Felsefe
Risale-i Nur terimi
Yunanca "sevgi" manasına gelen fila ile "hikmet" manasındaki sofia kelimelerinden oluşan filasofia, Arapça'ya felsefe biçiminde geçmiştir. Felsefenin değişik tanımları yapılmakla birlikte en genel ifade ile "bir dünya görüşü, varlık hakkında genel bir teori" veya "insanın kendi gücü ölçüsünde küllî olan varlıkların hakikati, mahiyet ve sebeplerini bilmesi" ya da "varlık, bilgi ve değerler alanıyla ilgili problemleri akılcı, tenkitçi yöntemlerle inceleyen ve temellendiren sistemli fikrî faaliyetler bütünü" şeklinde çerçeve tarifler yapılmıştır. Felsefeye ilm-i hikmet de denilmiştir. "Felsefe ve hikmet, din ve kalbe yardım etmeli, yerine geçmemeli" diyen Üstad Bediüzzaman, felsefeyi iki kısıma ayırır: Müstakim, menfaattar olan birinci kısım: Felsefenin hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye ve ahlâk ve kemâlât-ı insaniyeye ve san'atın terakkiyatına hizmet eden felsefe ve hikmet kısmı, Kur'ân ile barışıktır. Belki Kur'ân'ın hikmetine hâdimdir, muaraza edemez. Bu kısma Risale-i Nur ilişmiyor. İkinci kısım felsefe, dalâlete ve ilhada ve tabiat bataklığına düşürmeye vesile olduğu gibi, sefahet ve lehviyat ile gaflet ve dalâleti netice verdiğinden ve sihir gibi harikalarıyla Kur'ân'ın mucizekâr hakikatleri ile muaraza ettiği için, Risale-i Nur ekser eczalarında mizanlarla ve kuvvetli ve burhanlı muvazenelerle, felsefenin yoldan çıkmış bu kısmına ilişiyor, tokatlıyor. Bu ikinci kısım felsefenin mahiyetini de şöyle belirtiyor: • Huruf-u mevcudatın tezyinatında ve münasebatında dalmış ve sersemleşmiş, hakikatin yolunu şaşırmıştır. • Kitab-ı kebirin hurufatına "mana-yı harfî" ile, yani Allah hesabına bakmak lazım gelirken; öyle etmeyip "mana-yı ismî" ile, yani mevcudata mevcudat hesabına bakıyor, öyle bahsediyor. • "Ne güzel yapılmış"a bedel, "Ne güzeldir" diyerek çirkinleştiriyor, bununla kâinatı tahkir edip, kendisine müştekî ediyor. • Dinsiz felsefe hakikatsiz bir safsata ve kâinata bir tahkirdir. • Risale-i Nur'un farklı yerlerinde de "dinsiz, muzır, muhalif, mutantan, ruhsuz, muzahraf, sarhoş, sersem ve geveze felsefe, felsefe-i sakîme, felsefe-i tabiiye, felsefe-i maddiye" şeklinde tavsif ediliyor. Eski felsefeye "hikmet-i atika," yeni felsefeye ise hikmet-i cedide namı verilmiştir. Her iki felsefe de bazı meselelerde ifrat ve tefrite düşüp hakikati gösterememiştir. Mesela: Yeni felsefe eski felsefenin mürur ve ubûra ve hark ve iltiyâma kabil olmayan, semâvât hakkındaki ifratına mukabil tefrit edip, semâvâtın vücudunu adeta inkâr ediyor.
Felsefe maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir