Âyet-ül Kübra — Sayfa 146
Dördüncü Hakikat
Âyet-ül Kübra kitabının 146. sayfası — Dördüncü Hakikat bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
olan mevsiminin ve onun terbiyegâhı olan bahar ve yazın Mâlik-i Zülcelâl'i ve Hâlık-ı Zülcemâl'i olacak, başka olamaz.
Demek herbir meyve öyle bir mühr-ü vahdettir ki; onun ağacı olan Arz'ın ve onun bahçesi olan kâinat kitabının kâtibini ve Sâni'ini bildirir ve vahdetini gösterir ve meyveler adedince vahdâniyet fermânının mühürlendiğine işaret eder.
Risâletü'n-Nur İsm-i Rahîm ve İsm-i Hakîm'in mazharı olduğundan, bu rahîmiyet hakikatının çok lem'alarını ve çok sırlarını Risâletü'n-Nur çok eczalarında beyan ve isbat ettiğinden, ona havale ile bu pek büyük hazineden halimin müsaadesizliği cihetiyle bu kısa işaretle iktifa edildi.
İşte bizim seyyah diyor ki: "Elhamdülillah her yerde aradığım ve her şeyden sorduğum hâlıkımın ve mâlikimin vücûb-u vücûduna ve vahdetine şehadet eden "Otuzüç Hakikatı" gördüm ve dinledim. Herbir hakikat, güneş gibi parlak, karanlık bırakmaz; dağ gibi kuvvetli ve sarsılmaz. Ve herbiri tahakkukuyla vücûduna gayet kat'î şehadet eder ve ihâtasıyla vahdetine gayet zâhir delâlet eder. Ve sâir erkân-ı îmâniyeyi dahi içinde kuvvetli isbat etmekle beraber mecmû hakikatların icma'ı
Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir