Âdiyât Suresi Ezberle

11 ayet · tekrarlı dinleme · Arapça, okunuş, meal

Âdiyât Suresi — Arapça, okunuş ve meal

وَالْعَادِیَاتِ ضَبْحًاۙ
Vel-’âdiyâti dabhâ(n)
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. (1-6)
فَالْمُورِیَاتِ قَدْحًاۙ
Fel-mûriyâti kadhâ(n)
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. (1-6)
فَالْمُغٖیرَاتِ صُبْحًاۙ
Fel-muġîrâti subhâ(n)
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. (1-6)
فَاَثَرْنَ بِهٖ نَقْعًاۙ
Fe-eśerne bihi nak’â(n)
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. (1-6)
فَوَسَطْنَ بِهٖ جَمْعًاۙ
Fe-vesatne bihi cem’â(n)
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. (1-6)
اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّهٖ لَكَنُودٌۚ
İnne-l-insâne lirabbihi lekenûd(un)
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. (1-6)
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَهٖیدٌۚ
Ve-innehu ‘alâ żâlike leşehîd(un)
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَیْرِ لَشَدٖیدٌؕ
Ve-innehu lihubbi-lḣayri leşedîd(un)
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
اَفَلَا یَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِی الْقُبُورِۙ
Efelâ ya’lemu iżâ bu’śira mâ fî-lkubûr(i)
Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır. (9-11)
وَحُصِّلَ مَا فِی الصُّدُورِۙ
Ve hussile mâ fî-ssudûr(i)
Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır. (9-11)
اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ یَوْمَئِذٍ لَخَبٖیرٌ
İnne rabbehum bihim yevme-iżin leḣabîr(un)
Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır. (9-11)

Âdiyât Suresi 11 ayettir. Yukarıdaki hıfz aracında her ayeti 1, 3, 5, 10 kez ya da sürekli tekrarla dinleyin; hafızı ve hızı değiştirin; ezberledikten sonra "Ezberledim" ile işaretleyin. Mushafta okumak için Âdiyât Suresi, dinlemek için Kur'an Dinle.

Ezber ilerlemenizi uygulamada takip edin

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir