Hikmet
Risale-i Nur terimi
Çoğulu, hikem. 1. İnsanı iyi olana yönlendiren, çirkin ve kötü olandan alıkoyan söz. 2. Herkesin bilmediği gizli sebep, sır. 3. Kuvve-i akliyenin vasat mertebesidir ki hakkı hak bilir, imtisal eder; bâtılı bâtıl bilir, içtinap eder. 4. Bir şeyin ilerideki netice ve gayelerine muvafık bir tarzda faydaları gözetilerek hüsn-ü sanatla ve sanatının intizamla yapılması; hem o şeyde, en kısa yol, en yakın cihet, en hafif suret ve en güzel keyfiyet seçilerek her şeyin yerli yerine konulmasıdır. Zıddı, abestir. Hikmet ile illet arasındaki fark için bk. illet. İlâhî hikmet (hikmet-i İlâhiye): Saniin her şeyi "ilerideki neticelerine ve gayelerine muvafık bir tarzda" maslahat ve faideleri gözeterek gayet hüsn-ü san'atla halk etmesi ve o şeylerin san'atını intizamla yapmasıdır. Keza, her şeyde en kısa yolu ve en yakın ciheti ve en hafif sûreti ve en güzel keyfiyeti ihtiyar ve intihab ederek her şeyi yerli yerine koymasıdır. Bu cihetle hikmet-i İlâhiye, inayet-i ezeliyenin timsalidir. (Bk. inayet) İlm-i Hikmet: Felsefe. Felsefe nazarı, kesrete, esbaba, tabiata bakar, ona göre görür. Mevcudata mevcudat hesabına bakar, öyle bahseder. "Ne güzel yapılmış"a bedel, "Ne güzeldir" der. (Bk. Felsefe) Eski felsefeye hikmet-i atika, yeni felsefeye ise hikmet-i cedide namı verilmiştir. Fenn-i Hikmetü'l-Eşya: Mevcudatın hakikatlerini varlık âlemindeki keyfiyetlerine göre araştıran nazarî ilimdir. Bu ilmin kemali ise Cenâb-ı Hakk'ın (c.c.) ism-i Hakîm'inin tecelliyât-ı kübrasını müdebbirâne, mürebbiyâne, eşyada, menfaatlerinde ve maslahatlarında görmekle ve o isme yetişmekle ve ona dayanmakla olur. Kur'ân'ın Hikmet-i Kudsiyesi: Kur'ân-ı Hakîm, şu kur'ân-ı azîm-i kâinatın en âli bir müfessiridir ve en beliğ bir tercümanıdır. Evet, o Furkan'dır ki şu kâinatın sahifelerinde ve zamanların yapraklarında kalem-i kudretle yazılan âyât-ı tekvîniyeyi cin ve inse ders verir. Hem herbiri birer harf-i mânidar olan mevcudata "mânâ-yı harfî" nazarıyla, yani onlara Sâni hesabına bakar. "Ne kadar güzel yapılmış; ne kadar güzel bir surette Sânii'nin cemaline delâlet ediyor" der. Ve bununla kâinatın hakikî güzelliğini gösteriyor. Kur'ân-ı Hakîm'in hikmeti, hayat-ı şahsiyeye verdiği terbiye-i ahlâkiye: Hikmet-i Kur'ân'ın halis tilmizi, bir abddir. Fakat âzam-ı mahlûkata da ibadete tenezzül etmez. Hem cennet gibi âzam-ı menfaat olan bir şeyi gaye-i ibadet kabul etmez bir abd-i azizdir. Hem hakiki tilmizi mütevazidir, selim, halimdir. Fakat Fâtır'ının gayrına, daire-i izni haricinde ihtiyarıyla tezellüle tenezzül etmez. Hem fakir ve zayıftır, fakr ve zaafını bilir. Fakat onun Mâlik-i Kerîm'i ona iddihar ettiği uhrevî servetle müstağnîdir ve Seyyidinin nihayetsiz kudretine istinad ettiği için kavîdir. Hem yalnız livechillâh, rıza-i İlâhî için, fazilet için amel eder, çalışır. Hikmet-i Kur'âniyenin hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye verdiği terbiye: Nokta-i istinadı, kuvvete bedel "hakkı" kabul eder. Gayede menfaate bedel "fazilet ve rıza-i İlâhîyi" kabul eder. Hayatta düstur-u cidal yerine "düstur-u teâvünü" esas tutar. Cemaatlerin rabıtalarında unsuriyet, milliyet yerine "rabıta-i dinî ve sınıfî ve vatanî" kabul eder. Gayâtı, hevesat-ı nefsâniyenin tecavüzâtına sed çekip ruhu maâliyâta teşvik ve hissiyat-ı ulviyesini tatmin eder ve insanı kemâlât-ı insaniyeye sevk edip insan eder. Evet, Kur'ân'ın bildirdiği ilm-i hikmet-i kudsiye manevî kirlerden temizlendirir.
Hikmet maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir