Profesyonel kâtip
Kütübü Sitte - 1.Cilt · Sayfa 265
Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının "Profesyonel kâtip" bölümü 265. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 1.Cilt.
7- Bir kısım vesîkaların yazılış târihi de belirtilmiştir.
8- Vesîkalar mühürlüdür ve Hz. Peygamber (aleyhisselatu vesselâm) mührüne "Muhammed, Resûl, Allah" ibâresini kazdırmıştır.
9- Vesîkalar, biri muhâtaba verilmek, biri de merkezde saklanmak üzere iki nüsha olarak hazırlanmıştır.
KÂTİB (YAZICI) İLE İLGİLİ BAZI ÂDÂBLAR
Hz. Peygamber bizzat, kâtibi ilgilendiren bir kısım irşadlarda da bulunmuştur. Hz. Muâviye (radıyallahu anhüm)'nin rivâyetine göre, Resûlullah (aleyhissalâtü vesselâm)'a kâtiplik yaparken, aradaki fâsılalarda boş kaldıkça, kalemi
bâzan ağzına, bâzan da yere koymuştur. Ancak bu hallerin her birinde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) müdâhale ederek kulaklarının arkasına koymasını emretmiş, bunun "gerek kâtip ve gerekse imlâ ettiren (yazdıran) için daha hatırlatıcı" olduğunu açıklamıştır.
Zeyd İbnu Sâbit'ten de benzer rivâyetlerin olduğu dikkate alınınca, bu âdâbı Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in umumîleştirdiği anlaşılır.
Öte yandan kâtiplere, yazdıkları vakit mürekkebi kurutmak için yazılı sayfa üzerine toprak atmayı tavsiye eder.
PROFESYONEL KÂTİB: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kâtiplik işinde çokça istihdâm ettiği kimselerden gelen bu çeşit rivâyetlere, Abdullah İbnu'l-Erkâm'dan -ki bunun ismi de Hz. Peygamber'in en müdâvim kâtipleri arasında geçer- gelen müteâkib açıklamalar ilave edilince, kâtiplik işlerinde istihdâm edilenlerin hususî şekilde bu işte yetiştirildikleri anlaşılır. Rivâyet şöyle: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e bir adamdan mektup gelmişti. Abdullah İbnu'l-Erkâm'a: "Benim yerime buna cevap ver" dedi. Abdullah cevabını yazdı, sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a okudu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Tamam, güzel de yapmışsın" dedi ve şu duada bulundu: "Ey Allahım, onu (bu işlerde) hep muvaffak kıl".
Bu duanın bereketiyle Abdullah, diğer bâzıları gibi, kâtipliği ârızî bir hizmet olarak yapmamış, hayatı boyu devam eden bir meslek olarak icra etmiştir. Resûlûllah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın vefâtından sonra Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'a da kâtiplik yapmıştır. İbnu Hacer'in kaydettiği bir rivâyet, Abdullah İbnu'l-Erkâm'ın siyâsî yazışmalarda başarıyı çok ileri götürerek, zamanla yazdığını kontrole hâcet bırakmadan mühür basılacak itimada ulaştığını göstermektedir: "...O, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e bedel, krallara cevap verirdi. Resûlullah'ın ona olan itimadı öyle bir seviyeye ulaştı ki, Hz. Peygamber herhangi bir krala cevap vermesini emrederdi. O
da yazardı. Hz. Peygamber kendisine olan güveni sebebiyle okumadan mühürlerdi".
Siyâsî yazılar için böyle davranan Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın vahiy yazdırmalarında çok titizlik gösterdiği yine rivâyetlerde tasrîh edilmiştir. Zeyd İbnu Sâbit (radıyallahu anh), vahiy imlâ ettirdikten sonra, her seferinde, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yazılanları kontrol ederek, şayet
bir atlama veya başkaca bir hata yapıldı ise anında düzelttirdiğini belirtir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in müdâvim kâtiplerinden Hanzala İbnu'r-Rebî'in "el-Kâtib" lâkabıyla şöhret bulması bu sâhada profesyonel mânâda adam yetiştirmeye bir diğer müşahhas örnek olmaktadır.
BiR MEKTUP ÖRNEĞİ: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in siyâsî ve içtimâî yazılarından bahsederken, yukarıda belli başlı 19 nev'e irca ettiğimiz mektupların her nev'inden birer nümûne kaydetsek bizi asıl mevzûmuzdan uzaklaştırır. Bol örnek görmek için Muhammed Hamîdullah'ın el-Vesâiku's-Siyâsiyye kitabına müracaat edilmesini hatırlatarak, biz burada, -mütedâvil kitaplarımıza intikal etmediği için- pek fazla bilinmeyen bir tâziye mektubunu Arabça metniyle birlikte kaydedeceğiz.
Mektup, bir oğlu ölmüş bulunan Muâz İbnu Cebel'e, onu tâziye etmek için yazılmıştır:
بسم اللَّه الرحمن الرحيممن محمدٍ رسولِ اللَّه إلى معاذِ بن جبل: سلامٌ عليكَ فإني اَحَمَدُ إليْكَ اللَّهَ الذي لا إلهَ إلَّا هُو أمّا بعدُ: فعظّم اللَّهُ لَك الاجْرَ والْهَمَك الصّبْرَ ورزَقنا وإيّاكَ الشّكر ثمّ إن أنفُسنَا واهْلِيناَ وموَالينا من مواهبِ اللَّهِ السّنيةِ وعوارِفِه المسْتَودعةِ، تمَتّع بها إلى أجلٍ معدودٍ وتقبضُ لوقْتٍ معلومٍ ثم افترضَ علينا الشكر إذا اعطى ، والصّبرَ إذا ابتَلى وكان ابنكَ من مواهبِ اللَّهِ الهينة وعوارِفهِ المستودعة متّعكَ به في غطةٍ وسرور وقبضه منكَ بأجرٍ كثيرٍ: الصّلَاةُ والرحمةُ والهدىَ إن صبرْتَ واحتَسَبْتَ . فَلَا تَجْمَعَنّ عليْكَ يا مُعاذُ خَصْلَتَينِ إن يحبطَ جزعكَ صبرَك فتنْدمُ على ما فاتَكَ. فلَوْ قَدِمتَ على ثوابِ مُصيبتكَ قد أطعْت ربّكَ وتنجَزتَ موعودَه عرفْتَ أن المصية قد قصرت عنه واعلم أنّ الجزع لا يرُدّ ميتاً وَلَا يدفع حزنا فأحسن الجزاء وتنجّز الموعودَ وليذهب اسفكَ ما هو نازل بك فكأن قد.
"Bismillâhirrahmânirrahîm,
"Allah'ın elçisi Muhammed'den Muâz İbnu Cebel'e.
"Sana selâm olsun. Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a olan hamdini ifâde
Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir