Hulûl (Etmek)

Risale-i Nur terimi

1. Bir şeyin içine işlemek, girmek, nüfûz etmek. 2. Gelip çatmak, erişmek. 3. Etkisi altına almak; gücünü, etkisini hissettirmek. 4. Allah'ın, mutlak veya muayyen olarak mümkinatla—hâşâ—ittisal ve ittihat etmesi manasında bir terim. Buna göre hulûl inancı iki grupta toplanmıştır: 1. Mutlak Hulûl: Allah'ın zâtıyla her şeye hulûl ettiğini ve her yerde bulunduğunu kabul eden bâtıl bir görüş. Bu telakki hulûl-ü âmm diye de anılır. Bunlar su-i tefehhümle, muhakkikînin kelimat ve şatahatını anlamayarak onları kendi istidad-ı şûrelerinden zuhur eden evham-ı vahiyeye tatbik ederek "vâcibin mümkünde hulûl ettiğini," yani ulûhiyetin maddeyle mezc olduğunu ileri sürmüşler. Aşırı düşünceler taşıyan ve İslâm toplumu tarafından tasvip edilmeyen bir kısım Şia veya maddiyata hasr-ı nazar ve istiğrak eden bir kısım mutasavvıflar gibi... Bu konu Muhâkemat'ta şöyle izah edilir: "Eğer desen: Bazı mutasavvıfın kelâmından ittisal ve ittihad ve hulûl zahir oluyor. Ve ondan tevehhüm edilir ki bazı maddiyyunun mesleği olan vahdetü'l-vücuda bir münasebet gösterir. "Elcevap: Müteşabih hükmünde olan muhakkikîn-i sofiyenin şatahatını ki vücud-u Akdese hasr-ı nazar ve istiğrak ve mümkinattan tecerrüd cihetiyle matmah-ı nazar ettikleri delil içinde neticeyi görmek, yani, âlemden Sânii müşahede etmek tarikiyle takip ettikleri meslek olan cedavil-i ekvanda cereyan-ı tecelliyâtı ve melekûtiyet-i eşyada sereyan-ı füyuzatı ve merâyâ-yı mevcudata tecellî-i esma ve sıfâtı ise dîku'l-elfaz sebebiyle 'ulûhiyet-i sâriye' ve 'hayat-ı sâriye' tâbir ettikleri hakaiki başkalar anlamadılar. Su-i tefehhümle, kendi istidad-ı şûrelerinden zuhur eden evham-ı vahiyeye, muhakkikînin kelimat ve şatahatını tatbik ettiler. Yuha onların akıllarına! Süreyya derecesinde olan muhakkikînin efkâr-ı mücerredeleri, serâ derekesinde olan mukallidîn-i maddiyyunun efkâr-ı sefilesinden binler derece uzaktır." 2. Muayyen Hulûl: Allah'ın zâtı veya sıfatlarıyla muayyen bir şahsa yahut belirli bir nesneye intikal ettiğini kabul eden bâtıl bir görüş. Bu telakki hulûl-ü hâs diye de bilinir. Hıristiyanların, Allah'ın Hz. İsa'ya hulûl ettiğini ve böylece Hz. İsa'nın tanrı olduğunu ileri sürmeleri veya bir kısım aşırı Şiilerin imamlar hakkında benimsedikleri inançlar gibi... Hulûl bazan tenasuh ile karıştırılır. Hâlbuki tenasuh (reenkarnasyon), bazı bâtıl inançlara göre insan ruhunun başka bir insan, hayvan veya bitkiye ait bedene intikal etmesi manasında kullanılır ve bir ruh göçüdür.

Hulûl (Etmek) maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir