Ailevî mesuliyet

Kütübü Sitte - 1.Cilt · Sayfa 273

KitapKütübü Sitte - 1.Cilt
Sayfa273–275
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının "Ailevî mesuliyet" bölümü 273. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 1.Cilt.

"Kime bir ilim sorulunca o bunu gizlerse Cenâb-ı Hakk kıyâmet günü ona ateşten bir gem vurur". Hadisin İbnu Mâce'de gelen bir veçhi, sorulma şartını

koşmaz: "Kim bir ilim öğrenir de bunu gizlerse (öğretmezse), kıyâmet günü ateşten bir gemle gemlenmiş olarak (hesab yerine) getirilir".

Şu rivâyet, bizzat Kur'ân-ı Kerîm'den Ashâb (radıyallahu anhüm ecmaîn)'ın ilmi gizlememek, halka faydalı olan bilgileri yaymak gerektiği hükmünü çıkardıklarını gösterir: Ebû Hüreyre şöyle demiştir: "Allah'a kasem olsun, Kitâbullah'ta şu iki âyet olmasaydı Resûlullah'tan hiçbir hadîs rivâyet etmezdim: "Gerçekten, Allah'ın indirdiği Kitab'tan bir şeyi gizlemede bulunup, onu az bir değere değişenler var ya, onların karınlarına tıkındıkları ancak ateştir. Allah kıyâmet günü onlarla konuşmaz ve onları günahlardan arıtmaz. Onlara elem verici azab vardır. Onlar doğruluk yerine sapıklığı, mağfiret yerine azabı olanlardır. Ateşe ne kadar da dayanıklıdırlar".

2-ÂİLEVİ MES'ULİYET:

Hangi çeşitten olursa olsun, başkasına karşı vazîfe ve sorumluluk mevzûbahis olunca önce âile efradı ve yakınlık derecesine göre diğer akrabalar gelir. Ta'lim işinde de öyledir: Âyet-i kerîme şöyle hitab eder:

يَا اَيّها الّذِين آمَنُوا قُوا اَنفُسَكُم وَاهْلِيكُم ناراً وَقُودُها الناسُ والحجارة

"Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun".

Âlimler, bu âyeten âile efradının her çeşit terbiye ve ta'lîminden âile reislerinin mes'ul tutulduğunu anlamışlardır.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'den gelen bir kısım hadîsler, hassaten âilenin ta'lîmini emreder. Bunlardan biri Buhârî tarafından tahriç edilmiştir. Bu rivâyette, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), Allah'tan çifte ecir alacak üç kalem insan sayarken, üçüncü kalem için: "...o kimsedir ki, yanında bir câriye vardır. Bu câriyeyi en iyi şekilde te'dîp edip yetiştirir ve gerekli bilgileri de en iyi şekilde öğretir, sonra âzad eder ve onunla evlenir" der.

Âlimler, burada sarîh olarak câriyenin tâlîm ve terbiyesine itina gösterilmesinin emredildiğini, dolaylı olarak da âileye itina gösterilmesinin emredildiğini belirtirler. "Zira, derler, hür âileye Allah'ın farzlarını ve Resûlü'nün sünnetini öğretmek köleye öğretmekten daha evvel gelir, daha çok ehemmiyet taşır".

Bir başka hadîste, evlâdın baba üzerindeki haklarından birinin "kitâbet (yazı)

Sayfa 274

öğretmek" olduğunun belirtildiğini daha önce zikretmiştik.

Âilelerin yetiştirilmesi mes'elesine Hz. Peygamber o kadar ehemmiyet vermiştir ki, Medîne'ye gelen hey'etleri orada bir müddet ağırlayıp İslâm'ı (ve muhtemelen yazıyı da) öğrettikten sonra, geri dönerlerken: "Âilelerinize dönün, bu öğrendiklerinizi onlara da öğretin" demiştir".

Yukarıda kaydetmiş bulunduğumuz câriyelerin ta'lîmiyle ilgili hadîsi: "Kişinin, Câriyesini ve Ehlini Ta'lîm Etmesi" adını taşıyan bir başlık altında kaydeden Buhârî bu bâbı tamamlamak üzere müteâkiben şöyle bir bâb başlığı koyar: "Devlet Başkanının Kadınlara Va'zetmesi ve Kadınların Ta'lîmi".

Buhârî, hadîs olarak, bu bâbta, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in konuşmasının kadınlar tarafından işitilememesi endişesiyle, mescidin kadınlar tarafına geçerek onlara husûsen hitab ettiğini nakleden rivâyeti kaydeder.

Şârihler, bu rivâyetten, kadınların ta'lîm mes'elesinin sadece kocalarını ilgilendiren bir mes'ele olmayıp, bizzat devlet reisinin veya onun nâibinin (maarif bakanlığının) ilgilenmesi gereken bir mes'ele olduğu mânâ ve hükmünü çıkarmışlardır.

Bu mes'ele üzerine mü'minlerin dikkatini çekmeye ehemmiyet veren Buhârî, mevzû ile alâkalı diğer bir kısım rivâyetler için husûsî bâb başlıkları koyar. Bunlardan biri, bir iki bâb sonra kaydedilen: "Ta'lîm Maksadıyla Sırf Kadınlar İçin Husûsî Gün Ayrılabilir mi? Bâbı"dır.

Bu bâbta, kadınların talebi üzerine, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in, onlara haftanın husûsî bir gününde hitap ettiğini bildiren bir rivâyet yer alır. Bu bâbtan birkaç bahis sonra da, ilim öğrenmek için kadınların çekinmeksizin, örfen hacâletâver (utanma celbedici) olan mes'elelerde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e soru sorduğunu, Hz. Peygamber (aleyhisselâtu vesselâm)'in de bunu çok normal karşılayarak cevap verdiğini bildiren rivâyetler yer alır.

Buhârî'nin bu mevzûya giren bâblarından biri de Kitâbü'l-İ'tisâm'da yer alır ve "Allah'ın Kendisine Öğrettiği Şeyleri Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Kadın ve Erkek Bütün Ümmetine Öğretmesi Bâbı" başlığını taşır.

Bütün bu tedbîr ve teşvîklerin tatbîkata intikal ederek mü'minlerin, dinlerini

bir bütün olarak köle ve hizmetçi dahil kadın-erkek, büyük-küçük bütün âile halkına, daha Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde öğretmeye başladıklarını gösteren bir rivâyet Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inde yer alır: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Vedâ Haccı sırasında: "Ey insanlar! İlim kabzedilip ortadan kaldırılmazdan önce ilimden nasîbinizi alın..." diye bir nasîhatte bulunur. Dinleyenlerden bir "bedevî" şu suâli sorar: "Ey Allah'ın

Sayfa 273   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir