Âsâr-ı Bediiye — Sayfa 26
Nokta Risalesi@—
Âsâr-ı Bediiye kitabının 26. sayfası — Nokta Risalesi@— bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Madem Kudret-i Ezeliye âdî ve en kesif bir maddeden zevi'l-ervahı halkeder. Elbette nur gibi, esir gibi ruha yakın sair seyyâlât-ı lâtife maddeleri ihmal etmez, meyyit bırakmaz.
Temsil:
Melâikeyi, ruhaniyâtı tasdik etmeyen, vahşi bir adama benzer ki; büyük muhteşem bir medenî şehre gidiyor. Şehrin uzak köşesinde pis, perişan, küçük bir hâneye rast gelir ki, sefil insanlarla dolu. Etrafı da zevil-ervah ile memlu... Onlara mahsus şerait-i hayatiye vardır ki; bazısı âkilün-nebat, bâzısı âkilüs-simâktir.
Sonra, uzakta binlerce müzeyyen kusûr-u âliye görüyor ki, mâbeynlerinde geniş tenezzühgâh meydanları var. Uzaklıktan veya kasr-ı nazarından veya onların gizlenmesinden, o insanlar ona görünmediği ve şurada gördüğü şerâit-i hayat o kasırlarda görünmediği için itikad ediyor ki; o kasırlar sâkinînden hâlîdir.
Hem melâikeyi tasdik eden zat, o vahşinin arkadaşı olan, nimbedevî bir adama benzer ki; şu küçük, hakir hâneyi gördü ki, zîruhla dolu. Ve ihtiyar ve hikmete delâlet eden şehrin intizamını gördüğünden cezm eder ki; O kusûr-u müzeyyenenin bazı sükkânları var ki, onlar onlara münasip, onlar ona muvafıktırlar. Kendilerine mahsus şerait-i hayatiyeleri vardır. Uzaklık veya gözün kabiliyetsizliği veya tesettürlerine binaen görünmemeleri, olmamalarına delil olamaz. "Adem-i rü'yet, adem-i vücûda delalet etmez."
Demek, küre-i arzın hakaret ve kesafetiyle beraber bu kadar zevilervahın vatanı olması.. Ve en hasis hatta müteaffin cüz'leri menbâ-ı hayat kesilmesi, bittarik-il evlâ hem intizam-ı muttaride mebni olan kıyas-ı hafiy-yi hadsiye müesses olan kıyas-ı evlevî ile delâlet eder ki; şu feza-yı lâyetenâhî burûcuyla, nücûmuyla zîşuur, zevil-ervah ile doludur. Nurdan, nardan ve seyyâlâtlardan mahluk olan o zevil-ervaha Şeriat: "melâike ve cânn" der. Melâike ise ecnas-ı muhtelifedir. Cinn dahi öyle.
ÜÇÜNCÜ NÜKTE:
Bütün ukalâ, turuk-u ta'birde ihtilâflarıyla beraber melâikenin mânâ ve hakikatının vücûduna icma'-ı mâneviyle ittifak etmişlerdir. Hatta Meşşaiyyûn, melâikeyi: "envâın mahiyât-ı mücerrede-yi ruhâniye" ile tâbir etmişlerdir. İşrâkiyyun: "ukul-u aşere, erbab-ul enva' " diye tevsim etmişler. Ehl-i edyan "melek-ül cibal, melek-ül bihar, melek-ül emtar"namlarıyla tesmiye etmişler. Hatta akılları gözlerinde olan maddiyyûn ve tabiiyyûn dahi mânâ-yı melâikeyi inkâra mecal
Âsâr-ı Bediiye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir