Beşinci ikaz
İman Hakikatleri · Sayfa 30
İman Hakikatleri kitabının "Beşinci ikaz" bölümü 30. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: İman Hakikatleri.
mıdır? Bir adam sana yüz liralık bir hediye va'detse, yüz gün seni çalıştırır. Hulfu'l-va'd edebilir; o adama itimat edersin, fütursuz işlersin. Acaba hulfu'l-va'd, hakkında muhâl olan bir zât, Cennet gibi bir ücreti ve saâdet-i ebediye gibi bir hediyeyi sana va'd etse, pek az bir zamanda, pek güzel bir vazifede seni istihdam etse; sen hizmet etmezsen veya isteksiz, suhre gibi veya usançla, yarım yamalak hizmetinle onu va'dinde ittiham ve hediyesini istihfaf etsen, pek şiddetli bir te'dibe ve dehşetli bir tazibe müstehak olacağını düşünmüyor musun? Dünyada hapsin korkusundan en ağır işlerde fütursuz hizmet ettiğin hâlde; Cehennem gibi bir haps-i ebedînin havfı, en hafif ve latîf bir hizmet için sana gayret vermiyor mu?
BEŞİNCİ ÎKAZ:Ey dünyaperest nefsim! Acaba ibâdetteki füturun ve namazdaki kusurun meşağil-i dünyeviyenin kesretinden midir veyahut derd-i maişetin meşgalesiyle vakit bulamadığından mıdır? Acaba, sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun?
Sen, istidat cihetiyle bütün hayvânâtın fevkinde olduğunu ve hayât-ı dünyeviyenin levâzımatını tedarikte iktidar cihetiyle, bir serçe
kuşuna yetişemediğini biliyorsun. Bundan neden anlamıyorsun ki, vazife-i asliyen, hayvan gibi çabalamak değil; belki, hakikî bir insan gibi, hakikî bir hayât-ı dâime için sa'y etmektir. Bununla beraber meşâğil-i dünyeviye dediğin, çoğu sana ait olmayan ve fuzûlî bir surette karıştığın ve karıştırdığın mâlâyâni meşgalelerdir. En elzemini bırakıp, güya binler sene ömrün var gibi, en lüzumsuz malûmât ile vakit geçiriyorsun. Meselâ; "Zühal'in etrafındaki halkaların keyfiyeti nasıldır?" Ve "Amerika tavukları ne kadardır?" gibi kıymetsiz şeylerle kıymettar vaktini geçiriyorsun. Güya kozmoğrafya ilminden ve istatistikçi fenninden bir kemâl alıyorsun!..
Eğer desen: "Beni namazdan ve ibâdetten alıkoyan ve fütur veren öyle lüzumsuz şeyler değil, belki derd-i maişetin zarûrî işleridir." Öyle ise, ben de sana derim ki: Eğer yüz kuruş bir gündelik ile çalışsan; sonra biri gelse, dese ki: "Gel on dakika kadar şurayı kaz, yüz lira kıymetinde bir pırlanta ve bir zümrüt bulacaksın." Sen ona: "Yok, gelmem. Çünkü; on kuruş gündeliğimden kesilecek, nafakam azalacak." desen; ne kadar dîvânece bir bahâne olduğunu elbette bilirsin.
Aynen onun gibi; sen şu bağında, nafakan
İman Hakikatleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir