Haşir Risalesi — Sayfa 18

Dokuzuncu Suret

Haşir Risalesi kitabının 18. sayfası — Dokuzuncu Suret bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

büyük bir cezaya müstehak olursun. Misâlin şuna benzer ki: Bir yolcu, güneşin ziyâsından gözünü kapıyor, hayaline bakıyor; vehmi, bir yıldız böceği gibi kafa fenerinin ışığıyla dehşetli yolunu tenvîr etmek istiyor. Madem vaad etmiş yapacaktır. Halbuki, îfâsı O'na çok rahat ve bize ve her şeye ve O'na ve saltanatına pek çok lâzımdır.

Demek bir Mahkeme-i Kübrâ, bir saâdet-i uzmâ vardır...

DOKUZUNCU SÛRET

Şimdi gel! Bu dairelerin ve cemaatlerin bazı rüesâlarına ki,

(Hâşiye): Şu suretin isbat ettiği manalar Sekizinci Hakikat'te görünecek. Meselâ, dairelerin reisleri şu temsîlde, enbiyâ ve evliyâ'ya işarettir. Ve telefon ise, ma'kes-i vahy ve mazhar-ı ilham olan, kalbden uzanan bir nisbet-i Rabbâniye'dir ki, kalb o telefonun başıdır ve kulağı hükmündedir.

her biri bizzat Padişah'la görüşecek husûsî birer telefonu var. Hem, bazı O'nun huzuruna çıkmışlar. Ne diyorlar bak: Bunlar ittifakla ihbar ediyorlar ki; o Zât, mükâfat ve mücâzat için pek muhteşem ve dehşetli bir yer ihzar etmiş. Gayet kavî vaad ve şiddetli tehdit ediyor. Hem O'nun izzet ve celâleti hiçbir vecihle, hulfü'l-vaade tenezzül edip, tezellülü kabul etmez.

Haşir Risalesi uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir