4. Âmiller
Kütübü Sitte - 1.Cilt · Sayfa 295
Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının "4. Âmiller" bölümü 295. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 1.Cilt.
2) BEDİR ESİRLERİ:Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in okuma-yazma seferberliğinden söz ederken kaydedilmesi gereken mühim vak'alardan biri, Bedir esirleri arasında yazı bilenlerden bu maksatla istifâde edilmiş olmasıdır. O zaman için esaretten kurtuluşun normal maddî bedeli dört bin dirhemdir. Parası olmayan okur-yazar her bir esire on çocuk verilir ve bunların yazı öğrenmeleri fıdye-i necat (esâretten kurtuluş bedeli) yapılır. Buradan, bir çocuğun yazı öğrenmesi için takdîr edilen ücret hakkında bir bilgi edinilebilir ki dörtyüz dirhemdir. (1)
Kaynaklarımız kaç esirin bu maksatla tavzîf edildiği, bu çocukların teker teker mi, topluca mı, evlerde mi, mescidde -veya bazılarının tahmîn ettiği şekilde küttâblarda mı- öğretime tâbi tutulduğu, bu işin âzamî veya asgari ne kadar sürdüğü hakkında teferruat bildirmezler. Şu kadar var ki, Ahmed İbnu Hanbel'de şöyle bir rivâyet yer alır: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Bedir esirlerinden fidye-i necat ödeyemeyenlerin fidyesini Ensâr çocuklarına yazı öğretmek kıldı. Bir gün bir çocuk ağlayarak babasına geldi. Babası: "Niye ağlıyorsun?" diye sorunca: Muallimim beni dövdü" dedi. Babası: "Habîs herif, Bedir'in intikamını alıyor. Vallahi bir daha ona gitmeyeceksin" dedi.
Bu hadîsten, tedrîsâtın topluca evden hariç bir yerde yapıldığı söylenebilir kanaatindeyiz. Zira "bir daha ona gitmeyeceksin" denmektedir.
Bedir esirlerinden bâzılarının, muallim olarak, bizzat Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tarafından istihdam edilmiş olması, ilmi tahsil mes'elesinde müslümanlara kıyâmete kadar ışık tutacak bir telâkkî kazandırmıştır: "İlim, her bilenden alınabilir, müşrik bile olsa. Böylece bu sünnet, "İlim mü'minin yitiğidir, nerede bulursa almalıdır" hadîsini tamamlamakta ve buna "her kimde bulursa almalıdır" mânâsını ilâve etmektedir.
Resûlullah'ın bu çeşit teşvîk ve fiilî örnekleri arkadan gelen nesilleri ilim öğrenmekte son derece cesur kılmış olmalıdır. Nitekim Sa'd İbnu Ebî Vakkas'ın -Irak'tan- Cufeyne adında müşrik bir muallimi Medîne'ye getirdiğini ve orada halka kitâbet (yazı) öğrettiğini kaynaklarımız belirtir.
3) ASKERÎ KOMUTANLAR:Taşra halkını yetiştirmek üzere hizmet verenler sâdece bu maksadla gönderilen muallimler veya vâliler veya vergi memurları değildir. Bâzan askeri komutanların da öğretim hizmetine iştirâk ettikleri görülmektedir. Nitekim Hâlid İbnu Velîd (radıyallahu anh) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e yazdığı mektupta, Benî'l-Hâris'i İslâm'a dâvet ettiğini, onların da harbetmeden İslâm'ı kabul ettiğini belirttikten sonra ilâve eder: "Aralarında ikâmet ediyorum. Onlara Allah'ın emrettiklerini emrediyor, nehyettiklerinden nehyediyorum. Resûlullah'ın mektubu gelinceye kadar İslâm'ın meâlimini (haram ve helâlin sınırlarını) ve Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Sünnetini öğreteceğim".
4) ÂMİLLER:Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde devletçe tâyin
edilen memurlara "âmil" denmektedir. İslâm'ın bidâyetinde, bilhassa taşraya gönderilen memurlar, çoğu kere çeşitli vazîfeleri ifa ederlerdi: İdâre, İslâm'ın bidâyetinde, bilhassa taşraya gönderilen memurlar, çoğu kere çeşitli vazîfeleri ifa ederlerdi: İdâre, kaza (kadılık), öğretim ve zekât toplayıp dağıtma gibi. Bu sebeple bu memurların bâzan "vâli", bâzan "kadı", bâzan da "zekât tahsîldarı" veya "muallim" olarak tavsîflerine rastlanabilir. Hepsi de doğrudur. Bu sebeple kelimeyi aynen muhafazayı uygun bulduk.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), âmil seçerken çok titiz davranmıştır. "Beni âmil tâyin et" diye mürâcaatta bulunan bir kısım heveslileri bâzan: "Biz işlerimize onu taleb edeni tâyin etmeyiz", bâzan: "Memurluk bir emânettir, hakkı verilmezse kıyâmet günü rüsvaylık ve pişmanlıktır", bâzan:
"Sakın bizzat isteme, verildiği takdirde yardımcısız kalırsın, sen istemeden verilirse yardım görürsün", bâzan: "Memur olmadan ölürsen kurtuluşa erdin demektir", bâzan: "Benim nazarımda hıyânette en ileri olanınız memurluk taleb edeninizdir" diyerek hep reddetmiştir. Bu mevzûda pek çok rivâyet mevcuttur. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in bu titizliğinin mühim sebeplerinden biri de, şüphesiz, memurluğun çok yönlü oluşudur. Birçok fonksiyonun birlikte başarıyla ifâsı, elbette ki kişide mümtaz vasıfların bulunmasını gerektirecektir.
Hz. Peygamber devrinin şartlarını ve Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu şartlar muvâcehesindeki titizliğini belirttikten sonra, hepsi hakkında yeterli açıklıkta rivâyet olmasa bile, en azından çoğunluk itibariyle bu "âmil"lerin okuma-yazma bildiğini ve gittikleri yerlerde ta'lim işleriyle de meşgul olduklarını söyleyebiliriz. Şu halde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ta'lîm politikasından bahseden böyle bir çalışmada, Resûlullah'ın memurlarını ismen kaydetmek faydadan hâli değildir. Yukarıda birer ikişer satır mâlûmat dercederek zikrettiklerimiz dışında tarihçi Belâzurî şu isimleri de kaydeder ve vazîfe yerlerini belirtir:
Ziyâd İbnu Lebîd (Hadramevt), el-Muhâcir İbnu Ebî Umeyye (Kinde), Attâb İbnu Esîd (Mekke), Ebû Süfyân İbnu Harb (Necrân), Huzeyfe (Debâ), Ebu Zeyd el-Ensârî (Ummân), Yezîd İbnu Ebî Süfyân (Necrân), Amr İbnu Süleym er-Razakî (Kinde, Hadramevt), Avf İbnu Mâlik (Necrân), Abbâd İbnu Bişr el-Ensârî (Benî Mustalik), el-Akra' İbnu Hâbis (Benî Dârim), ez-Zibrikaan Husayn İbnu Bedr (Benî Avf), Mâlik İbnu Nüveyre (Benî Yerbû'), Adiyy İbnu Hâtim (Tayy, Esed), Uyeyne İbnu Hısn (Benî Fezâre), Hâris İbnu Avf (Benî Mürre), Nuaym İbnu Mes'ûd el-Eşca'î (Eşca' İbnu Reys, Enmâr İbnu Bağîz, Benî Amr İbnu Bağîz), Mâlik İbnu Avf en-Nasrî (Hevâzin), Abbâs İbnu Mirdâs (Beni Süleym), Âmir İbnu Mâlik İbn-i Ca'fer (Benî Âmir), el-A'cem İbnu Süfyân (Uzre, Selâmân, Beliyy, Kelb), Abdurrahman İbnu Avf ez-Zührî (Kelb), Büreyde İbnu'l-Husayb el-Eslemî (Eslem, Gıfâr, Cüheyne), Ka'b İbnu Mâlik el-A'cem İbnu Süfyân (Eslem, Gıfâr, Cüheyne), Ebû Ubeyde İbnu'l-Cerrâh (Müzeyne, Hüzeyl, Kinâne), ed-Dahhâk İbnu Süfyân el-Kilâbi (Beni Kilâb), Kurre İbnu Hübeyre el-Kuşeyrî (Benî Kuşeyr),
Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir