Basîret
Risale-i Nur terimi
Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, sağgörü, önsezi, vizyon. Basîret, kutsî nur ile nurlanmış bir kalbin kuvvetidir ki, kalp bu kuvvet ile eşyanın iç yüzlerini, manalarını, hakikatlerini, arkaplânlarını görür. Basîret, en kısa ifadesiyle, "kalp gözünün açık olması" demektir. İnsanın gözünde eşyayı görme kâbiliyeti, kalbinde de o eşyanın yaratıcısını bilme özelliği vardır. Şu var ki, göz görebilmek için ışığa muhtaç olduğu gibi, kalp de basîret sahibi olmak ve İlâhî hakikatleri görmek için iman nuruyla nurlanmaya muhtaçtır. Böylece nurlanan bir kalp, eserde sanatı okur, nimette ikram ve ihsanı görür. Kur'ân-ı Kerim, gerçekleri görmeyenleri kör olarak niteler. "Gerçek şu ki, gözler kör olmaz. Lâkin sadırlardaki kalbler kör olur."Hac Sûresi, 22:46 Yani, gerçek körlük, kalb gözünün görmemesinden ibaret olan basiretsizliktir. Körlüğün en ileri derecesi bütün gerçeklerin kendisine dayandığı Cenâb-ı Hakkı görmemektir. Bediüzzaman'ın ifadesiyle, "Basar masnuatı görüp de, basîret Sânii görmezse, çok garip ve pek çirkin düşer."Mesnevî-i Nuriye, 10. Risale, s. 274 Basîret sahibi olan bir insan kalbi, Cenâb-ı Hakkın lütuflarından haber veren olaylarda, şükür ve hamd duygusuyla dolar. Allah'ın kudret ve azametini sergileyen hâdiselerde, kalpte hayret ve haşyet hâkim olur. İnsanın o sınırlı aklıyla idrak etmekte güçlük çektiği ulvî hakikatler karşısında, kalpte tekbir manası hükmeder.
Basîret maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir