Vâhid-i Kıyasî
Risale-i Nur terimi
Mukayese unsuru. Ölçü birimi, ölçek. İnsan; benlik ve hürriyet sayesinde kendisine takılan İlâhî hediyeleri kendine nispet edebilir; benim gözüm, benim aklım, benim kalbim diyebilir. Ve bunları, bu imtihan meydanında, dilediği gibi kullanabilme hürriyetine sahiptir. İnsan kendi ruhuna takılan sıfatları, hisleri, duyguları İlâhî marifet sahasında kullanmalıdır. Bunu nasıl başaracağı Risale-i Nur'da çok güzel bir misalle ortaya konuluyor. Bu misal bir anahtardır ve bizi çok gerçeklere kavuşturabilir. Meselâ: "Kendinde bir rububiyet-i mevhume, bir mâlikiyet, bir kudret, bir ilim tasavvur eder, bir had çizer, onunla muhit sıfatlara bir hadd-i mevhum vaz eder. 'Buraya kadar benim, ondan sonra Onundur' diye bir taksimat yapar. Kendindeki ölçücüklerle onların mahiyetini yavaş yavaş anlar."Sözler, 30. Söz, 1. Maksat, s. 726 İnsan, elli kilogramlık bir taşı havaya kaldırdığında, bu işi kendisine verilen kuvvet sayesinde yaptığını bilir; ama yine de "Ben bu taşı kaldırdım" diyerek o işe sahip çıkar. Zira o işi irade eden ve yapan, bir başkası değil, kendisidir. İşte insan, bu kuvvetini vahid-i kıyasî yaparak der ki, Allah da şu üzerinde durduğum dünyayı İlâhî kudretiyle döndürüyor. İnsan, kendisine ihsan edilen kuvvet sayesinde bu hükme varır. Sonra "mevhum hattı bozar." Yani, dünyayı döndüren kudretin, onu ve elindeki taşı da birlikte döndürdüğünü düşündüğünde bütün kuvvet ve kudretin Allah'a ait olduğunu tasdik eder. İnsan, kendi sıfatlarıyla kendi işlerini nasıl gördüğünü iyice düşündükten sonra, bunu bir mikyas, bir kıyas unsuru olarak kullanıp, "elbette bende ve içinde bulunduğum bu âlemde icraat gösteren Rabbim kudret sahibidir, sonsuz ilmi, mutlak iradesi vardır, herşeyi görür, bütün sesleri işitir, irade ettiği herşeyi sonsuz bir kolaylıkla yapar" diyebilir. İnsan, İlâhî şuûnata da yine, kendisine verilen halleri, kâbiliyetleri, hisleri ölçü alarak bir derece bakabilir: Küfür ve isyan yolunu tutan kulları için bir azap beldesi hazırlayan Rabbimiz, insana da bir gazap kuvvesi vermiştir. O da sözünü dinlemeyen memuruna gazaplanır, ceza verir. Okyanuslarda milyarlarla ifade edilemeyecek kadar çok balıkları birlikte yaratan ve yaşatan Rabbinin bu haşmetli icraatını hayretle seyreden insan, satın aldığı birkaç balık için evinde bir akvaryum hazırlar. O da kendi âleminde o balıklara merhamet etmekten, onların yemlerini vermekten, akvaryumun bakımını yapmaktan bir haz duyar. Zemin yüzünü çiçeklerle, ağaçlarla donatan Rabbinin bu rahmet saçan icraatlarını ibretle seyreden insan, kendi bahçesine, yine Onun terbiye ettiği fidanları diker ve onların bakımını yapmaktan bir zevk duyar. Semânın yıldızlarına bakar, o da kendi evinin tavanını avizelerle donatır.
Vâhid-i Kıyasî maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir