İkinci Şua — Sayfa 14
İkinci Şuâ
İkinci Şua kitabının 14. sayfası — İkinci Şuâ bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
آنْ خَيَالاَت۪ى كِه دَامِ اَوْلِيَاسْتْ ٭ عَكْسِ مَهْرُويَانِ بُوسْتَانِ خُدَاسْتْ
sırrıyla bir âyine-i cemal-i İlahî olur. Yoksa eğer tevhid sırrı olmazsa o cüz'î meyve tek başına kalır. Ne o kudsî cemal ne de o ulvî kemali gösterir. Ve içindeki cüz'î bir lem'a dahi söner, kaybolur. Âdeta baş aşağı olup elmastan şişeye döner.
Hem tevhid sırrıyla, şecere-i hilkatin meyveleri olan zîhayatta bir şahsiyet-i İlahiye, bir ehadiyet-i Rabbaniye ve sıfât-ı seb'aca manevî bir sima-i Rahmanî ve temerküz-ü esmaî ve
اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُ
deki hitaba muhatap olan zatın bir cilve-i taayyünü ve teşahhusu tezahür eder. Yoksa o şahsiyet, o ehadiyet, o sima, o taayyünün cilvesi inbisat ederek kâinat nisbetinde genişlenir, dağılır, gizlenir. Ancak çok büyük ve ihatalı, kalbî gözlere görünür. Çünkü azamet ve kibriya perde olur, herkesin kalbi göremez.
Hem o cüz'î zîhayatlarda pek zahir bir surette anlaşılır ki onun Sâni'i, onu görür, bilir, dinler, istediği gibi yapar. Âdeta o zîhayatın
İkinci Şua uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir