Kuvve
Risale-i Nur terimi
Çoğulu, kuva. 1. Kuvvet. 2. Henüz icra olunmayıp, fiile gelmeyip tasavvurda bulunan işin hâli. İnsanda kuvve hâlinde mevcut olan istidat ve kabiliyetler bilfiil ve amel suretine girebilir. 3. Şeriat-ı fıtriyenin her bir hükmü: Tabiat, Allah'ın san'atı ve şeriat-ı fıtriyesidir. Nevâmis ise onun meseleleridir. Kuvâ dahi, o meselelerin hükümleridir—kuvve-i müvellide, kuvve-i câzibe, kuvve-i dâfia, kuvve-i musavvire gibi. 4. His, hasse: Akıl, kalb, vicdan, sır, ruh, hayal, hafıza, hırs, kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye, kuvve-i akliye gibi. İnsandaki bu kuvvetlere, şeriatça bir had ve bir nihayet tayin edilmişse de, fıtraten tayin edilmemiş olduğundan, bu kuvvetlerin herbirisi, tefrit, vasat, ifrat namıyla üç mertebeye ayrılırlar. Cenâb-ı Hak, hayvanın hilâfına, cinlerin ve insanların kuvâlarına ve hissiyatlarına fıtraten bir had bırakmamış, fıtrî bir kayıt koymamış, serbest bırakmış. Sair hayvânâtın kuvâları ve hissiyatları mahduttur, fıtrî bir kayıt altındadır. Hâlbuki insanın her kuvâsı, hadsiz bir mesafede cevelân eder gibi, gayr-ı mütenâhi cânibine gider. Çünkü insan, Hâlık-ı Kâinatın esmasının nihayetsiz tecellîlerine bir âyine olduğu için, kuvâlarına nihayetsiz bir istidat verilmiş. Mesela insan, hırs ile, bütün dünya ona verilse, # هَلْ مِنْ مَز۪يدٍ# (daha yok mu#?#) diyecek. Hem, hodgâmlığıyla, kendi menfaatine binler adamın zararını kabul eder. Ve hâkezâ, ahlâk-ı seyyiede hadsiz derecede inkişafları olduğu ve Nemrudlar ve Firavunlar derecesine kadar gittikleri ve sıga-i mübalâğa ile "zalûm" olduğu gibi, ahlâk-ı hasenede dahi hadsiz bir terakkiyâta mazhar olur, enbiya ve sıddıkîn derecesine terakki eder.
Kuvve maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir