Kelâm

Risale-i Nur terimi

1. Söz, söz söyleme, konuşma. Kelâm iki kısımdır: Bir kısmı ruhlara kut, fikirlere kuvvet verici hakikatlerdir ki tekerrür ettikçe Güneş'in ziyası gibi, ruhlara, fikirlere hayat verir. Kur'ân kelâmı bu nevidendir. Diğeri, meyve kabilinden iştihayı açan kısımda tekerrür makbul değildir, istihsan edilmez. Kelâmın tabakaları, ulviyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemal cihetinden dört menbaı var: • Mütekellim, kim söylemiş. • Muhatap, kime söylemiş. • Maksat, niçin söylemiş. • Makam, ne makamda söylemiş. 2. Kelâm ilmi/ilm-i kelâm: Mârifet-i imaniyenin, burhanlı ve aklî yolunu gösteren ilim dalı. 3. Sıfât-ı sübûtiye denilen sıfat-ı seb'adan birisidir ki bunlar ne ayn ne gayr sıfatlar olarak tesmiye olunur. Cenâb-ı Hakk'ın kelâm sıfatı, O'nun konuşması, bütün zîruh mahlûkatını konuşturması ve konuşmalarını bilmesidir. (O'nun konuşması bütün kelâmların kuvvetine maliktir.) Ancak mahlûkata olan hitabatı onların akıllarının ve fehimlerinin seviyesine göredir. (Bk. tenezzülât-ı İlâhiye) Vahiyler kelâm-ı İlâhî olduğu gibi, bütün melâikelere ve insanlara, hattâ hayvanlara gelen umum ilhamlar da bir nevi kelâm-ı İlâhîdir. Nihayetsiz olan kelâm-ı İlâhî içinde en büyük makam ise Kur'ân'a aittir. Cenâb-ı Hakk'ın kelâmı, kendine lâyık, ezelî, sermedi, küllî, umumî, şâmil, muhît ve gayr-ı mütenâhidir, denizler mürekkep olsa, ağaçlar kalem olsa, yazsalar, bitiremezler. O'nun mükâlemesi, küllî ve muhit olarak her şeyin kabiliyetine göre tecellî eder; hiçbir suâl bir suâle, bir iş bir işe, bir hitap bir hitaba mâni olmaz ve karıştırmaz. Zira Allah'ın kelâmı zâtî sıfatıdır, Zât-ı Akdes'e lazımdır. O'nda teceddüd yok, ziyade ve noksan olmaya kabiliyet yok, tagayyürü yok ki mertebesi olsun. Maahaza, acz bu sıfatın zıddı olduğundan, onun içine giremez.

Kelâm maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir