Gıybet
Risale-i Nur terimi
1. Dedikodu. 2. Birisinin gıyabında onun hoşlanmayacağı ve işittiğinde kerahet edip darılacağı bir şeyi başkasına söylemek. Eğer doğru dese, zaten gıybettir. Eğer yalan dese, hem gıybet, hem iftiradır; iki katlı çirkin bir günahtır. Kur'ân'ın nazarında gıybet şenî bir şey olarak tavsif edilmiş, en şiddetli surette takbih olunmuş ve reziletin ta kendisi şeklinde tanınmıştır. Şöyle ki: #اَيُحِبُّ اَحَدُكُـمْ اَنْ يَأْ كُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا# âyetin ifadesiyle ve kelimelerin ayrı ayrı delâletiyle, gıybet; aklen ve kalben ve insaniyeten ve vicdanen ve fıtraten ve milliyeten mezmumdur. Gıybet, mahsus birkaç maddede caiz olabilir: Birisi: Şekvâ suretinde bir vazifedar adama der, tâ yardım edip o münkeri, o kabahati ondan izale etsin ve hakkını ondan alsın. Birisi de: Bir adam onunla teşrik-i mesai etmek ister, seninle meşveret eder. Sen de, sırf maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek için desen: "Onunla teşrik-i mesai etme. Çünkü zarar göreceksin." Birisi de: Maksadı tahkir ve teşhir değil, belki maksadı tarif ve tanıttırmak için dese: "O topal ve serseri adam filân yere gitti." Birisi de: O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahirdir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyor, zulmüyle telezzüz ediyor, sıkılmayarak âşikâre bir surette işliyor. İşte bu mahsus maddelerde, garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz olabilir. Yoksa nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a'mâl-i salihayı yer, bitirir.
Gıybet maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir