Vahiy
Risale-i Nur terimi
1. İşaret, kitabet, risale, ilham ve gizli söz gibi başkasına ulaştırılan şeyler. 2. Mektup, kitap. 3. Padişah-ı Ezelî olan Cenâb-ı Hakk'ın, umum âlemlerin Rabbi ismiyle ve kâinat Hâlıkı ünvanıyla enbiya vasıtasıyla cin ve insanlarla bir mükâlemesidir. Bir padişahın haşmet-i saltanat ve hâkimiyet-i umumiye haysiyetiyle bir yaverini, bir valiye göndermesi ve o hâkimiyetin ihtişamını ve emrin ehemmiyetini göstermek için, bazan vasıta ile beraber bir içtima yapması, sonra ferman tebliğ ettirmesi gibi... Vahiy, Zât-ı Akdes'in kelâm sıfatından gelir. Enbiyaya gelen vahyin ekserisi melek vasıtasıyladır. Vahyin hakikatı beş hakikat-ı kudsiyeyi ifade ve ifaza eder: Birincisi: # لِلتَّنَزُّلَاتِ الْاِلٰهِيَّةِ اِلٰى عُقُولِ الْبَشَرِ# denilen, beşerin akıllarına ve fehimlerine göre konuşmak, bir tenezzül-ü İlâhîdir. Evet, bütün zîruh mahlûkatını konuşturan ve konuşmalarını bilen, elbette Kendisi dahi o konuşmalara konuşmasıyla müdahale etmesi, rububiyetin muktezasıdır. İkincisi: Kendini tanıttırmak için, kâinatı bu kadar hadsiz masraflarla, baştanbaşa harikalar içinde yaratan ve binler dillerle kemâlâtını söylettiren, elbette Kendi sözleriyle dahi Kendini tanıttıracak. Üçüncüsü: Mevcudatın en müntehabı ve en muhtacı ve en nâzenini ve en müştakı olan hakikî insanların münâcâtlarına ve şükürlerine fiilen mukabele ettiği gibi, kelâmıyla da mukabele etmek, hâlıkıyetin şe'nidir. Dördüncüsü: İlim ile hayatın zarurî bir lazımı ve ışıklı bir tezahürü olan mükâleme sıfatı, elbette ihatalı bir ilmi ve sermedî bir hayatı taşıyan Zâtta, ihatalı ve sermedî bir surette bulunur. Beşincisi: En sevimli ve muhabbetli ve endişeli ve nokta-i istinada en muhtaç ve sahibini ve mâlikini bulmaya en müştak, hem fakir ve âciz bulunan mahlûkatlarına, acz ve iştiyakı, fakr ve ihtiyacı ve endişe-i istikbali ve muhabbeti ve perestişi veren bir Zât, elbette Kendi vücudunu onlara tekellümüyle iş'ar etmek, ulûhiyetin muktezasıdır. İşte, tenezzül-ü İlâhî ve taarrüf-ü Rabbânî ve mukabele-i Rahmânî ve mükâleme‑i Sübhânî ve iş'âr-ı Samedânî hakikatlerini tazammun eden umumî, semâvî vahiylerin, icmâ ile Vâcibü'l-Vücud'un vücûduna ve vahdetine delâletleri öyle bir hüccettir ki gündüzdeki Güneş'in şuââtının Güneş'e şehadetinden daha kuvvetlidir. Vahiy iki kısımdır: "Biri vahy-i sarihîdir ki Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm onda sırf bir tercümandır, mübelliğdir, müdahalesi yoktur: Kur'ân ve bazı ehâdis-i kudsiye gibi. İkinci kısım, vahy-i zımnîdir. Şu kısmın mücmel ve hülâsası, vahye ve ilhama istinad eder; fakat tafsilâtı ve tasvirâtı Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma aittir. O vahiyden gelen mücmel hâdiseyi tafsil ve tasvirde, zât-ı Ahmediye aleyhissalâtü vesselâm, bazan ya ilhama ve vahye istinad edip beyan eder veyahut kendi ferasetiyle beyan eder. Ve kendi içtihadıyla yaptığı tafsilât ve tasvirâtı ya vazife-i risalet noktasında ulvî kuvve-i kudsiye ile beyan eder veyahut örf ve âdet ve efkâr-ı âmme seviyesine göre, beşeriyeti noktasında beyan eder." İlhamdan çok yüksek olan vahiy gölgesizdir, sâfidir, havassa (enbiyaya) hastır. Vahiy ile ilham arasındaki fark için bk. ilham
Vahiy maddesi Lügat-ı Risale'dendir. Diğer terimler: Lügat-ı Risale.
Okurken kelimeye dokunun, anlamı açılsın
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir