Biat (Bey’at)

Risale-i Nur terimi

Ulu'l-emre bağlılık sözü verme. Resulullah (a.s.m.), önemli dinî-siyasî olaylar arefesinde veya İslâmiyeti kabul eden kimselerle ilk defa görüştüğünde biat almıştır. Biat, genelde el sıkışma şeklinde olmuştur. Biatta asıl olan, meşru devlet başkanını tanımak, kendini ona bağlı hissetmek ve bu hissi hayatının sonuna kadar korumaktır. Yoksa milletin her ferdinin devlet başkanı ile musafaha ederek veya başka bir şekilde biata fiilen katılması şart değildir. Biat, Hz. Peygamberin vefatından sonra, daha çok siyasî bir karakter kazanmıştır. "İslâm devletinde idare edenle, idare edilenler arasında yapılan; seçim veya bağlılık karakteri taşıyan sosyo-politik akit" anlamında kullanılmıştır. Hz. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) Hz. İbrahim'in dininden arta kalan ve bir örf şeklinde devam eden hac mevsiminde bütün engellemeye rağmen, civardan gelenlere dini tebliğ eder, onları tevhide çağırırdı. İşte, böyle bir hac mevsiminde, Medine'den gelen 12 kişi Allah'ın dinini kabul ederler. "Allah'a şirk koşmamak, hırsızlık ve zina yapmamak, çocuklarını öldürmemek, namus iftirasında bulunmamak, maruf şeylerde Peygambere isyan etmemek" üzere biat ederler. Diğer yıl daha kalabalık bir grup hâlinde gelirler. Allah Resulü ile buluşurlar. Şu biatı yaparlar: "Gerekirse savaşacağız. Hem dar günümüzde, hem rahat günümüzde; hem hoşumuza giden, hem de gitmeyen hâlde seni dinleyeceğiz ve itaat edeceğiz. Seni kendimize tercih edeceğiz. Komutanlarımıza muhalefet etmeyeceğiz. Nerede olursak olalım, hakkı söyleyeceğiz. Allah yolunda kimsenin ayıplamasından korkmayacağız."

Biat (Bey’at) maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir