Küçük Sözler — Sayfa 46

Sekizinci Söz

Küçük Sözler kitabının 46. sayfası — Sekizinci Söz bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.

takarrüb etmiş. Ağzı, kuyu ağzı gibi geniştir. Kuyunun duvarına baktı, gördü ki; ısırıcı muzır haşerât, etrafını sarmışlar. Ağacın başına baktı, gördü ki; bir incir ağacıdır. Fakat hârika olarak muhtelif çok ağaçların meyveleri, cevizden nara kadar başında yemişleri var.

İşte şu adam, sû-i fehminden, akılsızlığından anlamıyor ki; bu, âdî bir iş değildir. Bu işler tesâdüfî olamaz. Bu acib işler içinde garib esrâr var. Ve pek büyük bir işleyici var olduğunu intikal etmedi.

Şimdi bunun kalbi ve ruh ve aklı, şu elîm vaziyetten gizli feryâd ü fîgân ettikleri halde; nefs-i emmaresi, gûya bir şey yokmuş gibi tecâhül edip, ruh ve kalbin ağlamasından kulağını kapayıp, kendi kendini aldatarak, bir bahçede bulunuyor gibi o ağacın meyvelerini yemeğe başladı. Halbuki o meyvelerin bir kısmı zehirli ve muzır idi.

Bir hadîs-i kudsîde Cenâb-ı Hak buyurmuş:

اَنَا عِنْدَ ظَنِّ عَبْد۪ى ب۪ى

Yani:"Kulum beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim."

İşte bu bedbaht adam, sû-i zan ile ve akılsızlığı ile gördüğünü, âdî ve ayn-ı hakikat telakki

Küçük Sözler uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir