Âyet-ül Kübra — Sayfa 190

32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci

Âyet-ül Kübra kitabının 190. sayfası — 32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

âyetin i'cazkârâne ve îcazkârâne ifade ettiği hakikatı, o Söz'de beyan edildiğinden, onu oraya havale ederiz.

İkinci âyet ise; yalnız bir küçük işaretle göstereceğiz ki, ne kadar ulvî bir hakikatı ifade ediyor. Şöyle ki:

Şu âyet, mefhum-u muvafık ile şöyle fermân ediyor: "Ehl-i dalâletin ölmesiyle, semâvât ve zemin, onların üstünde ağlamıyorlar."

Ve mefhum-u muhâlif ile delâlet ediyor ki: "Ehl-i îmânın dünyadan gitmesiyle, semâvât ve zemin, onların üstünde ağlıyor..." Yani: Ehl-i dalâlet, madem semâvât ve arzın vazifelerini inkâr ediyor, manalarını bilmiyor. Onların kıymetlerini iskat ediyor. Sâni'lerini tanımıyor. Onlara karşı bir hakaret, bir adâvet ettiğinden; elbette semâvât ve zemin, onlara ağlamak değil, belki onlara nefrin eder, onların gebermesiyle memnun olurlar. Ve mefhum-u muhâlif ile der:

"Semâvât ve arz, ehl-i îmânın ölmesiyle ağlarlar." Zira ehl-i îman ise "çünkü" semâvât ve arzın vazifelerini bilir. Hakikî hakikatlarını tasdik ediyor. Ve onların ifade ettikleri manaları îman ile anlıyor. "Ne kadar güzel yapılmışlar, ne kadar güzel hizmet ediyorlar:"

Âyet-ül Kübra uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir