Kemal

Risale-i Nur terimi

1. Olgunluk. 2. Fazilet, üstünlük. 3. Mükemmel, noksansız, kusursuz, tam ve eksiksiz olma, futursuz. (Yalnız ayıplardan selamet, kemale delil olamaz.) "Cüz'î sahibi küllî" ile "cüzler sahibi küll" arasında fark vardır. Cemal ve ehadiyet tecellîsi bunlardan birincisine, celal ve vahidiyet tecellîsi de ikincisine benzer. Kemal ve kibriyâ tecellîsi ise hepsinin cem'idir. Yani, celalin nazarında cemal ne ise küllün nazarında küllî ve cüz'ün nazarında cüz'î de odur. Kâinatta herhangi bir şey, hadd-i kemale vasıl olmayınca hareket etmekten durmuyor. Kemaline vasıl olduğu zaman hareketi terk edip sükûnda oturur. Bundan anlaşılıyor ki vücut kemali ister, Kemal sübutu iktiza eder. Kemalin kemali de devam ile olur. Mümkinat mahiyetlerinin mutlak kemali, mutlak vücuttur. Hususî kemali, istidatlarını kuvveden fiile çıkaran, ona mahsus bir vücuttur. Kemal mahbub-u lizâtihîdir. Yani, ne şeyi seversen ya lezzet için seversin, ya menfaat için, ya evlâda meyil gibi bir müşakele-i cinsiye için, ya kemal olduğu için seversin. Eğer kemal ise başka bir sebeb, bir garaz lazım değil. O bizzât sevilir. Mesela eski zamanda sahib-i kemalât insanları herkes sever; onlara karşı hiçbir alâka olmadığı hâlde istihsankârane muhabbet edilir. Evsâf-ı âliyedeki hakikî kemal, akran ve ezdâda bakmaz, belki mezâhir ve müteallikatına bakar. Mesela bir validenin, evlâdının mes'udiyetlerinden ve istirahatlerinden şefkat vasıtasıyla aldığı lezzet o derece kuvvetlidir ki onların rahatı için ruhunu feda eder derecesine getirir. Gayra bakan ve gayra nisbeten hâsıl olan meziyetler, faziletler, tefevvuklar hakikî değiller; nisbîdirler, zayıftırlar. Eğer gayr nazardan sakıt olsalar, onlar da sukut ederler. Mesela sıcaklığın nisbî lezzeti ve fazileti, soğuğun tesiriyledir. Yemeğin nisbî lezzeti, açlık eleminin tesiriyledir. Onlar gitse, bunlar da azalır. Hakikî kemal odur ki gayrın tasavvuruna bina edilmesin, zâtında bulunsun ve bizzat bir hakikat-i mukarrere olsun. Sâni-i Zülcelal ve Fâtır-ı Zülcemal ve Hâlık-ı Zülkemal'in bütün kemâlâtı ise hakikiyedir, zâtiyedir. Gayr ve mâsivâ O'na tesir etmez, yalnız mezâhir olabilirler. Kemal-i mutlak ve Kâmil-i Zülcelal olan Vâcibü'l-Vücud, zât ve sıfât ve ef'âlinde bütün envâ-ı kemâlâta câmidir. Cenâb-ı Hak, mükemmelliğin sonsuz mertebelerine sahip bir Kâmil-i Mutlaktır ve kâinatta kemâlât olarak ne varsa O'nun kemalinin âyetlerinden bir âyet ve O'nun kemalinin işaretlerinden bir işarettir. Umum kâinattaki umum kemâlât, bir Zât-ı Zülcelal'in kemalinin âyâtıdır ve cemalinin işârâtıdır. Belki, hakikî kemaline nisbeten bütün kâinattaki hüsün ve kemal ve cemal, zayıf bir gölgedir.

Kemal maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir