Onikinci Nota
İman Hakikatleri · Sayfa 117
İman Hakikatleri kitabının "Onikinci Nota" bölümü 117. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: İman Hakikatleri.
âyetleri ders veriyor. O hurûf-u kebîre içinde küçük harflerle yazılan ince âyâta nazarı nâdiren çevirir, tâ zahmet çekmesinler.
Hem üslûb-u Kur'ânî'de öyle bir cezâlet ve selâset ve fıtrîlik var ki, güya Kur'ân bir hâfızdır; kudret kalemiyle kâinat sahifelerinde yazılan âyâtı okuyor. Güya Kur'ân, kâinat kitabının kıraatıdır ve nizâmâtının tilâvetidir ve Nakkaş-ı Ezelînin şuûnâtını okuyor ve fiillerini yazıyor. Bu cezâlet-i beyâniyeyi görmek istersen, hüşyar ve müdakkik bir kalb ile, Sûre-i Amme ve
قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ
âyetleri gibi fermânları dinle!..
ONİKİNCİ NOTA:Ey bu Notaları dinleyen dostlarım! Biliniz ki; ben hilâf-ı âdet olarak, gizlemesi lâzım gelen Rabbime karşı kalbimin tazarrû ve niyaz ve münâcâtını bazen yazdığımın sebebi; ölüm, dilimi susturduğu zamanlarda, dilime bedel kitabımın söylemesinin kabulünü rahmet-i İlâhiyeden ricâ etmektir. Evet kısa bir ömürde, hadsiz günahlarıma keffâret olacak, muvakkat lisânımın tövbe ve nedâmetleri kâfi gelmiyor. Sâbit ve bir derece dâim olan kitabın lisanı daha ziyade o işe yarar. İşte onüç sene {(Hâşiye): Bu risalenin te'lifinden onüç sene evvel.} evvel, dağdağalı
bir fırtına-i rûhiye neticesinde, Eski Said'in gülmeleri, Yeni Said'in ağlamalarına inkılâb edeceği hengâmda; gençliğin gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım bir anda, şu münâcât ve niyaz Arabî yazılmıştır. Bir kısmının Türkçe meâli şudur ki:
Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hâlık-ı Kerîmim! Benim sû-i ihtiyârımla ömrüm ve gençliğim zâyi olup gitti. Ve o ömür ve gençliğin meyvelerinden elimde kalan, elem verici günahlar, zillet verici elemler, dalâlet verici vesveseler kalmıştır. Ve bu ağır yük ve hastalıklı kalb ve hacâletli yüzümle kabre yakınlaşıyorum. Bilmüşâhede göre göre gayet sür'atle, sağa ve sola inhirâf etmeyerek, ihtiyarsız bir tarzda, vefat eden ahbab ve akran ve akâribim gibi kabir kapısına yanaşıyorum. O kabir, bu dâr-ı fânîden firâk-ı ebedî ile ebedü'l-âbâd yolunda kurulmuş, açılmış evvelki menzil ve birinci kapıdır. Ve bu bağlandığım ve meftûn olduğum şu dâr-ı dünya da, kat'î bir yakîn ile anladım ki; hâliktir gider ve fânidir ölür. Ve bilmüşâhede içindeki mevcudat dahi, birbiri arkasından kafile kafile göçüp gider, kaybolur. Hususan benim gibi nefs-i emmâreyi taşıyanlara şu dünya çok gaddardır, mekkârdır. Bir lezzet verse, bin elem takar çektirir. Bir üzüm yedirse, yüz tokat vurur.
İman Hakikatleri uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir