Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—

Âsâr-ı Bediiye · Sayfa 683

KitapÂsâr-ı Bediiye
Sayfa683–692
SeviyeAna bölüm

Âsâr-ı Bediiye kitabının "Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—" bölümü 683. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Âsâr-ı Bediiye.

ط

- Zevkkiy-yül meslek ehl-i tasavvufun, vahdet-üş şuhûdu tazammun eden vahdet-ül vucûdları, Allah hesabına kâinatı inkârdır. Ehl-i felsefenin, zaif-ül i'tikad ehl-i nazarın, vahdet-ül mevcudu tazammun eden vahdet-ül vucûdları kâinat hesabına Allahı inkârdır, sofestâiliktir. Daire-i esbâbın te'sirinden kendini kurtarmayan bir ruh, vahdet-i vucûddan dem vuramaz.

ط

- Cüz'-ü lâ-yetecezza zerresinden insana, insandan şems-üş şümusa, müteselsil mahrutî silsilenin vasatındaki cevher-i ferîdi, insan-ı mükerremdir.

ن

- İnsanın meşhur havassından başka havassı vardır. Zaika gibi bir hiss-i saika, hem bir hiss-i şaika vardır. Hem gayr-ı meş'ur hisler çoktur.

س

- Bâzan arzu, fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris arzu-yu nefsanîsini fikir zanneder.

ط

- Garibdir ki, bazı adam pis bir çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne bulaştırır.

س

- Şehid velîdir. Cihad, farz-ı kifayeden farz-ı ayne, belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir. Hacc ve zekat gibi, cihadda da niyetin tasarrufu azdır. Hattâ adem-i niyet dahi asıl nokta-i nazarından niyet hükmündedir. Demek zıdd-ı niyet, yakînen tebeyyün etmezse, cihad şehâdet-i hakikiyeyi intac eder. Zîrâ vücûb tezauf etse, taayyün eder. İhtiyarı

Sayfa 684

tazammun eden niyetin tesiri azalır. Şu günahkâr millette, birdenbire onbinler evliya inkişaf ve tezahür etse, az bir mükâfat değildir.

ط

- Bizde biri fâsık olsa, galiben ahlâksız ve vicdansız olur. Zîrâ arzu-yu masiyet, vicdandaki imanın sadâsını susturmakla inkişaf edebilir. Demek vicdanını ve maneviyatını sarsmadan, istihfaf etmeden, tam ihtiyarıyla şerri işlemez. Onun için İslâmiyet; fâsıkı hain bilir, şehâdetini reddeder. Mürtedi zehir bilir, i'dam eder. Zimmîyi ve muahidi ibka eder.

İcra-yı adalet, din namına olmalı, tâ akıl ve kalb ve ruh müteessir olsunlar, imtisal etsinler. Yoksa, yalnız vehim müteessir olur. Yalnız hükûmetin cezasından korkar -eğer tahakkuk etse-. Nâsın itabından çekinir -eğer tebeyyün etse-.

ط

- Bir câni yüzünden, çok masumları ihtiva eden bir gemi batırılmaz. Bir câni sıfat yüzünden, çok evsaf-ı masumeyi muhtevî bir mü'mine adavet edilmez.

Lasiyyema sebeb-i muhabbet olan iman ve tevhid, Cebel-i Uhud gibidir. Sebeb-i adavet olan şeyler, çakıl taşlar gibidir. Çakıl taşları Cebel-i Uhud'dan daha ağır telakkî etmek ne kadar akılsızlıksa, mü'minin mü'mine adaveti, o kadar kalbsizliktir. Mü'minlerde adavet, yalnız acımak mânâsında olabilir.

Elhasıl:

İman muhabbeti, İslâmiyet uhuvveti istilzam eder.

ط

-

اَلْكَلَامُ كَالْمَالِ لَايَجُوزُ ف۪يهِ اْلاِسْرَافُ

تَمَّتْ

Sayfa 683   Okuyucuda devam et

Âsâr-ı Bediiye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir