76-İnsan@سُورَةُ اْلاِنْسَانِ

Hizb-ül Kur'an(Mealli) · Sayfa 131

KitapHizb-ül Kur'an(Mealli)
Sayfa131–132
SeviyeAna bölüm

Hizb-ül Kur'an(Mealli) kitabının "76-İnsan@سُورَةُ اْلاِنْسَانِ" bölümü 131. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hizb-ül Kur'an(Mealli).

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ﴿٠٢﴾

وَتَذَرُونَ اْلاٰخِرَةَۜ﴿١٢﴾

20, 21. Hayır; siz bilakis çabuk geçeni (dünyayı) seviyorsunuz, ahireti bırakıyorsunuz.

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ﴿٢٢﴾

اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ﴿٣٢﴾

22, 23. O gün bazı yüzler parlaktır. (Onlar), Rabbine bakmaktadır.

“İman ve muhabbetullahın neticesi: Ehl-i Keşif ve tahkikin ittifakıyla; dünyanın bin sene hayat-ı mes’udanesi, bir saatine değmeyen Cennet hayatı ve Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat müşahedesine değmeyen bir kudsî, münezzeh cemal ve kemal sahibi olan Zât-ı Zülcelal’in müşahedesi, rü’yetidir ki; (Haşiye) Hadîs-i Kat’î ile ve Kur’anın nassiyle sabittir.” “Haşiye: Hadîsin nassıyla ‘O şuhud, bütün lezaiz-i Cennet’in o derece fevkindedir ki, onları unutturur. Ve şuhuddan sonra ehl-i şuhudun hüsn-ü cemali o derece fazlalaşır ki; döndükleri vakit, saraylarındaki aileleri çok dikkat ile zor ile onları tanıyabilirler.’ hadîste vârid olmuştur.” (S., Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf, Dokuzuncu İşaret, s.650)

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ﴿٤٢﴾

تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ﴿٥٢﴾

24, 25. O gün bazı yüzler de buruşuktur; belinin kırılacağını iyice bilir.

كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ﴿٦٢﴾

وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ﴿٧٢﴾

وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ﴿٨٢﴾

وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ﴿٩٢﴾

اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ۨالْمَسَاقُۜ ۟﴿٠٣﴾

26-30. Hayır! (Can) köprücük kemiklerine geldiği zaman, “Tedavi edecek kim?” denildiği, onun ayrılık olduğunu iyice bildiği, bacak bacağa dolaştığı zaman; o gün sevk yalnız Rabb’inedir.

فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ﴿١٣﴾

وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ﴿٢٣﴾

ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ﴿٣٣﴾

31-33. (O münkir) sadaka vermedi, namaz kılmadı. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra gerinerek ailesine gitti.

اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ﴿٤٣﴾

34. Sana yaklaştı, daha yaklaştı.

ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ﴿٥٣﴾

35. Sonra sana yaklaştı, daha yaklaştı.

اَيَحْسَبُ اْلاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ﴿٦٣﴾

36. İnsan başı boş bırakılacağını mı zanneder?

اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِىٍّ يُمْنٰىۙ﴿٧٣﴾

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ﴿٨٣﴾

فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَاْلاُنْثٰىۜ﴿٩٣﴾

37-39. O, (rahme) dökülen bir meni değil miydi? Sonra kan pıhtısı oldu; derken (Allah) onu yaratıp düzeltti. Ondan erkek ve dişi iki çifti yarattı.

(bk. Hac sûresi 5. âyet açıklaması ve Nuh sûresi 14. âyet açıklaması, s.49 ve 128)

اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِىَ الْمَوْتٰى﴿٠٤﴾

40. Bu, ölüleri diriltmeğe kadir değil mi?

سُورَةُ اْلاِنْسَانِ

76. İNSAN SÛRESİ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

هَلْ اَتٰى عَلَى اْلاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْئًا مَذْكُورًا﴿١﴾

1. Gerçekten insanın üzerine, uzun devirden bir zaman geçti ki anılır bir şey değildi.

اِنَّا خَلَقْنَا اْلاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا﴿٢﴾

2. Gerçekten biz, insanı, karışık meniden yarattık. Onu deniyoruz. Onu işiten ve gören kıldık.

(bk. Hac sûresi 5. âyet açıklaması ve Nuh sûresi 14. âyet açıklaması, s.49 ve 128)

اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا﴿٣﴾

3. Gerçekten biz, ona yolu gösterdik; ya şükredendir yahut nankördür.

اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَلَاسِلاَ۬ وَاَغْلَالاً وَسَع۪يرًا﴿٤﴾

4. Gerçekten biz, kafirler için zincirler, bukağılar ve çılgın ateş hazırladık.

اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَاْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًاۚ﴿٥﴾

5. Şüphesiz iyiler, katkısı kâfur dolu bir bardaktan içerler.

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يرًا﴿٦﴾

6. O bir pınardır ki, onu Allah’ın kulları içerler; onu (istedikleri yere) fışkırtarak akıtırlar.

Sayfa 132

يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا﴿٧﴾

7. Onlar adağı (verdikleri sözü) yerine getirir ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar.

وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا﴿٨﴾

8. (O kullar) sevgisine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَانُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا﴿٩﴾

اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا﴿٠١﴾

9, 10. “Sizi ancak Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz! Gerçekten biz Rabbimizden, asık suratlı pek çetin bir günden korkuyoruz.” (derler).

فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًاۚ﴿١١﴾

وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ﴿٢١﴾

11, 12. Allah da onları (bu yüzden) o günün şerrinden korudu ve onlara parlaklık ve bir sevinç verdi. Onları, sabrettikleri şeye karşılık cennet ve ipekle mükafatlandırdı.

مُتَّكِئ۪ينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَايَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ﴿٣١﴾

13. Orada koltuklara kurulmuşlar. Orada ne (yakıcı) güneş, ne de zemheri (soğuğu) görmezler.

وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلاً﴿٤١﴾

14. (Cennet ağaçlarını) gölgeleri onlara yakın ve meyveleri boyun eğdirilmekle boyun eğdirilmiş.

وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ﴿٥١﴾

قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يرًا﴿٦١﴾

15, 16. Üzerlerinde (etraflarında) gümüşten bir kapla ve billur kupalarla dolaşılır. Gümüşten billurlar. Onu bir takdirle takdir etmişler.

“Evvelki âyet قَوَارِيرَمِنْ فِضَّةٍ naziresidir. O da onun gibi bir istiare-i bediayı tazammun eylemiştir. Cennetin evânileri şişe olmadığı gibi gümüş dahi değildir. Belki şişenin gümüşe olan mübayeneti bir istiare-i bedîanın karinesidir. Demek şişe şeffafiyetiyle, fidda dahi beyaz ve parlaklık hasebiyle, güya Cennet’in kadehlerini tasvir etmek için iki nümunedirler ki Sâni’-i Rahman bu âleme göndermiş. Tâ nefis ve mallarıyla Cennet’e müşteri olanların rağabatını tehyic ve iştihalarını açsın.” (Mh., Birinci Makale, Sekizinci Mes’ele, Tenbih, s.78)

وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَاْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلاًۚ﴿٧١﴾

17. Orada, katkısı zencefil olan bir kadehten içirilirler.

عَيْنًا ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلاً﴿٨١﴾

18. Orada bir pınar ki ona Selsebil adı verilir.

وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا﴿٩١﴾

19. Üzerlerinde (etraflarında) ölümsüz çocuklar dolaşır. Onları gördüğün zaman, saçılmış inciler sanırsın.

“Vâlideyn ve evlâda muhabbet-i meşruanın neticesi: (Nass-ı Kur’an ile) Cenab-ı Erhamürrâhimîn, onların makamları ayrı ayrı da olsa yine o mes’ud aileye safi olarak lezzet-i sohbeti, Cennet’e lâyık bir hüsn-ü muaşeret suretinde, dâr-ı bekada ebedî mülâkat ile ihsan eder.” (S., Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf, Dördüncü Nükte, s.648. Ayrıca bk. Vakıa sûresi 17. âyet açıklaması, s.115)

وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا﴿٠٢﴾

20. Nereye baksan orada bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا﴿١٢﴾

21. Üzerlerinde ince ve kalın yeşil ipek elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişler. Rableri onlara tertemiz bir şarap içirmiştir.

اِنَّ هٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا۟﴿٢٢﴾

22. Gerçekten bu, sizin için bir mükafat oldu ve gayretiniz şükranla karşılanmış oldu.

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ تَنْز۪يلاًۚ﴿٣٢﴾

23. (Ey Muhammed!) Gerçekten biz Kur’an’ı sana peyderpey (ağı ağır) indirdik.

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِمًا اَوْ كَفُورًاۚ﴿٤٢﴾

24. Öyleyse Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan günahkâra yahut nanköre itaat etme.

وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلاًۚ﴿٥٢﴾

25. Rabbinin adını sabah akşam tesbih et.

وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلاً طَو۪يلاً﴿٦٢﴾

26. Geceden O’na secde et ve gece O’nu uzun (uzadıya) tesbih et.

Sayfa 131   Okuyucuda devam et

Hizb-ül Kur'an(Mealli) uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir