımız zaman, “Yâ Muhammed” hitâbı yerine “Yâ Resûlâllah!” dememiz, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e hürmette kusur etmemiş olmak için daha münâsiptir. Efendimiz’in sallallahu aleyhi ve sellem, bu rivâyette ism-i şerîflerini açıkça ifâde etmeleri, o sahâbîye tanıdıkları istisnâî bir cevazdır.[2] [1] Bkz. Tir­mi­zî, De­avât, 118/3578; İbn-i Mâce, İkāme, 189; Nesâî, Kübrâ, VI, 169; Ahmed, IV, 138; Hâ­kim, I, 707-708; Beyhakî, Delâil, V, 464; Heysemî, II, 279. [2] Allâme Yûsuf bin İsmâil en-Nebhânî, el-Fedâilü’l-Muhammediyye, Haleb 1414, s. 230.
15.
Abdülkâdir Geylânî Hazretleri buyurur: “Sen ey zengin kişi! Allâh’ı unutup hep maddî servetinle iştigâle dalma! Zira muhtemeldir ki yarın gelir, fakat sen fakir düşmüş olursun.” Mülk, Allâh’ındır. Onu -bir imtihan olarak- dilediğine bol verir, dilediğinden de kısar. Fakirlik gibi zenginlik de birer ilâhî imtihandır. Varlık, Cenâb-ı Hakk’ın bir emanetidir. Ne zaman verip ne zaman alacağı meçhuldür. Dolayısıyla onu hep elde kalacakmış zannetmek, emânet edene değil de emânete güvenip dayanmak, büyük bir gaflettir. Nimetlerin Devamı ve Bereketin Bağlı Olduğu Amel Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmede; “…Eğer şükrederseniz elbette size (nîmetimi) artırırım…” (İbrahim, 7) buyurarak, nîmetlerin devamının ve bereketinin "şükre" bağlı olduğunu bildirmektedir. Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- da şöyle buyurmuştur: “Eline nîmet geçtiği zaman çok şükret! Sakın az şükürle Allâh’ın nîmetlerini elinden kaçırma!” Bu Aileye Bereket Kapısı Hiç Kapanmadı Şu hâdise, nîmetleri elden kaçırmamanın yolunu ne güzel îzah etmektedir: Allah Teâlâ peygamberlerinden birine vahyederek: “‒Ben, filân kulumun, (bir imtihan olarak) ömrünün yarısını fakirlik, yarısını da zenginlikle geçirmesine hükmettim. Hangisini evvel isterse onu vereceğim. Kendisine sor, arzusunu beyân etsin.” buyurdu. O peygamber, bu adamı çağırdı ve gelen vahyi haber verdi. Adam, sâliha bir hanım olan zevcesiyle istişâre etmek istediğini söyledi. İstişâresi üzerine de hanımı: “–Zenginliğin evvel olmasını tercih et!” dedi. “‒Zenginlikten sonra fakirlik zordur. Fakirlikten sonra zenginlik ise pek tatlıdır.” dediyse de hanımı: “–Bu hususta benim dediğime bak!” karşılığını verdi. Adam, o peygambere gidip, evvelâ zenginliği tercih ettiğini bildirdi. Allah Teâlâ ona bütün zenginlik kapılarını açtı, büyük bir bolluk ve bereket ihsân eyledi. O firâsetli hanım, kocasına dedi ki: “–Eğer bu nîmetin, ömrünün sonuna kadar devam etmesini istiyorsan, Allâh’ın kullarına karşı cömert ol. Kendine bir elbise aldığın zaman, muhakkak bir fakire de elbise al; kendin ne yiyip içersen fukarâya da onlardan ikram et…” Adamın ömrünün ilk yarısı böyle bolluk içinde ve şükür ile geçince, Allah Teâlâ o peygamberine vahyederek: “–Ben o kuluma (bir imtihan olarak) ömrünün yarısını zenginlikle, yarısını da yoksullukla geçirmesini teklif etmiştim. Fakat o kulum, bütün nîmetlerime şükretti. Şükür ise nîmetin ziyâde olmasını ve devam etmesini gerekli kılar. O sâlih kuluma, ömrünün geri kalan kısmını da zenginlikle geçirmesini takdir ettiğimi müjdele!” buyurdu.[8] Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır: “De ki: Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe, 39)
16.
En hayırlı kazanç alın teri ile kazanılan helal kazançtır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Doğrusu, insan için kendi çalışmasından (gayretinin neticesinden) başka bir şey yoktur.” (Necm, 39) Bolluk Bereket Duası Mükâtep bir köle[1] Hz. Ali’ye -radıyallâhu anh- gelerek: “–Borcumu ödeyecek gücüm yok, bana yardım et!” demişti. O da: “–Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in bana öğrettiği duâyı ben de sana öğreteyim mi? Buna devâm ettiğin takdirde, üzerinde Sebir Dağı kadar borç olsa bile Allah Teâlâ onu ödemene yardım eder” dedi ve şu duâyı okudu: Bereket Duası Arapçası: اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ Bereket Duası Türkçe Okunuşu: “Allâhümmekfinî bihelâlike an harâmik, ve ağninî bifazlike ammen sivâk.” Bereket Duası Anlamı: “Allah’ım! Bana helâl rızık nasip ederek beni haramlardan koru! Lûtfunla beni Sen’den başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Deavât, 110/3563; Ahmed, I, 153) [1] Hürriyetine kavuşmak için efendisiyle belli bir miktar üzere anlaşan köle.
17.
Hz. Ali'nin (r.a.) okuduğu rivayet edilen dua: للّٰهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللهِ، وَتَبَارَكَ اللهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اَللّٰهُمَّ اكْفِني بِحَلاَلِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأغْنِني بِفَضْلِكَ عمَّنْ سِوَاكَ Allah’ım! Beni hidâyete erdir ve işini doğru yapan, istikâmet üzere olanlardan eyle. Halîm ve Kerîm olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Yüce ve azamet sahibi Allah’tan başka ilâh yoktur. Yedi kat göklerin ve Yüce Arş’ın  Rabbi  olan Allah’ı her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederim, O ne yüce bir varlıktır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Allah’ım! Bana helâl rızık nasip ederek, haramlardan koru! Lütfunla beni Sen’den başkasına muhtaç eyleme.
18.
Hadîs-i şerîfte Hazret-i İbrâhîm’in (a.s.), oğlu İsmâîl’i (a.s.) ziyâreti şöyle anlatılır: İsmâîl (a.s.) evlendikten sonra İbrâhîm (a.s.), oğlunu görmeye gelmişti. Fakat İsmâîl (a.s.) evde yoktu. Hanımına sordu, o da: “–Rızkımızı tedârik etmek üzere çıktı, gitti.” diye cevap verdi. Sonra İbrâhîm (a.s.): “–Maîşetiniz, hâliniz nasıldır?” diye sordu. İsmâîl’in (a.s.) haremi: “–Şiddetli darlık içindeyiz; çok fenâ bir hâldeyiz!” diye cevap verdi. İbrâhîm (a.s.): “–Efendin eve geldiğinde benden selâm söyle; kapısının eşiğini değiştirsin!” dedi. İsmâîl (a.s.) geldiğinde babasının gelip gittiğini, evin içinde hissettiği güzel kokudan anladı: “–Evimize bir gelen oldu mu?” diye sordu. Hanımı da: “–Evet, şu şu vasıflarda yaşlı bir zât geldi. Bana seni sordu; cevap verdim. Maîşetimizi sordu; ben de şiddetli darlık içinde olduğumuzu söyledim.” dedi. Bunun üzerine İsmâîl (a.s.): “–Bir şey vasiyet edip bir söz tevdî etmedi mi?” diye sordu. O da: “–Sana selâm söylememi ve «kapısının eşiğini değiştirsin!» dememi tenbih etti.” dedi. Bu sözlerdeki nükteyi kavrayan İsmâîl (a.s.) haremine: “–O gelen ihtiyar babamdır. Bana senden ayrılmamı emretmiş. Artık sen âilenin evine dönebilirsin!” dedi ve evden ayrıldı. Cürhümîler’den başka bir kadın ile evlendi. İbrâhîm (a.s.), Cenâb-ı Hakk’ın dilediği bir müddet sonra gelip yine evde İsmâîl’i (a.s.) bulamadı. İsmâîl’in (a.s.) yeni evlendiği hanımının yanına vardı, İsmâîl’i (a.s.) sordu. O da: “–Maîşetimizi tedârik etmeye gitti.” dedi. İbrâhîm (a.s.): “–Nasılsınız, maîşetiniz, hâl ü şânınız iyi midir?” diye sordu. Kadın: “–Elhamdülillâh, biz, hayır, saâdet ve bolluk içindeyiz.” diye Allâh’a hamd ü senâ eyledi. İbrâhîm (a.s.): “–Ne yeyip ne içersiniz?” diye sordu. Kadın da: “–Et yiyoruz, su içiyoruz.” dedi. İbrâhîm (a.s.): “–Yâ Rabbî! Bunların etlerini ve sularını mübârek kıl! Yümn ü bereket ihsân eyle!” diye duâ etti. Ardından İsmâîl’in (a.s.) haremine: “–Efendin geldiğinde selâm söyle; kapısının eşiğini güzel tutsun!” dedi. İsmâîl (a.s.) eve geldiğinde, yine içerde hissettiği güzel kokudan babasının teşrîf ettiğini anladı ve hanımına: “–Evimize gelen oldu mu?” diye sordu. Âilesi: “–Evet, nûr yüzlü bir ihtiyar geldi.” diye İbrâhîm’i (a.s.) medh u senâ etti. Sonra şöyle devam etti: “–Seni sordu. Ben de «Rızkımızı tedârik etmeye gitti.» dedim. «Geçiminiz nasıldır?» dedi. Ben de «Hayır ve saâdet içindeyiz.» dedim.” İsmâîl (a.s.): “–Sana bir şey vasiyet etti mi?” diye sordu. Hanımı da: “–Evet o muhterem ihtiyar, sana selâm söyledi. «Kapısının eşiğini iyi tutsun!» diye emreyledi.” dedi. Bunun üzerine İsmâîl (a.s.): “–İşte O babamdır. Sen de evimizin şerefli eşiğisin. Babam seni hoş tutmamı ve iyi geçinmemi emreylemiş.” dedi. (Buhârî, Enbiyâ, 9) Bu kıssadan anlaşılıyor ki, şükür, nîmetin artmasına ve devâmına vesîle olur. Nîmetleri az görüp şikâyet etmek ise nankörlüktür. Neticesi de, nîmetin azalması, mahrûmiyet ve hüsrandır.
19.
Hz. Süleyman’ın (a.s) okuduğu duların Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı. Hz. Süleyman’ın (a.s.) Kuran’da Geçen Duası رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ Türkçe Okunuşu: "...Rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele salihan terdâhu ve edhılnî bi rahmetike fî ibâdikes sâlihîn(sâlihîne)." “...Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” Hz. Süleyman’ın (a.s.) Kuran’da Geçen Duası رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَّا يَنبَغِي لِأَحَدٍ مِّنْ بَعْدِي إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ Türkçe Okunuşu: "...Rabbigfir lî veheb lî mulken lâ yenbagî li ehadin min ba’dî, inneke entel vehhâb(vehhâbu)." “...Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye lâyık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!” dedi.

Rızık ve Bereket Duaları 19 duadan oluşur. Alttaki "Görünüm" seçicisinden uygulamadaki beş okuma modundan birini seçebilirsiniz (Arapça · Arapça + Meal · Arapça + Okunuş + Meal · Okunuş · Okunuş + Meal); Önceki/Sonraki ile dualar arasında gezinebilir, dilerseniz sayfa sayfa okuyabilir, yazıyı büyütüp seti favorilerinize ekleyebilirsiniz. Diğer setler için Dualar.

Duaları uygulamada da okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir