Tercûman-i İsmi Azam
80 dua; Arapça metin, Türkçe okunuş ve meal.
1.
*دُعَاءُ تَرْجُمَانِ الْإِسْمِ الْأعْظَمِ*
*Duâ-u tercumâni'l-ismi'l-a'zam*
*TERCÜMAN-I İSM-İ ÂZAM DUASI*
2.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَانِ الرَّحِيمِ
Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm
Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla
3.
سُبْحَانَكَ يَآ اَللّٰهُ تَعَالَيْتَ يَا رَحْمٰنُ
Subhâneke yâ Allâhu teâleyte yâ Rahmân.
Sübhansın ey en güzel isimlerin ve en yüce sıfatların sahibi Hazreti Allah; her türlü eksiklikten nihayet derecede münezzehsin, muallâsın, müberrasın, uzaksın. Yücesin, Yüceler Yücesisin, ey küllî ve umumi rahmet sahibi Rahmân!
4.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
5.
سُبْحَانَكَ يَا رَح۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا كَر۪يمُ
Subhâneke yâ Rahîm teâleyte yâ Kerîm.
Sübhansın ey donanım, konum ve liyakate göre bol bol merhamet eden Rahîm! Yüceler Yücesisin ey iyilik ve ihsanı bol keremkâni Kerîm!
6.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
7.
سُبْحَانَكَ يَا حَم۪يدُ تَعَالَيْتَ يَا حَك۪يمُ
Subhâneke yâ Hamîd teâleyte yâ Hakîm.
Sübhansın ey herkesin hamd ü senasının biricik mercii Hamîd! Yüceler Yücesisin ey her şeyi yerli yerinde, hikmetle vaz’ eden Hakîm!
8.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
9.
سُبْحَانَكَ يَا مَج۪يدُ تَعَالَيْتَ يَا مَلِكُ
Subhâneke yâ Mecîd teâleyte yâ Melik.
Sübhansın ey zatî şan ve şeref sahibi Mecîd! Yüceler Yücesisin ey her şey ve herkes üzerinde tasarruf sahibi Melik!
10.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
11.
سُبْحَانَكَ يَا قُدُّوسُ تَعَالَيْتَ يَا سَلاَمُ
Subhâneke yâ Kuddûs teâleyte yâ Selâm.
Sübhansın ey Zâtında mukaddes ve münezzeh, fiillerinde mutahhir ve munazzif Kuddûs! Yüceler Yücesisin ey kusurlardan salim ve herkes için selâmet kaynağı Selâm!
12.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
13.
سُبْحَانَكَ يَا مُؤْمِنُ تَعَالَيْتَ يَا مُهَيْمِنُ
Subhâneke yâ Mü'min teâleyte yâ Müheymin.
Sübhansın ey Kendi rubûbiyetinin şahidi and herkese güven vaat eden Mü’min! Yüceler Yücesisin ey herkesi and her şeyi her an görüp gözeten Müheymin!
14.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
1.
سُبْحَانَكَ يَا عَزِيزُ تَعَالَيْتَ يَا جَبَّارُ
Subhâneke yâ Azîz teâleyte yâ Cebbâr.
Sübhansın ey eşi, benzeri olmayan yegâne galip ve Azîz! Yüceler Yücesisin ey elin ulaşmadığı, gücün yetmediği hâkim-i mutlak Cebbâr!
2.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
3.
سُبْحَانَكَ يَا مُتَكَـبِّرُ تَعَالَيْتَ يَا خَالِقُ
Subhâneke yâ Mütekebbir teâleyte yâ Hâlık.
Sübhansın ey ululuk, Zâtının lâzımı olan ulu Mütekebbir! Yüceler Yücesisin ey zâhir-bâtın her şeyi yaratan Hâlık!
4.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
5.
سُبْحَانَكَ يَآ اَوَّلُ تَعَالَيْتَ يَآ اٰخِرُ
Subhâneke yâ Evvel teâleyte yâ Âhir.
Sübhansın ey varlığının başlangıcı olmayan ezelî, Evvel! Yüceler Yücesisin ey varlığının sonu olmayan ebedî, Âhir!
6.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
7.
سُبْحَانَكَ يَا ظَاهِرُ تَعَالَيْتَ يَا بَاطِنُ
Subhâneke yâ Zâhir teâleyte yâ Bâtın.
Sübhansın ey âyât ve âsârıyla apaçık Zâhir! Yüceler Yücesisin Zât’ı, hakikatiyle ihata edilmeyen Bâtın!
8.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
9.
سُبْحَانَكَ يَا بَارِئُ تَعَالَيْتَ يَا مُصَوِّرُ
Subhâneke yâ Bâri' teâleyte yâ Musavvir.
Sübhansın ey örneği kendine ait, her şeyi kusursuz var ve inşa eden Bâri’! Yüceler Yücesisin ey yarattıklarına şekil ve suret veren Musavvir!
10.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
11.
سُبْحَانَكَ يَا تَوَّابُ تَعَالَيْتَ يَا وَهَّابُ
Subhâneke yâ Tevvâb teâleyte yâ Vehhâb.
Sübhansın ey tevbeye sevk eden ve tevbeleri kabul buyuran Tevvâb! Yüceler Yücesisin ey karşılıksız, bol bol hibede bulunan Vehhâb!
12.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
13.
سُبْحَانَكَ يَا بَاعِثُ تَعَالَيْتَ يَا وَارِثُ
Subhâneke yâ Bâis teâleyte yâ Vâris.
Sübhansın ey ölümden sonra dirilten ve diriliş erleri gönderen Bâis! Dilediğine dilediğini temlik eden gerçek sahip, Vâris!
14.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
15.
سُبْحَانَكَ يَا قَد۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا مُق۪يمُ
Subhâneke yâ Kadîm teâleyte yâ Mukîm.
Sübhansın ey varlığının başlangıcı olmayan, ezel tahtının yegâne sultanı Kadîm! Yüceler Yücesisin ey Kendi Zâtıyla kâim, bütün mevcudatın varlık ve bekâsının da biricik dayanağı olan Mukîm!
16.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
1.
سُبْحَانَكَ يَا فَرْدُ تَعَالَيْتَ يَا وِتْرُ
Subhâneke yâ Ferd teâleyte yâ Vitr.
Sübhansın ey eşi ve benzeri olmayan Ferd! Yüceler Yücesisin ey ikincisi olmayan, bir nazîri bulunmayan Vitr!
2.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
3.
سُبْحَانَكَ يَا نُورُ تَعَالَيْتَ يَا سَتَّارُ
Subhâneke yâ Nûr teâleyte yâ Settâr.
Sübhansın ey her şeyin biricik kaynağı Nur! Yüceler Yücesisin ey ayıp ve kusurları örten Settâr!
4.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
5.
سُبْحَانَكَ يَا جَل۪يلُ تَعَالَيْتَ يَا جَم۪يلُ
Subhâneke yâ Celîl teâleyte yâ Cemîl.
Sübhansın ey nefislerde ürperti ve haşyet hâsıl eden Celîl! Yüceler Yücesisin ey bütün güzelliklerin kaynağı güzellerden güzel Cemîl!
6.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
7.
سُبْحَانَكَ يَا قَاهِرُ تَعَالَيْتَ يَا قَادِرُ
Subhâneke yâ Kâhir teâleyte yâ Kâdir.
Sübhansın ey her şeyi Kendi iradesine boyun eğdiren Kâhir! Yüceler Yücesisin ey dilediğini yapmaya gücü yeten Kâdir!
8.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
9.
سُبْحَانَكَ يَا مَلِيكُ تَعَالَيْتَ يَا مُقْتَدِرُ
Subhâneke yâ Melîk teâleyte yâ Muktedir.
Sübhansın ey hiçbir zaman acz yaşamayan, her şey ve herkes üzerinde her zaman mutlak tasarrufta bulunan Melîk! Yüceler Yücesisin ey mutlak iktidar sahibi Muktedir!
10.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
11.
سُبْحَانَكَ يَا عَلِيمُ تَعَالَيْتَ يَا عَلاَّمُ
Subhâneke yâ Alîm teâleyte yâ Allâm.
Sübhansın ey olmuş-olacak, cüz’î-küllî her şeyi bilen Alîm! Yüceler Yücesisin ey ilmi sonsuz olan Allâm!
12.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
13.
سُبْحَانَكَ يَا عَظ۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا غَفُورُ
Subhâneke yâ Azîm teâleyte yâ Gafûr.
Sübhansın ey en büyük ve ulu, Azîm! Yüceler Yücesisin ey dilediği günahları bağışlayan Gafûr!
14.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
15.
سُبْحَانَكَ يَا حَل۪يمُ تَعَالَيْتَ يَا وَدُودُ
Subhâneke yâ Halîm teâleyte yâ Vedûd.
Sübhansın ey suçluyu hemen cezalandırmayıp düşünme mühleti veren Halîm! Yüceler Yücesisin ey bazı kullarını muhabbete mazhar kılan Vedûd!
16.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
17.
سُبْحَانَكَ يَا شَه۪يدُ تَعَالَيْتَ يَا شَاهِدُ
Subhâneke yâ Şehîd teâleyte yâ Şâhid.
Sübhansın ey her şeyi ra’ye’l-ayn bilen Şehîd! Yüceler Yücesisin ey semada ve arzda bulunan bütün varlıkların her hâlini gören Şâhid!
18.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
1.
سُبْحَانَكَ يَا كَب۪يرُ تَعَالَيْتَ يَا مُتَعَالُ
Subhâneke yâ Kebîr teâleyte yâ Müteâl.
Sübhansın ey yegâne büyük, yegâne Kebîr! Yüceler Yücesisin ey her türlü noksanlıktan müberra ulu, Müteâl!
2.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
3.
سُبْحَانَكَ يَا نُورُ تَعَالَيْتَ يَا لَط۪يفُ
Subhâneke yâ Nûr teâleyte yâ Latîf.
Sübhansın ey her şeyin biricik kaynağı Nur! Yüceler Yücesisin ey en ince noktalara kadar ihtiyaçları gören, gözeten Latîf!
4.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
5.
سُبْحَانَكَ يَا سَم۪يعُ تَعَالَيْتَ يَا كَف۪يلُ
Subhâneke yâ Semî' teâleyte yâ Kefîl.
Sübhansın ey açık gizli her şeyi duyan ve itibara alan Semi’! Yüceler Yücesisin ey bütün varlıkların Yüce Zâtına güvenip dayandıkları, onların ihtiyaçlarını tastamam ve vakti vaktine yetiştiren Kefîl!
6.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
7.
سُبْحَانَكَ يَا قَر۪يبُ تَعَالَيْتَ يَا بَص۪يرُ
Subhâneke yâ Karîb teâleyte yâ Basîr.
Sübhansın ey yüceliğiyle beraber yakınlardan yakın Karîb! Yüceler Yücesisin ey her şeyi Zâtına mahsus basarla gören Basîr!
8.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
9.
سُبْحَانَكَ يَا حَقُّ تَعَالَيْتَ يَا مُب۪ينُ
Subhâneke yâ Hakk teâleyte yâ Mübîn.
Sübhansın ey varlığı kendinden ve değişmeyen bir Zât olan Hakk! Yüceler Yücesisin ey kâinatta ve indirdiği semavî kitaplarda varlık ve birliğinin delillerini apaçık beyan eden Mübîn!
10.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
11.
سُبْحَانَكَ يَا رَؤُوفُ تَعَالَيْتَ يَا رَح۪يمُ
Subhâneke yâ Raûf teâleyte yâ Rahîm.
Sübhansın ey fenalıklara karşı kullarına müşfik olan Raûf! Yüceler Yücesisin ey rahmeti bol Rahîm!
12.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
13.
سُبْحَانَكَ يَا طَاهِرُ تَعَالَيْتَ يَا مُطَهِّرُ
Subhâneke yâ Tâhir teâleyte yâ Mutahhir.
Sübhansın ey nihayet derecede temiz ve pak olan Tâhir! Yüceler Yücesisin ey maddî mânevî kirlerden arındıran Mutahhir!
14.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
15.
سُبْحَانَكَ يَا مُجَمِّلُ تَعَالَيْتَ يَا مُفَضِّلُ
Subhâneke yâ Mücemmil teâleyte yâ Mufaddil.
Sübhansın ey her işini güzelliklerle bezeyen Mücemmil! Yüceler Yücesisin ey dilediği kullarını fazl u ihsanlarıyla diğerlerine tafdil eden Mufaddil!
16.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
1.
سُبْحَانَكَ يَا مُظْهِرُ تَعَالَيْتَ يَا مُنْعِمُ
Subhâneke yâ Muzhir teâleyte yâ Mün'im.
Sübhansın ey murad buyurduğunu dilediği şekilde âşikâr edip ortaya çıkaran Muzhir! Yüceler Yücesisin ey sürekli in’am ve ihsanda bulunan Mün’im!
2.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
3.
سُبْحَانَكَ يَا دَيَّانُ تَعَالَيْتَ يَا سُلْطَانُ
Subhâneke yâ Deyyân teâleyte yâ Sultân.
Sübhansın ey semada ve arzda bulunan bütün varlıkları, onlara verdiği nimetlerden dolayı onları hesaba çeken Deyyân! Yüceler Yücesisin ey saltanat-ı uzmâ sahibi Sultan!
4.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
5.
سُبْحَانَكَ يَا حَنَّانُ تَعَالَيْتَ يَا مَنَّانُ
Subhâneke yâ Hannân teâleyte yâ Mennân.
Sübhansın ey kullarına rahmet ve şefkati nihayetsiz olan Hannân! Yüceler Yücesisin ey mahlûkatına sayılması imkânsız nimetler ihsan eden Mennân!
6.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
7.
سُبْحَانَكَ يَآ اَحَدُ تَعَاليْتَ يَا صَمَدُ
Subhâneke yâ Ehad teâleyte yâ Samed.
Sübhansın ey ikincisi olmayan tek, Ehad! Yüceler Yücesisin ey herkesin muhtaç olduğu müstağni Samed!
8.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
9.
سُبْحَانَكَ يَا حَيُّ تَعَالَيْتَ يَا قَيُّومُ
Subhâneke yâ Hayy teâleyte yâ Kayyûm.
Sübhansın ey ebedî hayat sahibi Hayy! Yüceler Yücesisin ey Kendi Kendine kâim olan ve bütün varlığı ayakta tutan Kayyûm!
10.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
11.
سُبْحَانَكَ يَا عَدْلُ تَعَالَيْتَ يَا حَكَمُ
Subhâneke yâ Adl teâleyte yâ Hakem.
Sübhansın ey adalet-i mutlaka sahibi Adl! Yüceler Yücesisin ey her şeyi hall ü fasl eden Hakem!
12.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
13.
سُبْحَانَكَ يَا فَرْدُ تَعَالَيْتَ يَا قُدُّوسُ
Subhâneke yâ Ferd teâleyte yâ Kuddûs.
Sübhansın ey hem Zâtında hem de sıfatlarında eşi ve benzeri olmayan Ferd! Yüceler Yücesisin ey Zâtında mukaddes ve münezzeh, fiillerinde mutahhir ve munazzif Kuddûs!
14.
اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ بِعَفْوِكَ يَا رَحْمٰنُ
Ecirnâ mine'n-nâri biafvike yâ Rahmân.
Affınla bizi Cehennem ateşinden muhafaza buyur ey Rahmân!
1.
سُبْحَانَكَ اٰهِيّاً شَرَاهِيّاً تَعَالَيْتَ لَآ اِلٰهَ اِلَّآ اَنْتَ
Subhâneke Âhiyyen Şerâhiyyen teâleyte lâ ilâhe illâ ente.
1. Yâ Âhiyyen, Şerâhiyyen! Ya Rahmân, ya Rahîm, ya Hannân, ya Mennân! Sübhansın; her türlü kusurdan, noksandan nihayet derecede münezzeh, muallâ, müberra ve uzaksın. Senden başka bir ilâh yoktur.
2.
اَجِرْنَا وَاَجِرْ اُسْتَاذَنَا وَوَالِد۪ينَا وَرُفَقَائَـنَا وَاَقْرِبَائَـنَا وَاَحْبَابَنَا الْمُخْلِصِينَ مِـنَ الـنَّـارِ وَمِنْ كُلِّ نَـارٍ وَاحْـفَـظْـنَا مِنْ شَـرِّ النَّـفْسِ وَالشَّيْطَانِ وَمِنْ شَـرِّ الْجِنِّ وَالْاِنْسَانِ وَمِنْ شَـرِّ الْبِدْعَةِ وَالضَّلَالَاتِ وَالْاِلْحَادِ وَالطُّغْيَانِ بِعَفْوِكَ يَا مُج۪يرُ بِفَضْلِكَ يَا غَـفَّـارُ بِـرَحْمَـتِـكَ يَـآ اَرْحَـمَ الـرَّاحِـم۪ـيـنَ ﴿١﴾ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ الْاَبْـرَارِ بِشَفَاعَةِ نَبِـيِّـكَ الْمُخْتَارِ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ﴿٢﴾
Ecirnâ ve ecir üstâzenâ ve vâlideynâ ve rufekâenâ ve akribâenâ ve ahbâbene'l-muhlisîne mine'n-nâri ve min kulli nârin vahfaznâ min şerri'n-nefsi ve'ş-şeytâni ve min şerri'l-cinni ve'l-insâni ve min şerri'l-bid'ati ve'd-dalâlâti ve'l-ilhâdi ve't-tuğyâni biafvike yâ Mucîr, bifadlike yâ Gaffâr, birahmetike yâ Erhame'r-râhimîn. ﴿1﴾ Allâhumme edhilne'l-cennete me'al-ebrâri bişefâati nebiyyike'l-muhtâr. Âmîn ve'l-hamdu lillâhi Rabbi'l-âlemîn. ﴿2﴾
2. Bizi, üstad ve hocalarımızı, anne-babalarımızı, arkadaşlarımızı, dede ve nenelerimizi, amca ve halalarımızı, dayı ve teyzelerimizi, akrabalarımızı, dünyanın dört bir yanında ve hayatın değişik ünitelerinde hizmet eden kadın-erkek bütün mü’min ve Müslüman kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, ömrü boyunca iman hizmetine sadık kalmış Nur talebelerini Cehennem ateşinden sıyanet buyur. Ateşin her türlüsünden sıyanet buyur. Ey koruyup kollayan, kurtarıp felâha erdiren Mücîr! Senin affına dehâlet ediyoruz. Ey yarlığaması, bağışlaması bol Gaffâr! Senin fazlına ilticada bulunuyoruz. Ey Merhametliler Merhametlisi Erhamürrâhimîn! Rahmetinden dileniyoruz: Nefs-i emmâreden, şeytan-ı laînden ve ins ü cinnin şerrinden, bid’at ve dalâletlerin, inkâr ve azgınlıkların şerlerinden bizi muhafaza eyle. Allahım! Seçkinlerden seçkin nebin Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın şefaati hürmetine bizi de, ebrâr olarak isimlendirdiğin iyilerden iyi kullarınla beraber Cennetine al. Bütün hamd ü senalar sadece ve sadece Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
Tercûman-i İsmi Azam 80 duadan oluşur. Üstteki çubuktan Arapça, okunuş ve meal katmanlarını açıp kapatabilir, yazıyı büyütebilir ve seti favorilerinize ekleyebilirsiniz. Diğer setler için Dualar.
Duaları uygulamada da okuyun
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir