Hakikat Nurları — Sayfa 44

Onbirinci Kelime

Hakikat Nurları kitabının 44. sayfası — Onbirinci Kelime bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

nazarında onlara sû-i zan edip o mübarek zâtları, benlik ve enâniyetle ittiham etmeleri gösteriyor ki; Risale-i Nur'un şâkirdleri şahsı için kerâmet ve keşfiyatlar istememek, peşinde koşmamak lâzım ve elzemdir. Hem onun mesleğinde şahsa ehemmiyet verilmiyor. Şirket-i mâneviye ve kardeşler birbirinde tefâni noktasında Risale-i Nur'un mazhar olduğu binler kerâmet-i ilmiye ve intişâr-ı hizmetteki teshilât ve çalışanların maişetindeki bereket gibi ikramât-ı İlâhiye umuma kâfi gelir; daha başka şahsî kemâlât ve kerâmeti aramıyorlar.

Râbian:Dünyanın yüz bahçesi, fâni olmak haysiyetiyle âhiretin bâki olan bir ağacına mukabil gelemez. Halbuki hazır lezzete meftun kör hissiyât-ı insaniye fâni hazır bir meyveyi, bâki uhrevî bir bahçeye tercih etmek cihetiyle, nefs-i emmâre bu hâlet-i fıtriyeden istifâde etmemek için Risale-i Nur Şâkirdleri ezvâk-ı rûhâniyeyi ve keşfiyât-ı mâneviyeyi dünyada aramıyorlar.

Risale-i Nur Şâkirdleri'ne bu noktada benzeyen eskiden bir zât, haremiyle beraber büyük bir makamda bulundukları halde, maişet müzayakası yüzünden haremi demiş zevcine: "İhtiyacımız şediddir." Birden, altından bir kerpiç yanlarında hazır oldu. Haremine dedi:

Hakikat Nurları uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir