Mukaddeme

Esasat-ı Nuriye · Sayfa 11

KitapEsasat-ı Nuriye
Sayfa11–13
SeviyeAna bölüm

Esasat-ı Nuriye kitabının "Mukaddeme" bölümü 11. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Esasat-ı Nuriye.

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Mukaddeme

Cemaatte hakiki ve makbul ittihad ve hizmet beraberliğinin sağlanması ancak düsturlar ve esasat dairesinde olabileceğinden bu eser, bu düstur ve esasat-ı nuriyeyi nazara vermesiyle ehemmiyeti haizdir.

Keza kâinatın güzellik ve manidarlığı, Sani'inin onda takib ettiği gaye ve hikmetlerin bilinmesi derecesiyle göründüğü gibi, Kur'andan alınan ve Risale-i Nurda nazara verilen hüküm ve düsturların ehemmiyetinin bilinmesi de, onlardaki derin ve küllî İlâhî hikmetlerin bilinmesi ve hissedilmesi derecesiyledir. Kitabda bildirilen bu hikmetleri anlayabilmek için dahi ciddi bir cehd ile okumak, birinci şarttır. Bu sahada zâhirî hükümlerden hakikata geçememiş olan avamın, bu hükümlerde beşerî anlayış ve meyilleriyle tasarruf etmeden teslim olmaları şarttır. Havas dahi aynı hükümlere tasarrufsuz teslim olup onlardaki hikmetleri anlamaya çalışır. Bu tarz hareket; sadakat ve teslimiyettir. Akıl, ahkâmın menşei değil, ancak onlardaki hikmetleri anlamada muhatabdır.

Hakiki bir Nur Şakirdi,manevî mes'uliyet duygusuna sahibtir. Bu hissin, vicdanî bir neticesi olarak da Kur'andan alınmış olduğunu bildiği Risale-i Nurdaki hakikatlara ve düsturlara tam bir teslimiyeti vardır. Yani kendi arzusuna ve şahsi anlayışlarına göre değil,kitaba uygun düşünür, inanır, konuşur ve yaşamaya çalışır.

Nur Dairesinde olan birisi, Risale-i Nura zıd düşen hareket ve konuşmalarının kitaba, yani açık beyanlarının getirdiği kat'i hükümlere ters düştüğü hatırlatılınca, kendisinin doğru düşündüğüne dair kitaptan açık delil göstermeye bedel yine kendi anlayışlarıyla konuşursa ve açık beyanlara ve hükümlere karşı te'villere kaçarsa, bu sözleri artık nazar-ı itibara alınmaz.

Dinî hükümlerde kitabın esas alınması değişmez bir kaidedir.Aksi halde dine bağlılık iddiası, mânâsız ve mantıksız olur ve böyle kimselerle de dinî meseleleri konuşmak gerekmez. Ancak manevî mes'uliyetten kurtulmak için kitaptaki hakikatler ve düsturlardan dersler ve imkân nisbetinde tebliğ yapılır. Ve iyi niyetli ve teslimiyetli olanların yanlışa düşmemelerine çalışılır.

Sayfa 12

Bu eserdeki esasatın tesbit şekli ise:

Kitabdaki sarih beyanların getirdiği mânâ ve hükme istinad eder.

Bu hükme muhalif düşen aynı sarahatta başka bir beyan ve te'vili gerektiren bir mecaz veya makamda olmamak şartiyle ortaya konulan bu hüküm sabitiyet ve bağlayıcılık vasfını kazanır.

Evet, terk edilemez mânâsında ve terkinde ehl-i hak dairesinin haricine çıkmaya sebebiyet vermesi cihetiyle"zaruriyat"denilen dinî hükümlerde.. ve dinde sarahaten sâbit olduğundan bilâkayd u şart teslimiyeti gerekli olması mânâsıyla"müsellemat"tabir edilen şer'î düsturlarda.. ve beşerî anlayışlarla tasarruf ve te'vil edilemezlik hususiyetiyle"muhkemat"vasfiyle tavsif edilen Kur'anî beyyinatta.. ve temeli teşkil etmek mânâsıyle nazara verilen ve"esasat"denilen İslâmî rükünlerde ve kaidelerde ittifak edilir ve edilme mecburiyeti vardır.

Bu esaslardan birinin bilerek ve bilihtiyar zıddını ileri sürüp tamim etmeye çalışanlarla, -tasviben ve bilihtiyar ittifak eden de aynı manevî mes'uliyete ortak olacağından (1) hizmet beraberliği yapılmaz. Demek esaslarda yapılan bu tarz yanlış hareketler, ittifak yolunu kapayan sebeblerden sayılır. Bu itibarla ehl-i İslâmın ittifakına çok şiddetli ihtiyaç duyulan bu devrede, hamiyetkâr her müslümanın, hattâ her insanlık vasfını taşıyan herkesin dahi, şer'î ittifakın tek yolu olan esaslarda ittifak la beraber teferruatın ihtilafını bırakmanın elzemiyetini lisanen ve fiilen ve tekraren nazara verip telkin etmeleri zarurîdir.

(1) Meslek Düsturlarının Değişmezliği Esasının sonuna bakınız.)

Salâhiyet ve mes'uliyeti kendinde toplayan resmîyetin haricinde, yani samimi uhuvvetkârane cemaatta, mezkûr yanlış hareketlere iştirak edilemediği gibi menfî mücadeleler de yapılmaz. Ancak hakikat tebliğ ve izhar edilir. İslâmî resmîyette ise, (49:9) âyetinde zikredildiği üzere, birbiriyle mücadeleye girişmiş iki İslâm taifesini, vazifeli resmî makam, ahkâm-ı şer'îye adaleti dairesinde sulh'a davet eder. Yani,şahısların hâkimiyetini bertaraf ile şer'î esasların hâkimiyetini

Sayfa 11   Okuyucuda devam et

Alt başlıklar

  1. A) Esaslarda İttifak Zaruridir14
  2. B) Esasat-ı Şeriatı Esas Tutmak15
  3. C) Zaruriyatta İctihad Olamaz17
  4. D) Zahir-i Şeriata Muhalefet Edilemez18
  5. E) Sarih Beyanların Hükümlerinde Te’vil Yapılamaz19
  6. F) Naklî Delillere Teslimiyet Esastır21

Esasat-ı Nuriye uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir