Adalet

Risale-i Nur terimi

Adalet, hak sahibine hakkını vermek ve haksızları terbiye etmektir. Yani başkalarının hukukuna tecavüz eden varlıkları cezalandırıp iyilik yapanları da mükâfatlandırmaktır. Hakaik-i Kur'âniyeden ve desâtir-i İslâmiyeden ve Zât-ı Vâcibü'l-Vücud'un vasıflarından biri olan adalet, her şeye hassas mizanlarla, mahsus ölçülerle vücut vermek, suret giydirmek, yerli yerine koymak, hem her hak sahibine istidadı nisbetinde hakkını vermek, yani vücudunun bütün levâzımâtını, bekàsının bütün cihâzâtını en münasip bir tarzda vermek, hem istidat, ihtiyac-ı fıtrî ve ıztırar lisanlarıyla sual edilen ve istenilen her şeye daimî cevap vermektir. Hikmet, şecaat ve iffet ile ifade edilen sırat-ı müstakim de bir adalettir ki Kur'ân'ın takip ettiği makasıd-ı esasiye ve anâsır-ı asliyeden birisidir. Müsbet adalet ve menfî adalet: Müsbet adalet, hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adalet, bu dünyada bedahet derecesinde ihatası vardır. Çünkü her şeyin istidat lisanıyla ve ihtiyac-ı fıtrî lisanıyla ve ıztırar lisanıyla Fâtır-ı Zülcelal'den istediği bütün matlubatını ve vücut ve hayatına lazım olan bütün hukukunu mahsus mizanlarla, muayyen ölçülerle bilmüşahede veriyor. Demek adaletin şu kısmı, vücut ve hayat derecesinde kat'î bir şekilde vardır. Menfî adalet ise haksızları terbiye etmektir. Yani haksızların hakkını, tazip ve tecziye ile veriyor. Şu şık ise çendan tamamıyla şu dünyada tezahür etmiyor. Fakat o hakikatin vücudunu ihsas edecek bir surette, hadsiz işarat ve emarat vardır. Ezcümle, kavm-i Âd ve Semûd'dan tut, ta şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar gelen sille-i te'dip ve te'ziyâne-i tazip, gayet âli bir adaletin hükümran olduğunu hads-i kat'î ile gösteriyor. Adalet-i mahza ve adalet-i izafiye: Kur'ân'ın emrettiği adalet, adalet-i mahzadır. Yani fert ile cemaat, şahıs ile nev-i beşer, kudret nazarında nasıl ki birdir; adalet-i İlâhî de ikisine bir bakar: #مَنْ قَتَلَ نَفْسًا بِغَـ ﰒ ﰞ ﭭ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فـيـِ الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يعًا# âyetin mana-yı işarîsiyle, bir masumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selameti için feda edilmez. Cenâb-ı Hakk'ın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez. Bir cemaatin selameti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet namına, rızasıyla olsa, o başka meseledir. Adalet-i izafiye ise küllün selameti için cüz'ü feda eder. Cemaat için, ferdin hakkını nazara almaz. Ehvenüşşer diye bir nevi adalet-i izafiyeyi yapmaya çalışır. Fakat adalet-i mahza kabil-i tatbik ise adalet-i izafiyeye gidilmez. Gidilse zulümdür. Bk. Mektubat, On Beşinci Mektup, İkinci Makam, İkinci Suâlinizin Meâli, s. 86.

Adalet maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir