Onuncu Kelime

Hakikat Nurları · Sayfa 37

KitapHakikat Nurları
Sayfa37–38
SeviyeAlt başlık

Hakikat Nurları kitabının "Onuncu Kelime" bölümü 37. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hakikat Nurları.

huzuruna aldırır. Ne mutlu sizlere ki, hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet, meşakkat bitti; ücret almağa gidiyorsunuz.

Evet geçen baharın defter-i a'mâlinin sahifeleri ve hidemâtının sandukçaları olan tohumları, çekirdekleri muhafaza eden ve ikinci baharda gayet şa'şaalı, belki yüz derece aslından daha bereketli bir tarzda muhafaza eden, neşreden Kadîr-i Zülcelâl; elbette sizin de netâic-i hayatınızı öyle muhafaza ediyor ve hizmetinize pek kesretli bir sûrette mükâfât verecektir.

ONUNCU KELİME:

وَ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Yani; O Vâhid'dir, Ehad'dir, her şeye kâdirdir. Hiçbir şey O'na ağır gelmez. Bir baharı halketmek, bir çiçek kadar O'na kolaydır. Cennet'i halk etmek, bir bahar kadar O'na rahattır. Her günde, her senede, her asırda yeniden yeniye icad ettiği hadsiz masnuâtı, nihâyetsiz kudretine nihâyetsiz lisanlarla şehâdet ederler. İşte şu kelime dahi şöyle müjde eder. Der ki:

Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûdiyet boşuboşuna gitmez. Bir dâr-ı mükâfat, bir mahall-i saadet senin için ihzar edilmiştir. Senin

Sayfa 38

şu fâni dünyana bedel, bâki bir Cennet seni bekler. İbâdet ettiğin ve tanıdığın Hâlık-ı Zülcelâl'in vaadine îmân ve itimad et. O'na vaadinde hulfetmek muhâldir. Kudretinde hiçbir cihetle noksaniyet yoktur. İşlerine, acz müdahale edemez. Senin küçük bahçeni halk ettiği gibi, Cennet'i dahi senin için halk edebilir ve halk etmiş ve sana vaad etmiş. Ve vaadettiği için, elbette seni onun içine alacak.

Mâdem bilmüşâhede görüyoruz: Her senede, yer yüzünde, hayvanat ve nebatatın üçyüz binden ziyâde envâlarını ve milletlerini, kemâl-i intizam ve mîzan ile, kemâl-i sür'at ve suhûletle haşr edip, neşreder. Elbette böyle bir Kadîr-i Zülcelâl, vaadini yerine getirmeye muktedirdir. Hem mâdem her senede, öyle bir Kadîr-i Mutlak, haşrin ve Cennet'in nümûnelerini binler tarzda icad ediyor.

Hem mâdem, bütün semâvî fermânları ile saadet-i ebediyeyi vaad edip, Cennet'i müjde veriyor.

Hem mâdem, bütün icraatı ve şuûnatı hak ve hakikattır ve sıdk ve ciddiyetledir.

Hem mâdem âsârının şehâdetiyle, bütün kemâlât, O'nun nihâyetsiz kemâline delâlet ve şehâdet eder ve hiçbir cihette naks ve kusur O'nda yoktur.

Sayfa 37   Okuyucuda devam et

Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir