Münâcât

Risale-i Nur terimi

1. Fısıldaşarak bir sırrı paylaşmak, yalvarmak, yakarmak. Kurtuluş için Allah'a dua etmek. Münâcât; fısıldamak, fısıldaşmak; kulağa söylemek manasına gelen necvâ kökünden gelir. Bu bakımdan dua ve niyaz, için için fısıltı ile olunca "münâcât" adını alır. Hazret-i Yunus'un (a.s.) şu münâcâtı gibi: #لَا ﰋ اِلٰهَ اِلَّاﯳ اَنْتَ سُبْحَانَكَﮍ اِنـيـ ﰇﰍ كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ـينﭯﮊ# 2. Bütün mevcudatın, küllî ve cüz'î herbirisinin; acz ve fakr ve kusurlarıyla, kudret ve kemal-i İlâhîyi ilân etmeleri gibi Allah'a dua ve tazarruda bulunması. Mesela: Veysel Karanî hazretlerinin duası bu cümledendir: "Yâ İlâhenâ! Rabbimiz Sensin. Çünkü biz abdiz. Nefsimizin terbiyesinden âciziz. Demek bizi terbiye eden Sensin." Veya Üçüncü Şuâ (Münâcât Risalesi) gibi... 3. Dua ve niyazı tazammun eden şiir. Mesela Üstad Bediüzzaman'ın şu münacatı gibi: "Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki: Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim." Ayrıca bk. dua

Münâcât maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir