Âyet-ül Kübra — Sayfa 117
İkinci Sır
Âyet-ül Kübra kitabının 117. sayfası — İkinci Sır bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Hem göz gibi birtek nur veya Cebrail gibi nurânî birtek ruhanî; tecelli-i rahmet içinde olan faaliyet-i Rabbâniyenin kemâl-i vüs'atinden birtek yere suhûletle baktığı ve gittiği ve birtek yerde suhûletle bulunduğu gibi, binler yerlerde de, kudret-i İlâhiye ile suhûletle bulunur, bakar, girer.. az, çok farkı yoktur.
Aynen öyle de: Kudret-i Zâtiye-i Ezeliye, en lâtif, en has bir nur ve bütün nurların nuru olduğundan ve eşyanın mahiyetleri ve hakikatları ve melekûtiyet vecihleri şeffaf ve âyine gibi parlak olduğundan ve zerrâttan ve nebâtâttan ve zîhayattan tâ yıldızlara ve güneşlere ve aylara kadar herşey, o kudret-i zâtiyenin hükmüne gayet derecede itaatli, inkıyadlı ve o kudret-i ezeliyenin emirlerine nihayet derece mutî ve musahhar bulunduğundan, elbette hadsiz eşyayı birtek şey gibi îcad eder ve yanlarında bulunur. Bir iş bir işe mâni olmaz. Büyük ve küçük, çok ve az, cüz'î ve küllî birdir. Hiçbiri O'na ağır gelmez.
Hem nasılki, Onuncu ve Yirmidokuzuncu Söz'lerde denildiği gibi intizam ve muvâzene ve hükme itaat ve emirleri imtisal sırlarıyla, yüz hane kadar bir büyük sefîneyi bir çocuğun parmağıyla oyuncağını çevirdiği gibi döndürür, gezdirir.
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir