Üçüncü Kelime
Hutbe-i Şamiye · Sayfa 46
Hutbe-i Şamiye kitabının "Üçüncü Kelime" bölümü 46. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Hutbe-i Şamiye.
ye'si bırakıp İslâmiyet'in kahraman ordusu olan Türkler'le hakikî bir tesânüd ve ittifak ile el ele verip Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilân edeceklerdir.
ÜÇÜNCÜ KELİME ki; bütün hayatımdaki tahkikatımla ve hayat-ı içtimâiyenin çalkamasıyla hülâsa ve zübdesi bana kat'î bildirmiş ki: Sıdk, İslâmiyet'in üssü'l-esasıdır ve ulvî seciyelerinin râbıtasıdır ve hissiyât-ı ulviyesinin mizacıdır. Öyle ise, hayat-ı içtimâiyemizin esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihyâ edip onunla mânevî hastalıklarımızı tedâvi etmeliyiz.
Evet sıdk ve doğruluk, İslâmiyet'in hayat-ı içtimâiyesinde ukde-i hayatiyesidir. Riyâkârlık, fiilî bir nevi yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu, alçakça bir yalancılıktır. Nifak ve münafıklık, muzır bir yalancılıktır. Yalancılık ise, Sâni'-i Zülcelâl'in kudretine iftira etmektir.
Küfür, bütün enva'ıyla kizbdir, yalancılıktır. Îman sıdktır, doğruluktur. Bu sırra binaen kizb ve sıdkın ortasında hadsiz bir mesafe var; şark ve garb kadar birbirinden uzak olmak lâzım geliyor. Nar ve nur gibi
birbirine girmemek lâzım. Halbuki gaddar siyaset ve zâlim propaganda birbirini karıştırmış, beşerin kemâlatını da karıştırmış.
(Hâşiye): Ey kardeşlerim! Kırkbeş sene evvel Eski Said'in bu dersinden anlaşılıyor ki; o Said siyasetle, içtimaiyât-ı İslâmiye ile ziyâde alâkadardır. Fakat sakın zannetmeyiniz ki O, dini siyasete âlet veya vesile yapmak mesleğinde gitmiş. Hâşâ, belki O, bütün kuvvetiyle siyaseti dine âlet ediyormuş. Ve derdi ki: "Dinin bir hakîkatını bin siyasete tercih ederim." Evet o zamanda kırk-elli sene evvel hissetmiş ki, bâzı münafık zındıkların siyaseti dinsizliğe âlet etmeğe teşebbüs niyetlerine ve fikirlerine mukâbil, O da bütün kuvvetiyle siyaseti İslâmiyet'in hakâikına bir hizmetkâr, bir âlet yapmağa çalışmış. Fakat o zamandan yirmi sene sonra gördü ki: O gizli münafık zındıkların garblılaşmak bahanesiyle, siyaseti dinsizliğe âlet yapmalarına mukâbil, bir kısım dindar ehl-i siyaset dini siyaset-i İslâmiye'ye âlet etmeğe çalışmışlardı. İslâmiyet güneşi yerdeki ışıklara âlet ve tâbi olamaz. Ve âlet yapmak İslâmiyet'in kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir. Hattâ Eski Said o çeşit siyaset tarafgirliğinden gördü ki: Bir sâlih âlim, kendi fikr-i siyasîsine muvafık bir münafığı harâretle sena etti; ve siyasetine muhâlif bir sâlih hocayı tenkid ve tefsik etti. Eski Said ona dedi: "Bir şeytan senin fikrine yardım etse, rahmet okutacaksın. Senin fikr-i siyasiyene muhâlif bir melek olsa, lânet edeceksin." Bunun için Eski Said اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَ السِّيَاسَةِ3500 dedi ve otuzbeş seneden beri siyaseti terk etti. (Haşiye 1) (Haşiye 1): Siyaseti Yeni Said bütün bütün terkettiği için bakmadığından, Eski Said'in siyasete temas eden Hutbe-i Şamiye dersinin (onun yerine) tercümesi yazıldı. Haşiye: Hem üstadımızın yirmi yedi senelik hayatı ve yüzotuz parça kitabı ve mektupları, üç mahkeme (*) ve hükûmet memurları tarafından tam tedkik edildiği ve aleyhinde çalışan zâlim mürted ve münafıklara karşı mecbur da n (*) Şimdi binden fazla mahkeme Said Nursî
Bu sıdk ve kizb, küfür ve îman kadar birbirinden uzak. Asr-ı Saadet'te sıdk vasıtasıyla Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın a'lâ-yı illiyyîne çıkması ve o sıdk anahtarıyla
Hutbe-i Şamiye uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir