Kütübü Sitte - 1.Cilt — Sayfa 270
Yazı öğrenimi dinî lâzimedir
Kütübü Sitte - 1.Cilt kitabının 270. sayfası — Yazı öğrenimi dinî lâzimedir bölümü. Yukarıdaki okuyucu bu sayfadan açılır; metin aşağıda basılı nüsha görünümüyle.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in dikkatini çeken ve hattâ sevgi ve takdîrini kazanmaya sebeb olan Osman (radıyallahu anh)'daki öğrenme "hırs"ı husûsunda Vâkıdî şu açıklamayı yapar: "Osman, Taif hey'eti içerisinde en küçük olanıdır. Hey'et Medîne'de kaldığı müddet içerisinde Osman'ı ağırlıkların başında bırakıp, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'le temaslarını sürdürürler. Hey'et yatmak üzere dönünce Osman gizlice oradan kalkıp, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelir. Fıkıh öğrenir. Kur'ân öğrenir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i uyur veya meşgul bulduğu günlerde Hz. Ebu Bekir'e veya Übey İbnu Ka'b'a gider. Kur'ân ve fıkıh derslerini onlardan alır.
Büyük bir iştiyak ve arzu ile fıkıh ve Kur'ân bilgisini artıran Osman, hey'etten önce müslüman olur ve onlar da müslüman oluncaya kadar bunu gizli tutar. Altı-yedi yaşlarında kavmine imam olduğunu söyleyen Ebû Yezîd en-Nümeyrî örneği de gözönüne alınacak olursa, bu çeşit vak'aların sıkça vukû bulduğu anlaşılır.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bileni takdîm meselesindeki prensibini Uhud şehidlerine de uygulamış, cesedler kabirlere ikişer üçer konurken Kur'ân'ı daha çok bilenin öne konmasını emretmiştir. Bu çeşit nebevî örneklerin, prensip üzerinde ümmeti terbiye gâyesini de güttüğü inkâr edilemez.
Nitekim, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in bileni taltif ve takdim prensibi, Selef devrinde ciddiyetle tatbîk edilmiş ve böylece kölelerden, Arab
olmayanlardan pek çok kimsenin, itibarlı makamları kısa zamanda doldurmasına sebeb olmuştur. Burada kaydedeceğimiz bir örnek Hz. Ömer'le ilgili: Hz. Ömer vali olarak Mekke'ye Nâfî İbnu Abdi'l-Hâris'i tâyin eder. Nâfi, Hz.Ömer'le karşılaşmak üzere Mekke'den ayrılınca yerine vekil olarak köle olan Abdurrahmân İbnu Ebzâ'yı bırakır. Hz. Ömer bu durumu öğrenince, Nâfi'ye, "Niye köleyi vekîl bıraktın?" diye kızar. Nâfi, İbnu Ebzâ'nın, geride bıraktıkları arasında Kurân'ı en iyi okuyanları ve dinde en fakîhleri olduğunu söyleyince, Hz. Ömer sâkinleşir ve şu hadîsi nakleder: "Allah Kur'ân'la bâzı insanları yükseltecek, diğer bâzılarını da alçaltacaktır."
4- YAZI ÖĞRENİMİ DİNÎ LÂZİME'DİR: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in, yazı öğrenme işini Kur'ân öğrenme ile bir tutarak mecbur kılmadığı muhakkak. Ancak, mes'eleyi, "isteyen öğrensin, istemeyen öğrenmesin" şeklinde tamamen ihtiyârî tuttuğu da söylenemez. Fiilî tedbîrleri açıklarken kaydedeceğimiz üzere, bilhassa çocukların yazı öğrenmeleri husûsunda maddî, müşahhas, cezrî tedbîr alırken, İslâm'a yeni girenler için daha ziyade müessir vicdani tedbirlere yer verilmiştir. Nitekim yukarıda kaydettiğimiz, yazıya teşvîk edici âyet ve hadîsler, yazı öğrenme işinin mü'min vicdanlarda dinî bir renk ve ehemmiyet kazanmasına sebep olmuş olmalıdır. Öyle ki, ferd, dinde kemâle, ancak yazıyı da öğrenerek erecektir. Yazıyı öğrenmeyen mü'min de kendinde ciddî bir dinî eksiklik duyarak vicdânen huzursuz olacaktır.
Kütübü Sitte - 1.Cilt uygulamada, çevrimdışı
Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.
Uygulamayı İndir