Sebep

Risale-i Nur terimi

Çoğulu, esbab. 1. Bir şeyin husul ve vukuunu icap eden şey; vesile, vasıta. 2. Âmil, illet. Sebep, Cenâb-ı Hakk'ın, şu kâinat sarayında ism‑i Hakîm iktizasıyla, izzet, azamet ve rububiyetin şuûnâtı gibi bazı hikmetler için icraatlarına perde yaptığı ve müsebbebi vukua getirdiği vasıtalar. Cenâb-ı Hak, müsebbebatı esbaba bağlamakla, intizamı temin eden bir nizamı kâinatta vaz etmiş ve her şeyi, o nizama müraat etmeye ve o nizamla kalmaya tevcih etmiştir. Fakat esbabın içtimaı, müsebbebi icad etmek için değil, belki lisan-ı hâl ile müsebbebi Cenâb-ı Haktan istemek için bir vaziyet-i marziye almaktır. Yani esbab vaz edilmiş, tâ aklın nazar-ı zahirîsine karşı kudretin izzeti muhafaza edilsin. Yoksa esbabın icadda hiçbir tesiri yoktur. Mesela "Sâni-i Hakîm, işlerine esbab-ı zahiriyeyi perde ettiğinden, cazibe-i umumiye namında bir kanun-u İlâhîsiyle, sapan taşları gibi, seyyareleri Güneş'le bağlamış; ve o cazibeyle muhtelif, fakat muntazam hareketle o seyyareleri daire-i hikmetinde döndürüyor; ve o cazibeyi tevlit için, Güneş'in kendi merkezinde hareketini zahirî bir sebep etmiş." Sebep ile illet arasındaki fark için bk. illet.

Sebep maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir