Gölge (Zıl)

Risale-i Nur terimi

1. Asıldan haber veren, fakat aslın özelliklerini taşımayan. 2. Varlık mertebesi yönünden asla göre çok zayıf ve sönük kalan. Cenâb-ı Hakkın varlığı vâciptir; olmaması ise imkânsızdır. Bu varlık mertebesi ancak Allah'a mahsustur.Bk. Vâcib Bütün mahlûkatın varlıkları ise mümkinBk. mümkin sınıfına girer. Bir zamanlar yok idiler, İlâhî irade ile var oldular. Yine aynı irade ile hayatlarına son verilebilir ve yeniden varlık sahasından göç ederler. İşte bu mümkinin varlık sıfatı, Cenâb-ı Hakkın vâcib olan varlığına göre zayıf bir gölge gibidir. "Bize gösterdiğin numunelerin, gölgelerin asıllarını, menbalarını göster."Sözler, 10. Söz (Haşir Risalesi), 5. Suret, s. 86 "Umum kâinattaki umum kemâlât, bir Zât-ı Zülcelâl'in kemâlinin âyâtıdır ve cemâlinin işaratıdır. Belki hakiki kemâline nisbeten bütün kâinattaki hüsün ve kemâl ve cemâl, zaîf bir gölgedir."Sözler, 32. Söz, 2. Mevkıf, 3. Maksat, 3. Remiz, s. 843 Eşyanın varlığının gölge kadar zayıf olduğunu bilen bir insan, kalp âleminde ona gölge kadar kıymet verir. Onlarla oyalanmaz, o gölgelerde esmâsını tecelli ettiren Vacibü'l-Vücud'un marifetinde, muhabbetinde mertebeler kat etmeye çalışır. Güneşin aynadaki aksi, onun gölgesi makamındadır, yani ondan haber verir ve varlık mertebesi itibariyle onun varlığına nispetle gölge gibi zayıf kalır. O aynayı bir başka aynaya karşı tuttuğumuzda bu ikinci aynada birinci aynadaki "gölge güneş" tecelli eder. İşte bu ikinci tecellinin varlık derecesi ise "gölgenin gölgesi" kadardır. Eşyanın, ilm-i İlâhîdeki mahiyetleri esmâ-i İlâhîyenin gölgeleri, bunların yaratıldıktan sonraki hâlleri (hakikatleri) ise esmâ-i İlâhîyenin gölgelerinin gölgeleridir.

Gölge (Zıl) maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir