Kebîr

Risale-i Nur terimi

1. Büyük, ulu. 2. Reis, önder. 3. Yaşlı, ihtiyar. 4. Esma-i Hüsna'dandır: Büyüklüğünü fikirlerin kavrayamadığı, ceberutiyet-i mutlaka derecesinde kibriya ve azamet sahibi olan Allah. Kebîr, Cenâb-ı Hakk'ın zâtının kemali için kullanılır. Bu da üç şekilde anlaşılır: Birincisi: İnsanlar tarafından kebîr, yaş itibariyle büyük olan mahlûklar için kullanılır (Mesela kebîrü's-sin denilir, azimü's-sin denilmez). Cenâb-ı Hak ise ezelî ve ebedî olduğundan mahlûkattan hiçbir büyükle kıyas edilemez. Yüce varlığı ezelden ebede kesintisiz devam eder. İkincisi: Cisim itibariyle büyüklüktür (Mesela fil koyundan büyüktür). Fakat Cenâb-ı Hak, cisimden münezzehtir. Bu açıdan yaratılmışlarla kıyas edilmez. Zira yaratılmışlar mümkünü'l-vücuttur, O ise vâcib'l-vücuttur. Vücubun en küçük cilvesi bütün kâinattan büyüktür. Büyüklüğü karşısında bütün varlıklar O'na boyun eğmiştir. Üçüncüsü: Yapılan eserler, ortaya konulan sanat ve maharet bakımından büyüklüktür. Hiç şüphesiz kâinat gibi büyük bir eser yaratarak sanat ve maharetini gösteren Zât-ı Zülcelal'in büyüklüğü elbette hiçbir varlıkla kıyas edilmez. Allahuekber unvanına bihakkın lâyıktır. Not: Büyüklüğü ifade eden Azîm, çoğunlukla sıfatların büyüklüğü için kullanılır. Kebîr ismi ise zâtın büyüklüğü için kullanılır ve Azîm isminin manasını da ihtiva eder. Bununla beraber bazen birbirinin yerine de kullanılabiliyor.

Kebîr maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir