Âsâr-ı Bediiye — Sayfa 447
Divan-ı Harb-i Örfî@—
Âsâr-ı Bediiye kitabının 447. sayfası — Divan-ı Harb-i Örfî@— bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Hem de her bir kemâlin müessis ve hâmisi olan "cesaret ve namus-u millî" emrediyor; nasıl ki şimdiye kadar dimağdan kalbe mecra açmakla aklı kuvvete mezc ederek, maârifinizi kılıncın hutut-u cevherinden öğrenmekle şecâat-ı maddîde terakki ettiniz; şimdi ise kalbden fikre karşı menfez açınız. Kuvveti aklın imdadına ve hissiyatı efkârın arkasına gönderiniz. Tâ ki, şecaât-ı akliye-i medeniyet meydanında nâmus-u millî pâyimal olmasın. Kılıncınız fen ve san'at cevherinden yapılmalı.
Hem de "lisan-ı mâderzâd" denilen eşi'aa-i hissiyat-ı milliyenin ma'kesi; ve semerat-ı edebin şeceresi; ve âb-ı hayat-ı maârifin cedâvili; ve kıymet ve tekemmülünüzün mîzan-ı i'tidali; ve doğrudan doğruya herkesin vicdanına karşı menfez açmakla hayt-ı şuaî gibi tesiratı ilka' edici "ihmalinizle gayet müşevveş ve bazı dalları aşılanmış" olan lisanınız "şecere-i tûba" gibi bir şecerenin tecellîsine müstaid iken; böyle kurumuş ve perişan kalmış; ve medeniyet lisanı olan edebiyattan nakıs kalmış olduğundan, lisan-ı teessüfle lisanınız sizden hamiyet-i milliyeye arz-ı şikayet ediyor.
İnsanda kaderin sikkesi lisandır. İnsaniyetin sureti ise, sahife-i lisanda nakş-ı beyan tersim ediyor. Lisan-ı mâderzâd ise; tabiî olduğundan elfaz -davet etmeksizin- zihne geliyor. Alışveriş yalnız mânâ ile kaldığından zihin çatallaşmaz.. Ve o lisana giren maarif "nakş-ı alelhacer" gibi bakî kalır. Ve o zeyy-i lisan-ı millî ile görünen her ne olursa me'nûs olur.
İşte hamiyet-i millînin bir misalini size takdim ediyorum ki; o da Motki'li Halil Hayâlî Efendidir ki; hamiyet-i millînin her şûbesinde olduğu gibi; bu şube-i lisan meydanında kasabus-sebaki ihraz eylemiş.. Ve lisanımızın esası olan Elifba ve Sarf ve Nahvini vücûda getirmiş. Ve hatta diyebilirim ki; asr-ı hamiyet ve gayret ve fedakârlık ve himayet-i zuafâ imtizac ederek, vücûd-u manevisini teşkil etmiştir. Hakikaten Kürdistan madeninden böyle bir cevher-i hamiyete rast geldiğinden bizim istikbalimizi, onun gibi (ümîdinden) birçok cevahir ışıklandıracaktır.
İşte bu zat şâyân-ı iktida bir numune-i hamiyet göstermiş. Ve muhtac-ı tekemmül olan lisan-ı millimize dair bir temel atmış. Onun isrine gitmeyi ve temeli üzerine bina etmeyi ehl-i hamiyete tavsiye ediyorum.
Said-i Kürdî
Âsâr-ı Bediiye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir