Âyet-ül Kübra — Sayfa 143

Dördüncü Hakikat

Âyet-ül Kübra kitabının 143. sayfası — Dördüncü Hakikat bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

Rabbânî altında değil, belki ihsana tabidir. Kâh verir, kâh vermez.

Bu ikinci rızıkta, bahtiyar odur ki; medâr-ı saâdet ve lezzet olan iktisad ve kanaatla sa'y-i helâli, bir nevi ibâdet ve rızık için bir fiilî dua bilerek müteşekkirâne ve minnetdârâne o ihsanı kabul edip hayatını saadetkârâne geçirir.

Ve bedbaht odur ki, medâr-ı şekavet ve hasaret ve elem olan israf ve hırs ile sa'y-i helâli bırakarak, her kapıya başvurup, tenbelkârâne ve zalimâne ve müştekiyâne hayatını geçirir, belki öldürür.

Nasılki mide bir rızık ister; öyle de, kalb ve ruh ve akıl ve göz ve kulak ve ağız gibi insanın latîfeleri ve duyguları dahi Rezzâk-ı Rahîm'den rızıklarını isterler ve müteşekkirâne alırlar. Her birisine ayrı ayrı ve onlara lâyık ve onları memnun ve mütelezziz eden rızıkları, hazine-i rahmetten ihsan edilir. Belki Rezzâk-ı Rahîm, onlara daha geniş rızık vermek için göz ve kulak, kalb ve hayal ve akıl gibi o lâtifelerin her birisini, hazine-i rahmetinin birer anahtarı hükmünde yaratmış. Meselâ göz, kâinat yüzündeki hüsün ve cemâl gibi kıymettar cevher hazinelerinin bir anahtarı olduğu misillû.. ötekiler dahi (herbiri) birer âlemin anahtarı olur; îman ile istifade eder. Yine sadedimize dönüyoruz.

Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir