Nesh

Risale-i Nur terimi

1. Bir hükmü iptal edip değiştirmek. 2. Şer'i bir hükmü, daha sonra başka bir şer'i hükümle yürürlükten kaldırmak. Şer'i bir hükmün, sonradan gelen bir şer'i hükümle iptaline nesh adı verilir. Yeni hükmü bildiren âyete nâsih, hükmü kaldırılan âyete ise "mensuh" denir. Meselâ, Kur'ân-ı Kerim, önceki semâvi kitapları neshetmiş yani onların hükümlerini iptal etmiştir. Son hükmü bildiren Kur'ân var iken, önceki hükümlerle amel etmek caiz değildir. Kur'ân'ın şu âyetleri nesh ile alâkalıdır: "Allah neyi indireceğini pek iyi bildiği halde, biz bir âyeti başka bir âyetin yerine getirdiğimizde 'Sen ancak bir iftiracısın.' dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler." Nahl Sûresi, 16:101 Temel hükümler bütün peygamberler için aynıdır; değişmez, nesh olmaz. Meselâ, imanın rükünleri bütün hak dinlerde aynıdır ve ibadet bunların hepsinde vardır. Ama ibadetin fer'î hükümlerinde, yani teferruatında farklılıklar görülür. İbadetin şekli, vakti, kıblenin yönü gibi hükümlerde nesh söz konusu olmuştur. Ayrıca, İslâm'ın insanlara ilk defa tebliğ edildiği o başlangıç döneminde bazı yasaklar kademeli olarak getirilmiş, böylece ilk hüküm neshedilmiştir. Bütün bu nesihler, temel ve itikadı hükümlerde değil, ibadet ve muamelata dair fer'î hükümlerde gerçekleşmiştir. Bir hükmün nesh olması onun yanlış olup, doğrusuyla değiştirildiği manasına gelmez. Bu konuda bir âyet-i kerimede şöyle buyurulur: "Biz bir âyetin hükmünü nesheder veya onu unutturursak, mutlaka daha hayırlısını veya benzerini getiririz." Bakara Sûresi, 2:106 Âyette geçen "daha hayırlısını veya benzerini" ifadesi bu noktada çok önemlidir. Yani, nesh olan hükümler de, yeni hükümler gibi hayırlıdırlar. İnsanların hayrına olma özelliği bütün âyetler için geçerlidir. Nesh olan bazı âyetler de insanlık âlemine ayrı bir sahada ders verirler. Meselâ, içki kademeli olarak yasaklanmıştır. Bunda, insanları bir yanlıştan çevirme hususunda sabırlı olunmasına dair çok güzel bir İlâhî irşat saklıdır. Kaldı ki, bu nesh olan âyetlerin de manaları yine doğrudur. İlk âyet, "içkide bazı faydalar olmakla birlikte zararının daha fazla olduğu" yolundadır. Bu hüküm bugün de doğrudur. Alkolün ilâç sanayiinde kullanıldığı yahut alkol almanın kişiye kısa bir süre aldatıcı ve geçici bir rahatlık getirdiği bir vakıadır. İkinci kademede, içkili iken namaza yaklaşılmaması emredilmiştir. İçkili bir insanın namaza yaklaşmaması bugün de gereklidir. Üçüncü safhada içki tamamen yasaklanmış ve haram kılınmıştır. Bazı tefsirler, Mekke döneminde nazil olan ve sabrı, affı tavsiye eden âyetleri izah ederken, bunların "kıtal âyetleriyle mensuh," olduğunu, yani, savaşa izin veren âyetler (kıtal âyetleri) indikten sonra, bu âyetlerin hükmünün yürürlükten kaldırıldığını söylerler. Halbuki mensuh olduğunu söyledikleri âyetler bir merhaleyi, kıtal âyetleri ise, bir başka merhaleyi gösterir. Durum şundan ibarettir: Cenâb-ı Hak, Müslümanlar zayıf ve az olduklarında sabır ve safhı, kuvvetli olduklarında ise, savaşı emretmiştir.Bk. cihad Bu âyetlerde, bir nesih söz konusu değildir. Nesih, artık uygulanması caiz olmayacak şekilde hükmün ortadan kaldırılmasıdır. Yoksa belli bir sebepten dolayı emredilen bir meselede, başka bir sebeple yeni bir hükme geçilmesi, nesih değildir. Müslümanlara zaafa düştükleri hallerde affı, ezaya sabrı emreden âyetler yine yürürlüktedir.

Nesh maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir