Mevcud-u Meçhul

Risale-i Nur terimi

Varlığında şüphe olmamakla birlikte mahiyet ve keyfiyeti bilinmeyen. İnsan, İlâhî sıfatların ancak varlıklarını bilebilir, mahiyetlerini bilemez. Allah, ancak mevcud-u meçhul olarak bilinebilir. Yani, "Onun varlığında asla şüphe yoktur, fakat zâtının ve sıfatlarının mahiyetini bilmek insan idrakini aşar." "Cenâb-ı Hakka mevcud-u meçhul ünvanıyla bakılırsa, mârufiyet (bilinirlik) şuâları bir derece tebarüz eder." Mesnevî-i Nuriye, Habbe, s. 173 Allah'a böylece iman eden bir insan, Onu tanıma yoluna girmiş demektir. Artık o kişide marufiyet şuaları yani Allah'ı tanımanın ışıkları kendini gösterir. Akıl mahlûk olduğu gibi, onun bilgi sahasına giren herşey de mahlûktur. Öyle ise sınırlı olan akıl, sonsuz ve mutlak olanı anlayamayacağını idrak ettiği anda, Allah'ı bilme yolunda önemli bir adım atmış olacaktır. Bu gerçeği anlamamız için en güzel örnek kendi ruhumuzdur. İnsan ruhu, mahiyetiyle bilinmez, ancak faaliyetleriyle anlaşılır. Ruhu böylece tanıyan bir insan, onu tanımaya başlamış demektir. Böyle yapmayıp, ruhun mahiyeti hakkında konuşan, "uzunluğu şu kadar, eni bu kadardır; bedenin şurasında oturur, rengi şöyledir" gibi şeyler söyleyen insan, ruhu bilmediğini gösterir ve onu tanımaktan daha da uzaklaşır. Ruhun mahiyeti bilinmez. O, beden ülkesini sevk ve idare eden İlâhî bir kanundur. Toprağı görüp yerçekimini göremediğimiz gibi, bedeni görür fakat ruhu seyredemeyiz. Ruh, ne hanesi olan bedene benzer, ne de o haneyi kuşatan kâinata. Ruh bedende misafir olan apayrı bir mahiyettir. Ruh hakkında insana çok az bilgi verilmiştir. İnsan bu bilgi ile ruhunu "bilinmez" olarak bilir, "anlaşılmaz" olarak anlar.

Mevcud-u Meçhul maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir