Tenezzülât-ı İlâhiye

Risale-i Nur terimi

Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın, mütehalif, mütenevvi halette, hadsiz muhatapların fehimlerine yakın ve münasip üslûplar üzerine nâzil olma hakikat-i kudsiyesidir. Cenâb-ı Hakk'ın tevcih-i hitap esnasında insanların bilhassa en büyük tabakayı teşkil eden avâm-ı nâsın fehimlerine göre yaptığı bu tenezzülât-ı İlâhiye'de, akl-ı beşere karşı te'nis-i ezhan, ihtiram-ı hissiyat, mümaşat-ı ezhan vardır. Bu bakımdan tenezzülât, insanların zihinlerini hakaikten tenfir edip kaçırtmamak için İlâhî bir okşamadır. Evet, Kur'ân-ı Hakîm ehl-i şuura imam, cin ve inse mürşid, ehl-i kemale rehber, ehl-i hakikata muallim olması hasebiyle üslubunun beşerin muhaveratı ve üslûbu tarzında olması zarurî ve kat'îdir. Çünkü cin ve ins münacatını ondan alıyor, duasını ondan öğreniyor, mesailini onun lisanıyla zikrediyor, edeb-i muaşeretini ondan taallüm ediyor ve hâkeza, herkes onu merci yapıyor. Nasıl ki bir çocukla konuşan, kendisini çocuklaştırır ve çocuklar gibi çat-pat ederek konuşur ki çocuk anlayabilsin. Avâm-ı nâsın fehimlerine göre ifade edilen Kur'ân-ı Kerîm'in ince hakikatleri de # اَلتَّنَزُّلَاتُ الْاِلٰـهِيَّةُ اِلٰى عُقُولِ الْبَشَرِ# ile anılmaktadır. Eğer Hazret-i Mûsâ aleyhisselâmın Tur-i Sina'da işittiği Kelâmullah tarzında olsaydı; beşer bunu dinlemekte, işitmekte tahammül edemezdi ve merci edemezdi. Hazret-i Mûsâ gibi bir ulül'azm, ancak birkaç kelâmı işitmeye tahammül etmiştir. Mûsâ aleyhisselâm demiş: #اَهٰكَذَا كَلَامُكَ قَالَ اللّٰهُ ل۪ى قُوَّةُ جَم۪يعِ الْاَلْسِنَةِ# Tenezzülât-ı İlâhiye'den biri de müteşabihattır. Bk. müteşabihat

Tenezzülât-ı İlâhiye maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.

Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir