Tahayyül
Risale-i Nur terimi
Önceden duyularla algılanmış eşyanın zihinde canlandırılması. Tahayyül, ilmin dimağdaki ilk mertebesidir, hükümsüz, tasdik ve iz'ana göre bir derece serbesttir. Cüz-ü ihtiyariyeyi pek dinlemediği için teklif-i dinî altına çok giremez. Tahayyül ile tasavvur arasındaki farkı şöyle izah edebiliriz: Hayal belirli bir nesnede (objede) gerçekleşir, vasfın (niteliğin) rolü büyüktür. Risale-i Nur'da buna şöyle bir örnek verilir: "Bir tepeciğin eteğinden geçerken, parlak bir sarıçiçek nazarıma ilişti. Eskiden vatanımda ve sair memleketlerde gördüğüm o cins sarıçiçekleri derhatır ettirdi. Şöyle bir mana kalbe geldi ki: Bu çiçek kimin turrası ise kimin sikkesi ise ve kimin mührü ise ve kimin nakşı ise elbette bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler O'nun mühürleridir, sikkeleridir." Bu metinde Üstad Bediüzzaman, daha önce kendi vatanında ve sair memleketlerde gördüğü o cins sarıçiçekleri zihninde canlandırdığı için buna tahayyül denir. Tasavvur ise geneldir, nesnenin şu veya bu vasfını taşımaz. Buna misal olarak konunun devamında şöyle denilir: "Şu mühür tahayyülünden sonra şöyle bir tasavvur geldi ki: Nasıl bir mühürle mühürlenmiş bir mektup, o mühür, o mektubun sahibini gösterir. Öyle de, şu çiçek bir mühr-ü Rahmânîdir. Şu envâ-ı nakışlarla ve mânidar nebâtat satırlarıyla yazılan şu tepecik dahi, bu çiçek Sâniinin mektubudur. Hem şu tepecik dahi bir mühürdür. Şu sahrâ ve ova, bir mektub-u Rahmânî hey'âtını aldı."
Tahayyül maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir