Münafık
Risale-i Nur terimi
Zâhiren iman etmiş görünüp, kalben küfür ve inkâr etmiş olan. Münafıklar, dünyevî menfaatler için zâhiren iman etmişler. Sonra kalben küfür ve inkâr etmişler. Sonra hayret ve tereddüt içinde kalmışlar. Sonra hakkı talep etmemişler. Sonra o dalâletten rücua kàdir olmamışlardır ki hakkı arasınlar... İstihza, hud'a, ikiyüzlülük, hile, kizb, riya gibi kötü ahlâklar münafıkta vardır. Münafık itikadsızdır, kalbsizdir ve vicdansızdır, Peygamber (a.s.m.) aleyhindedir. Alelekser münafıklar, ehl-i kitaptan oldukları için, şeytanî bir zekâ sahipleri olup, daha hilekâr, daha desiseci olurlar. Münafıkların marazları kalbin sathında değildir. Ancak kalbin melekûtunda, yani içyüzünde kâin bir marazdır. Malumdur ki kalbin sathında bulunan bir hastalık, bütün a'mâl-i bedeniyeyi sekteye uğrattığı gibi, kalbin içyüzü de nifakla hastalandığı zaman, ef'âl-i ruhiye tamamen istikamet üzerine hareket edemez. Cenâb-ı Hak, münafıkları nifaktan zecr ve men için kötü hâllerini şöyle naklediyor: #يُخَادِعُونَ اللّٰهَ# : Yani, hile ile Allah'ı kandırmak istiyorlar. Zira Resul-ü Ekrem (a.s.m.) Allah'ın elçisidir. Ona yapılan hile Allah'a racidir. Allah'a yapılan hile ise muhaldir. Muhali talep etmek hamakattir. Böyle hayvancasına hamakat, taaccübü muciptir. #وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّا اَنْفُسَهُمْ# : Yani, onlar ancak nefislerine hile yapıyorlar; zira fiillerinde nef' değil, zarar vardır. Bu zarar da nefislerine racidir. Nefislerine zarar veren, ancak süfeha kısmıdır. #وَمَا يَشْعُرُونَ# : Yani, nef' ve zararı tefrik edecek bir hisse malik değillerdir. Bu ise cehaletin en edna ve en aşağı bir derekesine düştüklerine işarettir. #ف۪ى قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ# : Yani, nifak ve hasetten kalblerinde, ruhlarında öyle bir maraz vardır ki o maraz, hakkı bâtıl, hakikati hurafe telâkki etmeye sebeptir. Zaten fasit bir kalbden, bozuk bir ruhdan böyle rezaletlerin çıkması bedihîdir. #فَزاَدَهُمُ اللّٰهُ مَرَضًا# : Yani, eğer onlar yaptıkları fenalıkla gayz ve hasetlerini izale için bir deva, bir ilâç talebinde iseler, o zannettikleri ilâç, kalblerini, ruhlarını bozan bir zehirdir. Zehirle kendi tedavisine çalışan, elbette zelildir. Evet, kırık ve yaralı bir el ile intikamını almak isteyen, yarasının artmasına hizmet eden bir miskindir. #وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ# : Yani, eğer onlar bir zevk, bir lezzet talebinde iseler, şu nifaklarında pek çok maâsî olduğu gibi, muvakkat bir lezzet bile yoktur. O nifak, ancak dünyada şedit bir elemi, âhirette de en şedit bir azabı intaç edecek bir dalâlettir. #بِمَاكَانُوا يَكْذِبُونَ# : Yani, yaptıkları kizbden pişman olup, nedamet etmedikleri takdirde, beynennas yalancılıkla teşhir ve bir alâmetle tevsimleri lazımdır ki başkalar onlara itimad edip marazlarına maruz kalmasınlar. Münafıklarla ilgili hüküm konusunda ise Risale-i Nur'da şöyle izahlar yer almaktadır: "Münafık öldükten sonra namazı kılınmaz" meâlindeki âyet, o zamandaki ihbar-ı İlâhî ile bilinen kat'î münafıklar demektir. Yoksa zan ile, şüphe ile münafık deyip namaz kılmamak olmaz. Madem Lâ ilâhe illâllah der, ehl-i kıbledir. Sarih küfür söylemese veyahut tevbe etse, namazı kılınabilir... Münafık hakikatine dâhil olmamak lazım gelir. Bazı âyât ve ehâdis vardır ki mutlakadır; külliye telâkki edilmiş. Hem öyleler vardır ki münteşire-i muvakkatedir; daime zannedilmiş. Hem mukayyed var; âmm hesap edilmiş. Mesela, demiş, "Bu şey küfürdür." Yani, o sıfat imandan neş'et etmemiş; o sıfat kafiredir. O haysiyetle, o zât küfür etti, denilir. Fakat mevsufu ise mâsume ve imandan neş'et ettikleri gibi, imanın tereşşuhatına da hâize olan başka evsafa malik olduğundan, o zât kafirdir, denilmez. İllâ ki o sıfat küfürden neş'et ettiği, yakînen biline... Zira başka sebepten de neş'et edebilir. Sıfatın delâletinde şek var; imanın vücudunda da yakîn var. Şek ise yakînin hükmünü izale etmez. Her Müslimin her vasfı Müslim olmak vâcip iken, haricen her dem vaki, sabit değildir. Öyle de, her kafirin her vasfı kafir olmak, küfründen neş'et etmek yine lazım değildir. Her fâsıkın her vasfı fâsık olmak, fıskından neş'et etmek, öyle de, her dem sabit değildir.
Münafık maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir