Profesyonel muallimler

Kütübü Sitte - 1.Cilt · Sayfa 289

KitapKütübü Sitte - 1.Cilt
Sayfa289–290
SeviyeAlt başlık

Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının "Profesyonel muallimler" bölümü 289. sayfada başlar. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; bölümün metni aşağıda basılı nüsha görünümüyle verilmiştir. Kitabın tamamı: Kütübü Sitte - 1.Cilt.

sonra Suffa'ya geçip, onlarla sohbet ettiğini, onların rüyalarını dinlediğini belirtir.

Resûlullah namaz saatlerinin dışında da zaman zaman buraya uğrayıp, teftişlerde bulunmuştur. Bir keresinde gecenin sonlarına doğru uğrar. Bu uğrayışında yüzükoyun yatmış uyumakta olan Tıhfe İbnu Kays'ı ayağıyla dürterek uyandırıp: "Bu yatıştan Allah gadaba gelir" der.

Son olarak şunu da belirtelim ki, gerek Dâru'l-Kurrâ'da ve gerekse Suffa mektebinde yetiştirilenler Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) için, ihtiyâç anında derhal istihdâm edilecek hazır "muallimler ordusu" durumunda idi. Bu husûsu te'yîd eden en muknî misâl Bi'r-i Ma'ûna vak'asıdır: Hicretin dördüncü yılında Safer ayında, Medîne'ye gelen Necid halkından Ebû Berâ Âmir İbnu Mâlik'e Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) müslüman olmasını teklif eder. Ebû Berâ, ne evet, ne de hayır demeksizin:"Ey Muhammed, Ashâbından Necid ahâlisine İslâm'ı öğretecek muallimler gönder, onların İslâmî dâvete icâbet edeceklerini ümîd ederim" der. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), Necid ahâlisinin, göndereceği kimselere kötülük yapacağından endişe duyduğunu söyler. Ancak Ebû Berâ: "Onlar benim himayemdedir, kimse dokunamaz" diye garanti verir.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bu garantiye güvenerek, "müslümanların en hayırlılarından" yetmiş kişi gönderir. Kurrâdan oldukları belirtilen bu hey'et, askerî maksadla yola çıkarılmamıştır. Bu sefere, Seriyyetü'l-Kurrâ denmiştir.

Bunlar muallimler hey'etidir. Ne var ki bu hey'et, ihanete uğrayacak, Bi'ri Maûne isimli mevkide pusuya düşürülerek -bir kişi hariç- hepsi şehit edilecektir.

3-ÖĞRETİCİLER

Hz. Peygamber'in tedrisât işlerinde istihdam ettiği kimseleri profesyonel olanlar ve profesyonel olmayanlar diye iki kısımda incelemek daha uygun olacaktır.

1- PROFESYONEL MUALLİMLER:Bunlar sayı itibariyle azdır. Ancak rivâyetler bunların "öğreticilik" vazîfesine tâyin edildiklerini ve devamlı bu işle meşgul olduklarını göstermektedir. Bunlara, muallim-talebe münâsebetlerini ilgilendiren bâzı tâlimatlarda da bulunulmuştur.

UBÂDETU'BNU'S-S,ÂMİT:Ubâde, Suffa'ya tâyin edilen muallimlerden biri idi: "Hem Kur'an ve hem de yazı öğretiyordu". Kendisinden gelen şu rivâyet, vazîfesini icra tarzı husûsunda bir bilgi vereceği için aynen kaydediyoruz:

"Hz. Peygamber (müslümanların durumu ile) meşgul olurdu. Öyle ki, Medîne'ye bir muhâcir geldiği zaman, onu bizden birine teslîm eder, o da kendisine Kur'an öğretirdi. Resûlullah (aleyhissatâtu vesselâm) yine bir gün bana birisini teslim etti. Onu evde barındırdım. Akşam yemeklerini de beraber yerdik. Ben ona Kur'an okutuyordum. (Öğrenme işi bitince) âilesinin yanına döndü. Ancak,

Sayfa 290

bana karşı borçlu durumda olduğunu düşünmüş olacak ki, bana bir yay hediye etti. Ben ne böyle kaliteli bir yay, ne de böyle güzel bir hediye görmemiştim. (Hemen kabûl etmeyip), Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e geldim ve durumu anlatarak bu hediyeyi alıp almama husûsunda fikrini sordum. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Aldığın takdirde bu, boynuna takılmış bir ateş olur" dedi ve almama müsâade etmedi".

Bu rivâyet, Hz. Peygamberi'in, Medîne'ye gelen muhâcirlerin tâlim işleriyle yakînen ilgisini gösterdiği gibi, ehil olan herkesi muallim olarak istihdâm ettiğini, muallimlerin, talebelerini, icâbında evine alarak onlarla teksîfî olarak ilgilendiklerini ve bilhassa öğretim işinin bu safhada parasız olduğunu göstermektedir.

ABDULLAH İBNU SAÎD İBNİ'L-ÂS:Rivâyetler Suffa'ya tâyin edilen diğer bir muallimin Abdullah İbnu Saîd olduğunu belirtir. Kaynaklarımız, bu zâtın, câhiliyye devrinde okuma-yazma bilen nadir şahıslardan biri olduğunu ve ayrıca güzel yazı yazdığını belirtir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buna da "Medîne'de yazı öğretmeyi emretmiştir".

MUALLİM MİRDÂS:Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde "muallimlik" mesleği icra edenlerden biri de Mirdâs'tır. Hakkında fazla malûmat yoktur. İbnu Hacer, el-İsâbe'de, ilgili bâbın "el-Kısmu'l-Evvel"inde zikretmesi hasebiyle, sahâbeliği kesindir. Bâzı şahıslarda olduğu üzere, vasfı ismine galebe çalmışa benziyor. Zira kitaplarımız künye, nisbet vs. vermeksizin sâdece "Muallim Mirdâs" diye zikrederler.

Peygamberimiz (aleyhissalâtu vesselâm)'in muallimlik mesleğiyle ilgili olarak ona verdiği tâlimattan son derece mühim olan pedagojik birkaç esas bize ulaşma şansını elde etmiştir.

"Ey Mirdâs! Kur'an öğretmeye mukaabil herhangi (maddî) bir şart koşmaktan ve inceltilmiş ekmek (yufka) almaktan sakın!".

"Ey Mirdâs! Üçten fazla vurmaktan sakın. Eğer üçten fazla vurursan Allah kıyâmet günü sana kısas uygular".

Yeri gelmişken, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in tesbît ettiği pedagojik esaslardan birini daha kaydedelim: Bu ümmetten üç çocuğun talimini üzerine alan bir muallim, bunların zengin ve fakirini yanyana müsâvi olarak tâlim etmezse, kıyâmet günü hâinlerle haşredilir".

CÜBEYR İBNU HAYYETİ'S-SAKAFÎ:

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'le, muallimlik vasfı sebebiyle olan münâsebetinden bahsedilmez ise de, Ashâb'dan olan bu zâtın Tâifli ve bir küttâb (ilk mekteb) muallimi olduğu, bilâhare Irak'a gelerek Dîvân'da kâtiplik yaptığı belirtilir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in bu şekilde yazı

Sayfa 289   Okuyucuda devam et

Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir