Lâtif
Risale-i Nur terimi
1. Lütuf kelimesinden türemiştir ve şu anlamlara gelir:. 2. Yumuşak, mülâyim, nâzik ve hoş: "Lâtif bir davranış.". 3. Güzel, hoşa giden ve şirin: "Lâtif bir manzara.". 4. Cisimle ilgisi olmayan, ruhânî olan: "Lâtif varlıklar, melekler.". 5. Pek ince, derin ve gizli. 6. Cenâb-ı Hakkın ismi: Faydalı şeyleri kullarına ve yarattığı varlıklara güzellikle, hoş ve ince bir şekilde ulaştıran, lütuf ve ihsan eden; her işin en ince ve en gizli yönlerini bilen Allah. Tariften de anlaşılacağı gibi, Lâtif isminin iki mânası vardır: Birincisi, ihsan etmek; ikincisi, sırları ve incelikleri bilmek. Lâtif ismi Kur'ân-ı Kerimde yedi yerde geçmekte ve bu iki manayı da ihtiva etmektedir. Cenâb-ı Hakkın ilmi, her işin en ince ve en gizli yanlarına ulaştığı gibi; Onun fiilleri de son derece yumuşak ve mülâyimdir. İmâm-ı Gazalî bu iki açıdan Lâtif isminin varlıklar üzerindeki tecellî ve tesirini özetle şu şekilde açıklar: Çocuğu anne karnında kat kat karanlıklar içinde yaratması Allah'ın Lâtif isminin bir cilvesidir. Allah cenini orada yaratır, korur ve besler. Doğduğu zaman, memeyi ağzına alıp emmesini ilham eder. Çocuk doğar doğmaz, gecenin karanlığında da olsa, görmeden ve kimseden de öğrenmeden hemen memeye yapışıp emmeye başlar. Bütün bunlar Allah'ın birer lütfu olduğu gibi çok ince ve nâfiz ilminin eseridir. Büyüme çağında da bu İlâhî lütuf ve incelikler devam eder. Doğumu takip eden ilk aylarda dişlerini yaratmaz ki, annesinden sütü rahatlıkla emebilsin. Çünkü o dönemde onun gıdası sadece süttür. Sütün haricinde gıda alabileceği zaman gelince dişleri çıkmaya başlar. Artık yemeye ihtiyaç duymakta, mideye yavaş yavaş pişmiş yemeklerin girmesi gerekmektedir. Alınan bu yiyeceklerin çiğnenebilmesi için dişler çıkmaya başlar. O dişlerin farklı şekillerde yaratılması da ayrıca üzerinde düşünülmeye değer. Bütün bunlar Allah'ın birer lütfudur. Çocuğun ilerleyen yaşlarında en büyük görevlerinden birisi de konuşmaktır. Yani bir nefes halinde dışarı salınacak azıcık bir havayı sayısız kelime biçimlerine sokan dil, bir yandan yeryüzü mutfağında rahmetle pişen sayısız yiyeceklerin ayrı ayrı tatlarını zevkle hissetmek için mizancıklar halinde tat alma hücrelerini taşımaktadır; öte yandan da ağızda yemeği sağa sola götürmek için bir kürek görevini görmektedir. İnsanın kolayca çiğneyip yuttuğu bir lokma yiyecekte Allah'ın hoş ihsanları ve ince ilminin tesirleri saymakla bitmez. Kısacası, Cenâb-ı Hak yaptığı her işte, verdiği her hükümde ve ortaya koyduğu her takdirde hem son derece gizliliklere nüfuz edici bir ilim, hem de sonsuz bir lütuf ve ihsanla iş görür, her işinin altında derin bir ilim ve nâzik bir ikram saklıdır. İlâhî yardımlar genellikle en hoşa gidecek şekillerde gelir ve beklenmedik tarzlarda gerçekleşirler. Özellikle baharda cereyan eden lâtif canlanış, süsleniş ve kuruluşlara kulak verilse, diğer birçok ismin yanı sıra en çok "yâ Lâtîf" dedikleri işitilecektir. Çünkü o muhteşem kuruluş, süsleniş ve donanım birkaç hafta zarfında sessiz sedâsız ve lütuf dolu bir faaliyet ve çok ince bir ilimle gerçekleşir.
Lâtif maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir